<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sorgulama Bitkiler Resimleri Araba Sağlık Kadın &#187; Hastalıklar için Bitkiler</title>
	<atom:link href="http://kurtlu.com/haberler/hastaliklar-icin-bitkiler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kurtlu.com</link>
	<description>sorgulama bitkiler araba oto  örgü ahmet maranki ibrahim saraçoğlu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Aug 2011 21:29:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Ömer Osman Korkmaz Prostat için Bitkiler</title>
		<link>http://kurtlu.com/omer-osman-korkmaz-prostat-icin-bitkiler</link>
		<comments>http://kurtlu.com/omer-osman-korkmaz-prostat-icin-bitkiler#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 18:19:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar için Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Osman Korkmaz]]></category>
		<category><![CDATA[prostat hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[prostat tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[prostata iyi gelen bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurtlu.com/?p=1040</guid>
		<description><![CDATA[Lokman Hekim Ömer Osman Korkmaz 3 ayda prostata son diyor. Malzemeler: 50 gr. kereviz tohumu 50 gr. ısırgan yalnız ısırgan erkek cinsi olacak 3 lt. su 50 gr. ardıç tohumu 100 gr. arpa 50 gr. ayrıkotu 1 tutam mısır püskülü 100 gr. eğrikökü Hazırlanışı: Tüm malzemeleri derin bir tencereye yıkayıp koyun. 1 saat kayntın. Soğumaya bırakın.Şurup renginde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: verdana,geneva,sans-serif;"><img class="alignleft" title="ömer osman korkmaz" src="http://img140.imageshack.us/img140/7936/prostatcinsellikwidec5c.jpg" alt="" width="179" height="253" />Lokman Hekim Ömer Osman Korkmaz 3 ayda prostata son diyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana,geneva,sans-serif;"><strong><span style="color: #f00;">Malzemeler:</span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana,geneva,sans-serif;">50 gr. kereviz tohumu<br />
50 gr. ısırgan yalnız ısırgan erkek cinsi olacak<br />
3 lt. su<br />
50 gr. ardıç tohumu<br />
100 gr. arpa<br />
50 gr. ayrıkotu<br />
1 tutam mısır püskülü<br />
100 gr. eğrikökü</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana,geneva,sans-serif;"><span style="color: #f00;"><strong>Hazırlanışı: </strong></span>Tüm malzemeleri derin bir tencereye yıkayıp koyun. 1 saat kayntın. Soğumaya bırakın.Şurup renginde olacak. Cam kavanozlara koyun. Prostatı olan olmayan herkes yapabilir. 3 ay kullanın her ay taze yapın. Sabah yarım çay bardağı aç karnına ve akşam yatarken yarım çay bardağı için. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurtlu.com/omer-osman-korkmaz-prostat-icin-bitkiler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şifalı çaylar şifalı otlar bitkisel çaylar</title>
		<link>http://kurtlu.com/sifali-caylar-sifali-otlar-bitkisel-caylar</link>
		<comments>http://kurtlu.com/sifali-caylar-sifali-otlar-bitkisel-caylar#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 08:21:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar için Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[adaçayı]]></category>
		<category><![CDATA[adaçayı yararları faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[biberiye]]></category>
		<category><![CDATA[biberiye faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[bitki çayları]]></category>
		<category><![CDATA[elma çayı]]></category>
		<category><![CDATA[elmanın yararları faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[hindiba]]></category>
		<category><![CDATA[hindiba çayı]]></category>
		<category><![CDATA[hindiba faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[ıhlamur faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[ısırgan otu]]></category>
