Gelinlik nasıl şeçilmeli gelinlik şeçerken
Hayatınızın en özel kıyafetinin nasıl olmasını isterdiniz? Vücut yapınız hangi modellere uygun? Hangi modelleri tercih etmelisiniz? İşte evlilik hazırlığındaki gelin adaylarına mini gelinlik rehberi
Hayatınızın en güzel gününü planlıyorsunuz… Sevdiğiniz, gönül verdiğiniz insanla artık hayatınızı birleştirip, ortak bir yaşantı kurmak için adım atma hazırlıkları içindesiniz. Elbette o özel günde en güzel, en görkemli, en kusursuz olmayı istiyorsunuz. Ama hala kafanızda tasarladığınız gelinlik modelini bulabilmiş değilsiniz. Oysa öyle çok model, seçenek var ki! Yeter ki bedeninize uygun ve rahat edebileceğiniz bir gelinlik seçmesini bilin. İşte size ipuçları…
Kemikli bir yapıya sahipseniz kabarık gelinlikler ilk tercihleriniz arasında olabilir. Eğer köprücük kemiğiniz göze çarpıyorsa, ince askılardan sakının.
Narin bir yapıya sahipseniz, sizi boğacak hacimli gelinliklerden uzak durun, vücudunuzu daha saran gelinlikleri tercih edin.
Kilolu iseniz şeritsiz kabarık gelinlikler alt kısımlardaki kilolarınızı saklayacaktır. Üst bedeninizi ise boyunlu modellerle dengeleyebilirsiniz.
Geniş bir bedene sahipseniz, dar korseli gelinliklerden kesinlikle uzak durun. Omuzları kapalı modeller sizi olduğunuzdan geniş gösterebilir.
Göğüslerinizin büyük olduğunu düşünüyorsanız, üst bedende çok aşırıya kaçmamak kaydıyla dar ve yukarı doğru kesime sahip modelleri tercih edebilirsiniz. İnsanların yüzünüze bakmasını istiyorsanız, açık ve fazla dar gelinliklerden kaçının.
Uzun boylu iseniz sizin için her gelinlik modeli uygun olabilir. Ancak uzun kollu modelleri tercih etmeyin. Yukarı kesime sahip gelinlikler sizi olduğunuzdan uzun gösterebilir.
Düşük belli iseniz, omuzlardan dikey olarak inen ve çok geniş eteği olan modeller sizin için ideal. Dar kesimli modellerden kesinlikle uzak durun.
PROVALARA DİKKAT
Model tercihinizi yaptıktan sonra kullanacağınız iç çamaşırı, ayakkabı ve aksesuarlarınızı hemen hazırlayın.
Sutyen ve ayakkabılarınızdaki küçük bir değişiklik, gelinliğinizde potluklara neden olabilir.
Gelinliğin ilk provasını düğün gününüzden 6 hafta önce yapın ve stiline, renklerine ve bedeninizdeki duruşuna dikkat edin. İçinize sinmeyen bir modeli kesinlikle diktirmeyin.
Mutluluklar…
Evlilik için tiyolar öneriler
Yaz mevsimiyle birlikte nikah için sıra bekleyen çiftlerin sayısı arttı. Peki imza atmadan önce son kez düşündünüz mü
Pratik ve sosyal boyut
Evlilik Enstitüsü’nden Psikiyatrist Doç. Dr. Armağan Samancı, havaların ısınmasıyla birlikte artan evliliklerde sorun teşkil edebilecek risk faktörlerini sıraladı. Dr. Samancı, Evliliğin sağlıklı olmasında duygusal boyutu kadar pratik ve sosyal boyutu da önemli bir etken dedi.
Mali kriz önlemleri
Gazeteci, doktor, asker, polis ve finans sektöründe çalışan kişilerin daima yüksek stres nedeniyle yıprandığını da hatırlatan Samancı, şöyle dedi: Ekonomik kriz evliliği yıpratır. 1994 krizinden sonra boşanmalar arttı. Şubat krizinden sonra da böyle bir beklentimiz var.
Evlilikteki riskler
• Geçmişte çok hırpalanmış kişi geçmişte yaratamadıklarını evlilikte de oluşturamayabilir.
• Duygusal anlamda fakir bir ailede büyümüş kişi evlilik için handikaptır.
• Arkadaşlıkları uzun süreli mi yoksa sık değişen ilişkiler mi? Uzun süreli dostluk, sağlıklı ilişkilerin ürünüdür.
• Sık iş değiştiriyor mu? İşyerinde sık tartışmaya giriyor mu? Bu soruların cevabı evetse risk grubu içinde.
