Kozmetik ürünler sperm kalitesini düşürüyor
Hollanda’nın Nijmegen Üniversitesi Sint Radboud Tıp Merkezi tarafından yapılan araştırmanın sonucuna göre, günde ortalama iki kez parfüm, deodorant, losyon veya krem gibi kozmetik ürünleri kullanan erkeklerin spermlerinin kalitesi, kullanmayanlarınkine oranla 5 kat daha düşük olabiliyor.
Araştırma ekibinin başkanı Nel Roeleveld, kozmetik ürünlerin spermlere zarar verdiğini çok açık ve kesin olarak belirlediklerini söyledi, ancak zararın derecesinin alt ve üst sınırının değişebileceğini belirtti.
DAHA GÜVENLİ KOZMETİKLER ÜRETİLEBİLİR
Zeist kentinde bulunan Hollanda Kozmetik Ürünleri Üreticileri Birliği (NCV), yüzlerce erkeğin denek olarak kullanıldığı araştırmayla ilgili olarak, sonuçların dikkatle incelendikten sonra görüş belirteceklerini açıkladı. Birliğin sözcüsü, araştırmanın, daha güvenli kozmetikler üretmek için yararlı olabileceğini söyledi.
Uluslararası çevre kuruluşu Yeşil Barışın (Greenpeace) Hollanda temsilciliği ise sonuçların, örgütün, kozmetiklerde zehirli maddeler bulunduğu ve bunların insanların hormonal dengesini bozduğu noktasından hareketle bu ürünlerin kullanımına karşı yürüttüğü kampanyanın haklılığını ortaya koyduğunu bildirdi.
Normalden fazla kıllanma nedenleri tedavisi Hirsutismus
Vücudun normalden aşırı kıllanmasına Hirsutismus diyoruz. Bu bir kadın için büyük üzüntü kaynağıdır. Aşırının ölçüsü toplumdan topluma, insandan insana değişebilmektedir,mesela dudak kenarındaki tüylenmeden erkek tipi bıyığa kadar değişebilir. Bir insana göre veya bir topluma göre önemli olan kıllanma, bir diğer insan veya topluma göre mutsuzluk nedeni olabilir.Batı toplumlarında kadınlarda alışılmışın dışında kıllanma kabul edilemez bir durumdur,bu durumdaki kadınlar kendilerini çekici hissetmezler,güvensiz olurlar ve sosyal ilişkilerde zorlanırlar,hatta bu yüzden karşı cinse yaklaşamayan kadınlar dahi vardır.
Kıllanma kozmetik ve görsel bir problem den daha fazlasıdır genelde,çünkü altında hormonal bir neden yatmaktadır.
Nedeni:Normal dışı kıllanma her hanımda az miktarda var olan erkeklik hormonunun çeşitli nedenlerle artmasına bağlı olarak gelişir.Çok az olarak ta bazen kıl köklerinin bu hormona hassasiyeti artar.
Kıllanmada ( hirsutismus’da ); üst dudakta, alt çene ve üst çenede, şakaklarda, memeler rasında, meme başı etrafında, göbek altında, kuyruk sokumunda ve kalçalarda anormal kıllanma vardır. Bu bölgelerde hanımlarda da var olan ince, renksiz, kısa ayva tüyleri kalın, uzun koyu renkli kıllara dönüşür ve deri yağlanır, yüz sırt ve göğüs civarında akneler(siyah lekeler) oluşabilir.
Kıllanma sorunu olan bir hanımda sorulması gerekli sorular şunlar olabilir;
-Kıllanma ne zaman başlamış, artıyor mu ?
-Ailevi mi ?
-Erken adet başlangıcı, veya menopoz(adetten kesilme) ?
-Kıllanmaya karşı ne tür kozmetik yöntem kullanıldı ? ( mesela jilet kullanılarak kıllar arttırıldı mı ?)
-Adet düzensizliği, adet görememe, kısırlık şikayeti var mı ?
-Kıllanma yapabilecek herhangi bir ilaç kullandı mı ?