		<category><![CDATA[ısırganın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[kekik çayı]]></category>
		<category><![CDATA[kekik yararları faydası]]></category>
		<category><![CDATA[nane çayı]]></category>
		<category><![CDATA[nane faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[rezene çayı]]></category>
		<category><![CDATA[rezene faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[rezene iyi gelen]]></category>
		<category><![CDATA[zencefil çayı]]></category>
		<category><![CDATA[zencefil yararları faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurtlu.com/?p=428</guid>
		<description><![CDATA[İlaç yapımında da kullanılan bitkiler, doğal şifa kaynakları. Ancak kimyasal olarak üretilen ilaçlara nazaran, bitkilerle tedavinin daha uzun sürmesi, bitki yerine ilaç kullanımını teşvik ediyor. Gelişmiş bir teknolojiyle üretilen türlü ilaç piyasada satılsa da, insanların doğal tedavi yöntemlerine yöneldiği bir süreç yaşıyoruz. Bunun nedeni, yapay ve kimyasal ürünlerle çevrelenmiş olmamız ve bunların verdiği zararlar. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="şifalı bitkiler" src="http://2.bp.blogspot.com/_09NsoIHgNiM/SdOaij0mCXI/AAAAAAAABT4/zHYGDDVbCQA/s320/Bitki+%C3%87ay%C4%B1.jpg" alt="" width="320" height="303" />İlaç yapımında da kullanılan bitkiler, doğal şifa kaynakları. Ancak kimyasal olarak üretilen ilaçlara nazaran, bitkilerle tedavinin daha uzun sürmesi, bitki yerine ilaç kullanımını teşvik ediyor.</p>
<p>Gelişmiş bir teknolojiyle üretilen türlü ilaç piyasada satılsa da, insanların doğal tedavi yöntemlerine yöneldiği bir süreç yaşıyoruz. Bunun nedeni, yapay ve kimyasal ürünlerle çevrelenmiş olmamız ve bunların verdiği zararlar. Bu nedenle organik besinler, bitkisel ürünler ve ilaçlar yerine bitkilerin kendisi oldukça revaçta. Öte yandan uzmanların önerisi, bitkilerin hastalığa yakalanmadan önce tedbir olarak kullanılması. Bunun nedeni, basit hastalıkların bitki çayları, kompresler ve bitkilerden yapılmış yağlarla tedavi edilebilmesi. İlaç kullanımı ise daha ciddi bir hastalıkta doktor tavsiyesi paralelinde olabilir ve gene böyle bir tedaviye devam ederken, ek olarak bitkileri de kullanabilirsiniz. </p>
<p>Bitki çayları en sık kullandığımız bitkisel ürünlerden. Bu çayları yaparkense dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Böylece çayların tedavi edici etkisini artırmak mümkün. </p>
<ul>
<li><span style="font-size: x-small;">Bitki çayı hazırlarken özellikle taze kaynamış klorsuz su kullanılmalı. </span></li>
<li><span style="font-size: x-small;">Suyunuzu kaynattıktan sonra bir-iki dakika dinlendirin. </span></li>
<li><span style="font-size: x-small;">Porselen bir demliğe önce, çayını yapacağınız bitkiyi koyun ve üzerine gerekli miktarda su ekleyin. </span></li>
<li><span style="font-size: x-small;">Genellikle 1 tatlı kaşığı kuru veya bir avuç taze ot için dörtte bir litre su kullanmak gerekir. </span></li>
<li><span style="font-size: x-small;">Çayın demlenmesi için 2-5 dakika yeterlidir. </span></li>
<li><span style="font-size: x-small;">Kök bitkilerden çay yapacağınız zaman (zencefil, havlıcan gibi) aynı miktarda su ve bitkiyi birlikte cezveye koyup kaynatma yoluyla çayınızı yapabilirsiniz.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong><span style="color: #cf0060;">Şifalı çay elde edilen şifalı bitkiler</span></strong><br />
<strong>Ihlamur:</strong> Soğuk algınlığına ve öksürüğe karşı en etkili ve en yaygın olarak kullanılan doğal ilaçlardan biri olan ıhlamur, uykusuzluk, spazm ve kan dolaşımı bozukluklarında da kullanılır. Özellikle akşam saatlerinde fazla içmemeye dikkat etmek gerekir, çünkü fazla miktarda alındığında uykusuzluğa sebep olabilir. </span></p>