• Karşınızdaki kişi tek çocuk ise sürekli sevilmeye ve sevginin odağı olmaya alışmış bir kişidir. Bu da bir risk faktörüdür. Karşınızdaki kişi sevmekten çok sevilmeyi bekler.
• Ailede alkol problemi varsa, risk grubuna giren bir evliliğin eşiğindesiniz demektir.
Kayınvalidenizi ihmal etmeyin
Pskiyatrist Dr. R. Sabri Yurdakul, mutlu evliliğin eşlerin birbirlerinin iyi taraflarını görmeleri ve kayınvalidelerle iyi geçinmeye bağlı olduğunu söyledi. Yurdakul, mutlu evliliğin bazı sırlarını şöyle açıkladı:
• Eşiniz hakkındaki iyi sözleri herkesin yanında, kötülerini ise yalnızken söyleyin.
• Öfkeli olduğunuzda hemen sonuca bağlamaya çalışmayın, bir gün bekleyin.
• Kayınvalideleri ve kardeşleri asla karşınıza almayın. Kayınvalidenizi sevmiyorsanız bile bunu belli etmeyin.
• Hediye almak için özel günleri beklemeyin.
Dismenore, Ağrılı adet hakkında bilinen yanlışlar
Doğurgan yaştaki her 100 kadından 30’unun adet döneminde ağrıyla savaştığını biliyor muydunuz?
Tıpta “dismenore” olarak tanımlanan bu jinekolojik sorun hakkında doğru bilinen yanlışlar…
Adet dönemi, kadınlar için pek beklenen ve özlenen bir süreç değildir. Bir de bu döneme “ağrı” eşlik ettiğinde adeta eziyet dolu günler başlar. Adet ağrısı yüzünden kadının çalışma hayatı, spor yaşamı, psikolojisi, hatta evliliği olumsuz etkilenir; ciddi yaralar alabilir.
Bir kadın olarak dismenoreyi hayatınızdan çıkarmak için bilimsel önerilere kulak vermeniz gerekiyor.
Dismenore, psikolojik bir sorundur. YANLIŞ
Yıllarca dismenorenin psikolojik bir sorun olduğunu düşünülmüş ve hastalara bununla yaşamaya alışmaları tavsiye edilmiştir. Ancak yapılan çalışmaların da ortaya koyduğu gibi, dismenore psikolojik bir sorun olarak görülmemelidir.
Çocuk sahibi kadınlarda dismenore sorunu olmaz. YANLIŞ
18-50 yaş arasındaki her kadın dismenoreden yakınabilir. Ancak çocuk doğurmamış, sigara içen, alkol kullanan, şişman ve ailesinde dismenore olan kişilerde bu risk daha fazladır.
Jinekolojik değerlendirme gerekli değildir. YANLIŞ
Ne olursa olsun, jinekoloğa başvurmak yararlı olacaktır. Çünkü jinekolojik muayenede adet sancısına neden olabilen başka bir hastalık varsa (çikolata kisti, yumurtalık kisti, miyom, spiral, enfeksiyon gibi) saptanabilecek ve tedavi edilebilecektir. Yetersiz değerlendirme sonucu yapılan tedavinin başarılı olma şansı düşüktür.
İlk önce ağrı kesici
Jinekolojik muayenede hiç bir jinekolojik hastalık saptanmadığında tedavinin ilk basamağının ağrı kesici olduğunu belirtiliyor. Uzmanlar, sancılı adet görme (dismenore), birçok kadının yakındığı, en sık görülen jinekolojik yakınmalardan birisi olduğunu ve doğurgan çağdaki kadınların yarıdan fazlası bu sorun ile karşı karşıya olduğunu söylüyor.
Çocuk emzirmek göğüs kanserini engelliyor mu?
Bebek emzirmenin koruyucu etkileriyle ilgili bu sefer anneleri ilgilendiren yeni haberler var. Bir kadın bir seneden fazla bebeğini emzirdiğinde belki de göğüs kanseri riskini azaltıyor.
Eski araştırmalar üzerine yapılan ve bu haftanın The Lancet dergisinde yayınlanacak olan yeni çalışma doğumun ve çocuk emzirmenin koruyucu etkilerini ana hatlarıyla açıklıyor.
Yine de bazı kanser uzmanları bu haberin etkileri abarttığını düşünüyor.
Amerikan Kanser Derneği göğüs ve üreme organları kanseri direktörü PhD Debbie Saslow, “Hayat tarzının daha önemli etkileri var. Diet, hareket seviyesi, hormon yenileme terapisi gibi etkiler kadınların kanser olma riskini etkiliyor. Bu çalışma emzirmenin tahmin edildiğinden daha fazla koruyucu etkisi olduğunu gösteriyor.