-Sistemik bir hastalığı var mı ?( şeker gibi )
Kıllanma derecesi seçilir, hafif, orta ve ağır kıllanma olarak değerlendiririz.
-Hafif kıllanma; yüz yanlarında, çenede ( tam sakal değil ), kol ve bacaklarda hafif kıl artışı, ve karında artma, kıl yapısı ince, yumuşak ve açık renkte
-Orta derecede kıllanma, kıl yapısı kalın ve koyudur, yüzde ( tam sakal değil ), göğüste, karında kıllanma vardır.
-Aşırı kıllanmada ise kaba kalın kıllar, yüzde sakal oluşumu, kulaklar, parmaklarda dahi kıllanma vardır.
Dokuz farklı vücut bölgesinde kıllanma skorlaması yapılır.
Normal değerler:
toplamda 4-8 arası normaldir.
8 üstü hafif kıllanmaya,16üstü şiddetli kıllanmaya girer.Ayrıca tek alanlarda 3-4 de tek başına kıllanma göstergesidir.
Farriman-Galloway skalası, Danforth’dan alınmıştır
KIL: 3 tip kıl vardır;
1-Lanugo kılları :Bebek anne karnındayken olan vücuttaki kıllar,erken doğmuş bebeklerde daha sık görülür
2-Vellus kılları : Ayva tüyü tabir edilen kıllar
3-Terminal kıllar : Ayva tüylerinin bluğ çağına(cinsel olgunluk başlaması)girilmesi sırasında hormonların etkisi ile son halini alması.
Erkekler ve kadınlar doğduklarında aynı sayıda kıl tomurcuğuna sahiptirler, ve insan vücudundaki kıl tomurcukları sayısı ve dağılımı ırklara göre farklılık gösterebilir.
Kıl tomurcuğu gebeliğin 2. ayında gelişmeye başlar,doğumda çocuğun hayatı boyunca sahip olacağı tüm kıl tomurcuğu(folikülü) mevcuttur.
Kılların üzerinde erkeklik ve kadınlık hormonlarının farklı etkileri vardır.Mesela erkeklik hormonu erkeklerde göğüste kıl çıkmasını uyarırken,kadınlarda kadınlık hormonu(östrojen)göğüste kıl çıkmasını engeller,sakaldada aynı olay gerçekleşir.
Ne yapmalıyız ?
Her konuda dediğimiz gibi altta yatan neden araştırılmalıdır, bunun içinde bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına müracaat etmelisiniz.
Doktorunuz sizi sorgulayacak ( ne zamandır gibi? ) ve muayene edecektir.
Muayene ve ultrasonografi ile olabilecek bir anomaliyi ( yumurtalık yokluğu gibi ) veya fazla erkeklik hormonu salgılanmasını sağlayan bir tümör gibi olabilecek olasılıkları değerlendirecek, gerekirse radyolojik tetkikte isteyerek,
laboratuar tetkiki isteyerek hormon düzenini inceleyerek sebep olan faktörleri ortaya çıkarmaya çalışacaktır.
Toplumumuzda görülen kıllanmalarının bir çoğu basit nedenlerden oluşmakta hastanın yaşı, konumu, çocuk isteyip istemediği gibi durumlar değerlendirilerek verilen tedavilerle bu konu çözümlenmektedir.
Tedavide kıllanmayı oluşturan faktörün bulunup ortadan kaldırılması veya tedavi edilmesi birinci basamak ikinci basamak ise oluşmuş kıların kozmetik yöntemler ile temizlenmesidir.
Şişmanlarda adet düzensizliği ve kıllanma varsa önce zayıflama kürlerine baş vurularak zayıflatılmalı ve kozmetik yöntemlere baş vurulmalıdır.
Adet düzensizliği ve kıllanma arasındaki yakın ilişki göz ardı edilmemeli bu tip yakınmaları olanlar en kısa sürede hekime başvurmalıdırlar.