<p>Yapraklarında çok miktarda klorofil taşımasından dolayı, kansızlık durumunda kullanılmasında fayda vardır. Diğer çaylarda olduğu gibi ıhlamuru da hazırladığınız zaman için ve bir daha kaynatmayın. Çünkü uzun süre kaynatılıp içilen ıhlamur size yarardan çok zarar verebilir. </p>
<p><strong>Yogi çayı:</strong> Hintli yogilerin içtiği baharatlı bir çay. Tam da kış mevsimine uygun, yani ısıtıcı. Ayurvedik bir çay yogi çayı ve yoğun baharatların karışımından oluşuyor. Bu çayı hazırlamak için ufak bir tencereye bir parça kabuk tarçın, 4-5 kakule tanesi, 1 ufak kök zencefil, 2 karanfil ve 4-5 adet tane karabiber koyun. Üzerine 2 su bardağı su ilave edip 5 dakika kadar kaynattıktan sonra dilerseniz içine 1 tatlı kaşığı siyah çay ekleyip biraz demlendirip süzün. Dilerseniz sütle karıştırıp için. </p>
<p><strong>Isırgan:</strong> Isırgan, birçok rahatsızlığa iyi gelen ve sonbahardan ilkbaharın sonuna kadar bahçelerde bol miktarda yetişen bir ottur. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarına, mide, bağırsak, böbrek, romatizma ve gut hastalıklarına iyi gelir. Ayrıca nefrit, sarılık, idrar yolları taşları ve özellikle kansere karşı günde 3-4 fincan ısırganotu çayı çok yararlıdır. Isırgan çayını hazırlamak için kişi başına bir tatlı kaşığı kuru veya bir avuç taze ısırganotu yeterlidir. </p>
<p><strong>Biberiye: </strong>Bu güzel kokulu bitkinin kullanılmadığı hastalık yok gibi. Özellikle kan dolaşımı hastalıklarına, romatizma ve astım hastalıklarına, mide ve bağırsak gazlarına karşı kullanıldığı gibi ağır yemeklerden sonra içildiğinde sindirimi kolaylaştırır. Ayrıca bronşit, öksürük, migren, gastrit, başağrısı, ağrılı adet, düşük tansiyon, kabızlık, safra kesesi taşı, ishal ve karaciğer rahatsızlıklarına da birebirdir. Hoş bir tat vermesi açısından biberiye çayına bir parça da kabuk tarçın atabilirsiniz. </p>
<p><strong>Rezene:</strong> Rezene, Ege Bölgesi pazarlarında bahar aylarında bol bulunan bir bitkidir. Rezene çayı özellikle gaz ve kramp ağrılarında, mide ve bağırsak rahatsızlıklarında kullanılır. Özellikle bebeklerin gazlı olduğu zamanlarda sık başvurulan bir ilaçtır rezene çayı. Öksürük ve soğuk algınlıklarında ve çocuklarda boğmaca hastalığı sırasında rezene çayı yararlıdır. Listeyi uzatmak mümkün: Hıçkırık, bulantı, idrar yolları iltihabı, böbrek taşları gibi birçok durumda rezene çayına başvurabiliriz. </p>
<p><strong>Hindiba:</strong> Hem salatalarda, hem de haşlanarak zeytinyağı ve limon ilavesiyle kullanılabilen hindiba iyi bir idrar söktürücüdür. Karaciğer hastalarının, romatizmalıların ve şeker hastalarının sofralarının baş köşesine oturtması gereken otlardan biridir hindiba ve bunlardan başka bağırsakları yumuşatır, müzmin romatizma, gut, böbrek ve safra kesesi hastalıklarında yararlıdır. Hindiba köklerinden yapılan kahve iyi bir iştah açıcıdır. Romatizma hastaları ilkbahar ve sonbaharda 4-6 hafta arası sabah ve akşam hindiba çayı içerek kür yapabilirler ve faydasını da hızla görürler. Hindiba çayı hazırlamak için kişi başına 1-2 tatlı kaşığı doğranmış hindiba kullanılır. </p>
<p><strong>Nane:</strong> Nane çayı, mide ve bağırsak gazlarında, bulantı ve kalp çarpıntısında içilir. Sindirim sistemi rahatsızlıklarında, karın ağrısı, ishal, safra kesesi taşı, baş ağrısı, migren, sinüzit, diş ağrısı, halsizlik, bronşit, öksürük gibi rahatsızlıklarda da tedavi edici özelliği olan nane, nefes darlığında da şöyle kullanılabilir: Bir tülbentin üzerine bal konur, üzerine taze veya kuru nane yaprakları serpilir ve yatmadan önce göğüs üzerine bağlanır, sabaha kadar bırakılır. </p>