Çalışmada 30 ülkede bulunan 150.000 kadın üzerindeki veriler analiz edildi. Her ülkede yapılan çalışma emzirmenin meydana gelmesiyle ilgili bilgileri ve göğüs kanseri olan 50.000 kadın için çocuk doğurmanın diğer yönleriyle ilgili bilgileri içeriyor. Bu veriler, göğüs kanseri olan 97.000 kadından alınan bilgilerle birleştirildi.
Bulgulara göre, batı ülkelerinde yaşayan kadınlar diğer ülkelerdeki kadınlara göre daha kısa dönemlerde bebeklerini emziriyorlar. Aynı zamanda, bebeğini emziren kadınlar, her emzirmede göğüs kanseri olma riskini %4 oranında ve buna ek olarak her doğumda %7 oranında düşürüyorlar.
İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nde epidemiolojist olan çalışma yazarı PhD Valerie Beral yazısında, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki değişik yaş ve etnik orjine sahip ve farklı doğum özellikleri ve karakteristikleri olan kadınlar için daha önemli olduğu ve sürekli görüldüğünü yazdı.
Saslow ise, “Bir kadının ne kadar uzun çocuğunu emzirirse o kadar iyi kanserden korunduğunu biliyorduk. Bu çalışma bize daha fazla veri verdi. Gelişmiş ülkelerdeki sosyal kurumlar özellikle doğum yaptıktan sonra işe dönen kadınların bebeklerini emzirebilmelerini daha mümkün kılmak için kararlar almalıdır. Yine de, çocuk emzirmenin değerini abartmamız veya kadınları bebeklerini emziremedikleri için suçlu hissettirmememiz gerekiyor” diye konuştu.
“Bebek emzirme ile ilgili karar gerçekten de çok kişiseldir ve kadınların bebeklerini emzirme veya emzirememe konularında birçok geçerli sebebi vardır. Bazı sebepler bazı kadınlar için kendisini göğüs kanserinden korumaktan daha önemlidir”.
Saslow son olarak, “Kadınlar, çocuklarını emzirmek istemediğinde çok büyük kanser riski altında olduğunu veya kendilerini suçlu hissetmemelidir” diye konuştu.
Anne sütü IQ’yu artırıyor
Avustralya’da yapılan bir araştırma, anne sütüyle beslenen bebeklerin biberonla beslenenlere kıyasla daha zeki olduklarını ortaya koydu.
Brisbane Üniversitesi’nin 20 yıllık kapsamlı araştırması, anne sütünün yararlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Araştırmada 3880 çocuğu incelendi ve anne sütünün zekada ortalama 8 puanlık bir artışa neden olduğu belirlendi. Araştırma ekibinin başkanı Prof. Jake Najman, araştırmaya 1981′de başladığını ve çocukların annelerinin hamilelikleri sırasından itibaren izlendiğini belirtti. Zaman içinde anne ve bebeğin sağlığındaki değişimler gözlendi. Bebekler 6 aylık olduğunda anne sütü alıp almadıkları sorgulandı. 5 yaşında olduklarında sözel testlerle zekáları ölçüldü. Evlilik, ekonomik koşullar, ebeveynlerin eğitim düzeyi, annenin duygusal durumu gibi faktörler de dikkate alındı, ama anne sütü ve zeká arasındaki bağlantı değişmedi. 14′üne geldiklerinde de performansları gözden geçirildi ve 21 yaşlarında bu avantajın sürüp sürmediğinin de araştırılacağı belirtildi. Anne sütü ve zeka ilişkisine Prof. Najman şu açıklamayı getirdi:
‘‘Anne sütüyle beslenen bebeklerin anneyle daha güçlü bir yakınlığı oluyor. Algılaması daha hızlı gelişiyor. Anne sütündeki omega yağ asitleri bebeğe entelektüel bir avantaj sağlayabilir. Anne sütünün bağışıklığa karşı daha fazla direnç veren maddeler içerdiği ve böylece bu bebeklerin daha az hastalandıkları, daha hızla geliştikleri de söylenebilir.’’

- Yeni Opel İnsignia özellikleri hakkında bilgiler
- Vücut ritminize göre beslenin
- msn parolanızı unuttuysanız
- dr. ibrahim saraçoğlu yorgunluk giderici tavsyeler
- Türkcell cep telefonundan 3g ile lig Tv izleme
- Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu Soğan Kürü
- Saç Dökülmesini Önleyen Şifalı Bitkiler
- Nissan yeni Murano özellikleri
- İbrahim Saraçoğlu Demire bağlı anemi kansızlık için Kereviz ve Ispanak kürü