Başka neler kıllanma yapabilir?; bazen gebelik,
polikistik over hastalığı (adet düzensizliği,gebe kalamama,kıllanma şişmanlık,yumurtalıklarda problemin olduğu bir hastalık)
bazı yumurtalık tümörleri,
diğer bazı beyin tümörleri
bazı böbrek üstü bezi hastalıkları
kronik stress
bazı bünyelerde bazı doğum kontrol hapları vs
Sayın bayanlar her şeyin çözümü mevcuttur, şikayetleriniz için geç kalarak geçirdiğiniz süre bedeninize kalıcı zararlar verebilir. Erken tehşis ile her şey çözülebilir.
Hanımlarımızdan bir ricamızda kıllanmanın kozmetik çözümleri hakkında iyi araştırma yapmadan rastgele tedavi ve tüy döktürücü işlemler yaptırmamalarıdır. Özellikle son zamanlarda bazı kişilerin hanımlarımızın bu zaafları ve iyi niyetlerinden faydalanarak yüksek paralar karşılığında bilinçsizce laserle epilasyon tedavisi veya ne olduğu bilinmeyen bir takım karışımlar ,jeller ile tüy dökücü seanslar yapmaları sonucu ciddi sağlık problemleri ortaya çıkmıştır, uzun vadede neler yapabileceği ise ürkütücüdür.
Unutmayınız var olan kıllar yok edilemez,sadece zayıflatılabilir,kıllanmanın birinci tedavisi nedeni yok etmektir,sonra ise kılların alınması(kozmetik çözüm) gelir.
Çeşitli kuruluşlar ve yerler kılları kesinlikle yok ettiklerini söyleyebilirler ama bu çok zordur,sadece günlerce süren seanslar ve tonlarca para sonucu ya cildiniz yanar yada bir sure sonra kıllar tekrar çıkmaya başlar.
Bu konuda danışma alabileceğiniz size yol gösterebilecek çok ciddi kurumlar vardır, lütfen onlara danışarak seçiminizi yapınız.
Bel soğukluğu hastalığı nedenleri tedavisi
İdrar yollarının son kısımlarında, idrar yolu çevresi salgı bezlerinde, kadında rahim ağzı başta olmak üzere genellikle üreme organlarında meydana gelen akut iltihap. Bel soğukluğu, en sık rastlanılan cinsel yolla bulaşan hastalıklardandır. Dünyada her yıl 60 milyon yeni bel soğukluğu vakası ortaya çıtığı tahmin edilmektedir.
Bel soğukluğu kadınlarda sessiz seyreden, erkeklerde ise ani ve rahatsız edici işaretleri olan bir hastalıktır. Bu sebeple hastalık genellikle erkeklerde ortaya çıkmasına karşılık taşıyıcısı kadınlardır.
Hastalık etkeni, bir diplokoktur ve 1879′da Neisser tarafından bulunduğu için Neisseria Gonorrhoe adı verilmiştir.
Hastalık Belirtileri: Erkeklerde idrar yolundan gelep cerahatli akıntı, idrar yaparken yanma ve sızlama başta gelen belirtileridir. Kadınların çoğunda(%50-70′inde) ağrı ve yanma şikayeti olmaz. Sadece cerahatli bir akıntı görülebilir. Bu sessiz seyretme, kadının hastalığı farkında olmadan taşımasına neden olur.
Korunma ve Tedavi: Hastalıktan korunmanın başlıca yolu, tek eşliliktir.
Hastalığın bulaşması halinde en etkili ilaç penisilin olup, mutlaka bir hekimin kontrolü altında uygulanmalıdır.
Panik atak nedenleri tadavisi
Panik atak, diğer bazı anksiyete (kaygı) bozukluklarıyla beraber en sık görülen ruhsal problemlerden biridir.
Santral sinir sistemi üzerinde yapılan çalışmalar bu tür kaygı bozukluklarının nedenlerinde genetik yatkınlık ihtimalinin güçlü olduğunu göstermektedir. Zira stres dolu iş ve aile yaşamı olan insanların önemli bir kısmı hiçbir ruhsal hastalık belirtisi göstermezken, bazı insanlari ciddi derecede kaygı bozuklukları geliştirebilmektedir. Kaygı bozuklukları tedavi edilmediklerinde kişinin acı çekmesine, kendini toplumdan soyutlamasına, iş başarılarının düşmesine ve nihayet kişide bazı fiziksel hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.