<p><strong>Kekik:</strong> Kekik çok güçlü bir antiseptik olarak biliniyor. Kekik yağıln baharatların karışımndan elde edilen timol birçok ilaçta, hatta ameliyatlarda yara temizlemek için kullanılıyor. Eski zamanlarda salgın hastalıklarda kullanılan kekik günümüzde de grip salgınlarında bol bol kullanılmalı. Ve boğmaca olana, öksürene, bronşite yakalanana, midesi rahatsız olana, ishal olana, adet sancısı çekene kekik çayı içirmeli. Böcek sokmalarında deriye sürülerek kullanılan kekik, cilt hastalıklarında da banyo suyuna atılarak kullanılabiliyor. </p>
<p><strong>Zencefil:</strong> Ayurveda ve Çin Tıbbı&#8217;nda 5 bin yıldır kullanılan zencefil, ısıtıcı bir ottur. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarında temizleyici, düzenleyici ve canlandırıcı bir etkiye sahip. Ayrıca faranjitte, ishal, gaz gibi durumlarda, kan dolaşımını artırmak için, kas hastalıklarında ve romatizmal ağrılarda kullanılıyor. Soğuk algınlıklarında çayını içebilir, öksürük için zencefil, zerdeçal ve bal karışımını sabah ve akşam aç karnına şurup niyetine kullanabilirsiniz. Zencefil canlandırıcı olduğu için akciğerleri temizler, gazı önler ve terlemeyi artırarak cildin de temizlenmesini sağlar. </p>
<p><strong>Adaçayı: </strong>Kızılderililerin kutsal bitkisi sayılan adaçayı, Akdeniz yöresinde bol bol yetişir. Antibiyotik ilaç görevi gören adaçayı diş eti rahatsızlıklarında ve boğaz ağrılarında çok yararlıdır. Sinir bozukluğu, baş dönmesi, titremeye iyi gelir ve menopoz döneminde karşılaşılan terlemeyi durdurur. Ayrıca dolaşım sistemi hastalıklarında, tansiyon düşüklüğünde, sindirim sistemi bozukluklarında, psikolojik rahatsızlıklarda, halsizlikte, sinir hastalıklarında da kullanılır. Özellikle boğaz ve ağız içi iltihaplarında günde birkaç defa adaçayıyla hazırlanıp soğutulmuş çayla gargara yapın, iyi geldiğini göreceksiniz. </p>
<p><strong>Elma:</strong> Elma, besin değeri dışında nefes darlığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur, lifli olduğu için bağırsakları temizler, karaciğerinden şikayet edenler, romatizmalılar ve hatta şeker hastaları bile elmadan faydalanabilirler. Elma yatıştırıcı, uyku vericidir, baş ağrılarına iyi gelir. Taze elma suyu cilde sürüldüğünde dokuları sağlamlaştırır ve teni güzelleştirir. İlkbaharda toplanan elma çiçekleri kurutularak sonbahar ve kış aylarında kaynatılır, göğse ve öksürüğe iyi gelecek bir şurup elde edilir. Kurutulmuş elma parçalarından çay yapabileceğiniz gibi kabuğuyla küçük parçalara böldüğünüz elmaları kaynatarak içine isterseniz limon ve portakal koyarak çay olarak tüketebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurtlu.com/sifali-caylar-sifali-otlar-bitkisel-caylar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dr. Ahmet maranki ms hastalığı için önerileri</title>
		<link>http://kurtlu.com/dr-ahmet-maranki-ms-hastaligi-icin-onerileri</link>
		<comments>http://kurtlu.com/dr-ahmet-maranki-ms-hastaligi-icin-onerileri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2009 10:27:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr. Ahmet Maranki]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar için Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki ms]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[maranki.com]]></category>
		<category><![CDATA[ms hastalığı için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ms hastalığı şiflalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[www.ahmetmaranki.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sifalibitkiler.kadinsak.com/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Multipl Skleroz ( MS ), merkezi sinir sistemini oluşturan beyin, beyincik ve omurilik gibi yapıları etkileyen ve genç erişkinlerde görülen bir hastalıktır. İlk belirtileri bir gözde görme kaybı veya bulanıklığı, çift görme, konuşmada zorluk, bir beden yarımında güçsüzlük ve uyuşukluk, ellerde titreme, yürüme güçlüğü veya dengesizlik, ince hareketlerde beceri kaybı olan bu hastalık en çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Multipl Skleroz ( MS ), merkezi sinir sistemini oluşturan beyin, beyincik ve omurilik gibi yapıları etkileyen ve genç erişkinlerde görülen bir hastalıktır.</p>
<p>İlk belirtileri bir gözde görme kaybı veya bulanıklığı, çift görme, konuşmada zorluk, bir beden yarımında güçsüzlük ve uyuşukluk, ellerde titreme, yürüme güçlüğü veya dengesizlik, ince hareketlerde beceri kaybı olan bu hastalık en çok 20 ile 40 yaşlar arasında ortaya çıkmaktadır. Hastalığa ait ilk belirtilerin ortaya çıkış yaş ortalaması memleketimizde 27, Batı ülkelerinin çoğunda ise 30 yaşında olup kadınlarda erkeklere göre iki kat daha fazla görülmektedir. Ancak yukarıda sayılan belirtilerin, tek başlarına MS hastalığı için özgün olmayıp, birçok başka nörolojik veya diğer hastalıkta da görülebileceğini unutmamak gerekir. MS kesinlikle bulaşıcı ya da bir akıl hastalığı değildir. MS&#8217;de ana sinirlerin üzerini kaplayan koruyucu miyelin tabakası bozularak, sinirler arasında küçük elektrik arızalarına sebep olur. MS hastalarında önemsiz halsizliklerden felce kadar geniş bir yelpazede yer alan bir takım semptomlar görülür. Her ataktan ya da kötüleşmeden sonra, bazı MS hastaları tamamen normal hallerine dönerken bazılarında kalıcı arazlar oluşur.</p>
<p><strong>AHMET MARANKİ&#8217;NİN ÖNERDİĞİ BİTKİLER :</strong><br />
<strong>Isırgan Otu (Urtica dioica) :</strong> Isırgan otunun içerdiği bazı bileşikler, tıpkı arı soksı gibi bir etkiye neden olurlar. Isırgan otu demetlerini eldivensiz olarak tutmanız sayesinde son derece güçlü birçok yararlı bileşik vücudunuza enjekte edilir.</p>
<p><strong>Semizotu (Portulaca oleracea) :</strong> İngiltere&#8217;de yayınlanan bir tıp dergisinde, MS hastası bir İngiliz biyokimyacı, bol magnezyum kaynağı olan semizotunu yemenin kendisine çok faydası olduğunu belirtmiştir. Günde 375 mg. kullandığını söyleyen biyokimyazı, böylece MS ataklarının azaldığını söylemiştir. Bir tabak dolusu buharda pişmiş semizotu, 375 mg. dozun alınmasında yardımcı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurtlu.com/dr-ahmet-maranki-ms-hastaligi-icin-onerileri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dr. İbrahim Saraçoğlu Dişi Guatr ve bademcik enfeksiyonuna karşı ebegümeci kürü</title>
		<link>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-saracoglu-disi-guatr-ve-bademcik-enfeksiyonuna-karsi-ebegumeci-kuru</link>
		<comments>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-saracoglu-disi-guatr-ve-bademcik-enfeksiyonuna-karsi-ebegumeci-kuru#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2009 16:25:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr. İbrahim Saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar için Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[bademcik şişmesi için şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[bitki doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[bitki uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[dişi guatr bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ebegümeci faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[ebegümeci kürü]]></category>
		<category><![CDATA[ebegümeci yararları]]></category>
		<category><![CDATA[guatır bitkisel tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[guatr iyi gelen bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu guatr için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[saraçoğlu bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı bitki doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[www.ibrahim saraçoğlu.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sifalibitkiler.kadinsak.com/?p=83</guid>