Panik atak adı verilen hastalık, ruhsal kaynaklı olan ve kendini oldukça güçlü bedensel belirtilerle gösterebilen bir kaygı bozukluğudur.
Panik atak, DSM-IV kriterlerine göre (DSM-IV psikiyatrik bozuklukları standardize ederek kolay sınıflandırılmasını sağlayan ve tüm dünya psikiyatristlerinin kullandığı ortak dilin yeraldığı kitap olarak tarif edilebilir).
DSM-IV’e göre aşağıdaki belirtilerden dördünün ya da daha fazlasının kişide aniden başlaması ve 10 dakika içinde en yüksek düzeye ulaşması durumunda panik atak sözkonusu olabilir:
1. Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma olması
2. terleme
3. tüm vücutta titreme ya da sarsılma
4. nefes darlığı, boğuluyor gibi olma duygusu
5. soluğun kesilmesi
6. göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi
7. bulantı ya da karın ağrısı
8. baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
9. gerçekdışılık duyguları ya da benliğinden ayrılmış olma
10. kontrolü kaybetme ya da çıldırma korkusu 11. ölüm korkusu
12. paresteziler (uyuşma ya da karıncalanma duyumları)
13. üşüme, ürperme ya da ateş basmaları
Yukarıdaki belirtiler önemli bir kalp, beyin ya da diğer bir organ sistemi bozukluğuna işaret eden belirtiler de olabilir. Bu tür hastalıkların hayati önemi nedeniyle panik atak tanısı tüm tıbbi hastalıklar araştırılıp organlarda herhangi bir problem bulunamadığı zaman konulan bir tanıdır.
Yukarıdaki belirtileri sık sık yaşayan birinin günlük iş yaşamaında ve aile yaşamında ciddi problemler ortaya çıkma riski söz konusudur. Özellikle işveren konumunda olan bir kişinin çalışanlardan birinde öncesinde hiçbir problem yaşamazken söz konusu kişinin iş performansının düştüğünü gözlemlemesi durumunda, özellikle söz konusu kişinin hastane ziyaretleri sıklaşıyorsa, kendini toplumdan soyutlamaya başlamışsa her zaman bu tür bir panik bozukluğu düşünmelidir. Panik atak yaşayan kişiler bu ataklar toplum içinde de ortaya çıkabileceğinden toplumdan kaçma eğilimi gösterirler. Aynı şekilde bu kişiler ev yaşamlarında da değişken davranışlar sergileyebilirler. Böyle bir durumda eleştirmek yapılabilecek en kötü şeydir. Panik atak gerçekten ciddi belirtilerle seyreder. Anlayışlı olmak, karşı tarafı yargılamadan yardım alması önerisinde bulunmak ve o bireyi hemen silmek yerine hastalığın tedavi edilebilirliğinin bilincinde olmak, medeni bir insanın benimseyeceği en iyi davranıştır.
Ayrıca her birey hayatının herhangi bir döneminde böyle bir durumla karşı karşıya kalabileceğinden, bu belirtiler hakkında duyarlı olmalı ve gerekli durumlarda profesyonel yardım almak için başvurmalıdır.
Prostat nedir nasıl olur tedavisi nelerdir
Prostat erkek üreme sisteminin bir parçasını oluşturan bir salgı bezidir. İdrar torbasının hemen altında idrar yolunu çepeçevre sarar ve asıl görevi orgazm sırasında meni sıvısını oluşturmaktır.
Prostat bezi yaşla birlikte büyümeye başlar ve altmış yaşın üzerindeki erkeklerin yaklaşık yarısında, idrar yolunda deformasyon ve daralmaya yol açar. Bu da idrar yapma sırasında değişik şikayetlere neden olmaktadır. İyi huylu prostat büyümesinin (BPH), idrar yapma alışkanlıkları, cinsel aktivite ya da beslenme ile bir ilişkisi yoktur.