		<description><![CDATA[Değerli okuyucu, bugün sizlere ebegümeci (malva sylvestris) bitkisinden bahsetmek istiyorum. Birkaç hafta sonra ebegümecinin doğada mavi, sarı ve beyaz çiçekli açan türlerini görebileceğiz. Ebegümeci, gerçek bir protein ve C-vitamini deposudur. Kalsiyum ve fosfor bakımından bulunmaz bir tabii kaynaktır. Ağız ve diş temizliği için de ebegümeci gargarası bulunmaz bir nimettir. İçerdiği malvidin ve malvin maddeleri sağlıklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli okuyucu, bugün sizlere ebegümeci (malva sylvestris) bitkisinden bahsetmek istiyorum. Birkaç hafta sonra ebegümecinin doğada mavi, sarı ve beyaz çiçekli açan türlerini görebileceğiz. Ebegümeci, gerçek bir protein ve C-vitamini deposudur. Kalsiyum ve fosfor bakımından bulunmaz bir tabii kaynaktır. Ağız ve diş temizliği için de ebegümeci gargarası bulunmaz bir nimettir. İçerdiği malvidin ve malvin maddeleri sağlıklı diş eti yapısı için ideal bir yardımcı olmakla birlikte, plaque (plak) önleyici ve de ağızdaki bakterilere karşı da güçlü bir pro-oxidant özelliğe sahiptir. Bu sayede haftada birkaç defa yapacağınız ağız gargarası, sizi faranjite, bademcik iltihablanmasına (tonsilit) ve sağlıksız diş etlerinin oluşumuna karşı koruyacaktır. </p>
<p><strong>Karışım oranları önemli</strong><br />
Ebegümeci tanıdığım yüzlerce bitkinin içerisinde en iyi destek özelliğine sahip olanıdır. Doğru bitkisel karışımlarda kullanıldığı taktirde ebegümeci, en güçlü takviye edici ve işlev artırıcı olan bitkilerden bir tanesidir. Bu gücünü içerdiği gossypin-3-sulfate ve malvidin’den almaktadır. Ebegümeci, yanlış karışımlarda kullanıldığı taktirde, karışımda bulunan diğer şifalı bitkilerin tedavi edici gücünü nerede ise, tamamen ortadan kaldırma özelliğine sahiptir. Bu nedenle ebegümecinin karıştırılacağı bitkilerin ve karışım oranlarının çok iyi bilinmesi ve tanınması gerekir.<br />
Ebegümeci kendisinde bulunmayan ancak diğer bazı bitkilerde bulunan etkin maddelerin tedavi gücünü artıran ve işlev artırıcı (medyatör) maddelere sahip bir bitkidir. Bunu bir örnekle açıklamak istiyorum; Isırgan tek başına akciğer kanserini tedavi etmekte etkilidir. Ancak yeterli değildir. Çünkü ısırganın akciğer kanserine karşı tedavi etme gücü olan etkin maddeleri, yeteri derecede etkili olamamaktadırlar.Tedavi etmekteki başarı oranını yükseltebilmek için medyatör adı verilen maddelere ihtiyaç vardır. İşte bu işlev artırıcı etkin maddeler (medyatörler) ebegümeci bitkisinde bulunmaktadır.</p>
<p><span id="more-179"></span><br />
Kronikleşmiş bademcik ve boğaz iltihaplarında ebegümeci bitkisinin yukarıda bahsettiğim desteği çok önemlidir. Ebegümecinin karışımlardaki kullanım miktarı çok azdır ancak tedavi için katkısı çok fazladır. Değerli okuyucu, adaçayının boğaz ve bademcik iltihaplarındaki koruyucu ve önleyici gücünü, gerçek bir tedaviye çeviren ebegümecidir.  Adaçayı ile ebegümeci karıştırıldığı taktirde kronik boğaz ve kronik bademcik iltihablarına karşı gerçek bir silah oluştururlar. Yıllardır kronik bademcik rahatsızlığı çeken birçok insan tanıdım.<br />
Bu kişilere  adaçayı-ebegümeci gargarasını tavsiye ettim. Kürü uygulamaya başladıktan kısa süre sonra hemen hemen hepsi bu şikâyetlerinden kurtulduğunu söyledi. </p>
<p><strong>Rutubetten uzak tutun</strong><br />