Büyüme dışında prostattan kaynaklanan bir çok hastalık vardır. Bunların bir kısmı herhangi bir şikayete neden olmazken, bir kısmı ise prostat büyümesi ile benzer bulgulara yol açmaktadır.
Prostat büyümesi sonucunda idrar yolunda daralma meydana gelir.
Prostatın enfeksiyon hastalıkları çoğu kere ilaç ile tedavi edilebilmektedir. Prostat kanseri ise diğer tüm habis hastalıklarda olduğu gibi erken teşhis ve tedavi edilmesi gereken farklı bir hastalıktır. Bu nedenle 50 yaşın üzerindeki bütün erkeklerin, şikayeti olsun ya da olmasın bir üroloji uzmanına başvurarak gerekli tıbbi incelemeleri yaptırmaları şarttır.
BPH bir kanser değildir ve kansere dönüşmez, ancak kanserle birlikte bulunabilir.
Belirtileri Nelerdir?
Prostat büyümesinin (BPH) belirtileri, idrar yolunda tıkanma ve irritasyona bağlı olarak iki farklı grupta değerlendirilir:
Tıkanma Belirtileri:
· İdrara başlamada duraklama
· Akış hızında yavaşlama
· İdrar yaparken zorlanma
· İşeme zamanının uzaması
· İşeme sonrası rahatlayamama
· Hiç idrar yapamama
İrritasyon Belirtileri:
· Acil idrar yapma isteği
· Sık idrara çıkma
· Gece idrara kalkma
· İdrar kaçırma
Tıkanmanın oluşması ile birlikte mesane, daralan idrar yoluna rağmen akımı sağlamak için daha güçle kasılmaya başlar. Ancak bir süre sonra kasılma ve genişleme yeteneği azalır ve idrarın tamamını boşaltamaz hale gelir. Mesane içerisinde kalan idrar zamanla enfeksiyona ve hatta taş oluşumuna yol açar.
Tıkanma giderilmez ise, böbreklerden idrar akımını sağlayan kanallardaki bası sonucu böbreklerde de geçici veya kalıcı hasar oluşabilir.
Teşhis Nasıl Koyulur
Doktorunuzla yapacağınız ayrıntılı bir görüşmenin ardından böbrek fonksiyonları ve prostatınızın doku yapısı hakkında fikir edinmek amacı ile idrar ve kan analizleri yapılır.
Bu analizlerden birisi de kanda PSA (prostat spesifik antijen) düzeyinin ölçümüdür. PSA prostat kanseri tanısının konulmasında kullanılan yardımcı bir testtir ve 50 yaşın üzerindeki her erkekte bu test yapılmalıdır.
Rektal Muayene
Rektumdan (anüs) parmak yardımı ile muayene edilme yöntemidir. Bu muayene ile prostatın büyüklüğü, yapısı ve mevcut diğer hastalıkların varlığı anlaşılabilir.
Ürodinamik İnceleme
Ürodinami cihazı ile idrar akımı hızı ve bunun mesane basıncı ile ilişkisi, mesane kapasitesi, işeme sonrasında mesanede kalan idrar miktarı gibi birçok bilgi elektronik olarak kaydedilir. İşlem basit, kısa süreli ve güvenilirdir.
Rektal Ultrasonografi
Prostatın büyüklüğü, doku yapısı ve çevre organların durumu ile ilgili, yakın plandan objektif bulgu edinilmesini sağlayan bir yöntemdir. Parmakla muayene metodunda olduğu gibi yaklaşık bir parmak inceliğinde aletin, rektum içerisine konularak ses dalgaları ile görüntü alınması esasına dayanan bu yöntem, şüpheli durumlarda

- yeni Bmw M6 resimleri
- Kozmetik ürünler sperm kalitesini düşürüyor
- Adana renault servis reno renoult yetkili servisler adana
- İbrahim Saraçoğlu vajinal akıntı için soğan suyu kürü
- Otomobildeki sıvıların görevini biliyor musunuz?
- Pazartesi sendromu
- Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu Bitkilerle Cilt bakımı
- turkudenizi delileri
- Fibrokistik Meme Hastalığı