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta şudur; adaçayı-ebegümeci gargarasını özellikle kış aylarında zaman zaman tekrar etmek gerekir. Adaçayı bilindiği gibi günlük hayatta birçok insanın normal çay yerine tercih ettiği bir bitkisel çaydır. Ebegümeci ise, Anadolu’da yapraklarından sarma yapılan, yine yapraklarından ve  körpe ince dallarından salatası yapılan bir bitkidir. Özellikle Akdeniz Bölgesi’nde hemen hemen herkesin tanıdığı bir bitki çeşididir. Ebegümeciyi mevsiminde pazarlarda bulabilirsiniz. Birkaç bağ ebegümecini açık havada ve gölgede kurutabilirsiniz. Soğuk mevsimlerde kurutulmuş olan ebegümecinin yapraklarını, çiçeklerini ve saplarını aşağıda verilen uygulama için kullanabilirsiniz. Kuruttuğunuz ebegümecinin yapraklarını rutubetli ortamlardan uzak tutunuz.</p>
<p><strong>Dişi guatr</strong><br />
Tiroidin genel anlamda büyümesine guatr adı verilmektedir. Guatrı yeniden oluşan hastaların guatrına halk dilinde dişi guatır adı verilmektedir. Bu terimin bilimsel olarak geçerliliği yoktur.<br />
Yıllar önce araştırdığım ebegümecinin kimyasını tekrar incelediğimde onun özellikle yeniden oluşmuş guatra karşı güçlü bir silah olduğunu gördüm. Ebegümecinin dişi guatra karşı etkili olabilmesi için özellikle taze olarak kullanılması şarttır. Taze yaprak ve saplarından çayının hazırlanarak içilmesi gerekir. Bu anlamda kürünün nasıl yapılacağı günün küründe verilmiştir.</p>
<p><strong><span class="HaberBaslik1"><strong>GÜNÜN KÜRÜ</strong></span></strong><br />
<strong>Kronik bademcik enfeksiyonuna karşı</strong><br />
Kaynamakta olan bir bardak klorsuz suya (yaklaşık 150-200 ml) dört-beş gram adaçayını ve iki adet ebegümeci yaprağını ilave ederek on dakika kısık ateşte kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra süzünüz. Soğuduktan sonra gargaraya hazır demektir. Her gün en az üç defa gargara yapılır. Bademcik enfeksiyonunuz ileri derecede ise hiç çekinmeden günde altı-yedi defa gargara yapabilirsiniz.  Bir ay boyunca her gün gargaraya devam ediniz.  </p>
<p><strong>Dişi guatra karşı</strong><br />
Kaynamakta olan bir bardak klorsuz suya, taze yaprak ve saplarından oluşan yedi-sekiz gram (iki yemek kaşığı tepeleme) ebegümeci ilave edilir.Kısık ateşte altı dakika kaynatılır ve sıcakken süzülür ılıyınca yudum yudum günde iki  kez her defasında taze hazırlanarak içilir. Bu küre ara vermeden 15 gün devam edilir. Beş gün aradan sonra kür tekrarlanır ve sonlandırılır. Gerektiğinde tekrarlanabilir.</p>
<p><strong>Dikkat:</strong><br />
 Farenjit ve bademcik problemi olanların sigara ve asitli içeceklerden (kola, soda, maden suyu gibi) özellikle uzak durmaları gerekir. Uygulama larda bu kurala mutlaka özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Dikkat:</strong> Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.</p>
<p><strong><span class="HaberBaslik1"><strong>Dikkat: Hamile kalmayı zorlaştırır</strong>  </span></strong><br />
Ebegümeci Çukurova bölgesinde çokça tüketilen bir bitkidir. Salatası ve turşusu yapılır, çayı içilir. İlkbahar mevsimiyle beraber, kırmızı, mavi ve beyaz çiçekli olarak çıkmaya başlar. Köylülerimiz, onların ekşimsi tadı olan yapraklarını ve körpe saplarını salatalarında kullanır. Bulgurdan yapılan kısırı, ebegümecinin taze yapraklarının üzerine koyup ekşimsi tadını damaklarında hissedebilirsiniz.  Enfes bir tadı vardır. Kurutulmuşunun da çayı içilir. Anne olmak isteyenlerin ebegümeci yemeğinden, salatasından ve çayından uzak durmaları gerekir. Çünkü, yumurtayı kistik yapıya dönüştürme gücü vardır. Hamile kalmayı zorlaştırır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-saracoglu-disi-guatr-ve-bademcik-enfeksiyonuna-karsi-ebegumeci-kuru/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Kireçlenmeye karşı Çınar yaprağı Kürü</title>
		<link>http://kurtlu.com/prof-dr-ibrahim-saracoglu-kireclenmeye-karsi-cinar-yapragi-kuru</link>
		<comments>http://kurtlu.com/prof-dr-ibrahim-saracoglu-kireclenmeye-karsi-cinar-yapragi-kuru#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2009 15:01:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr. İbrahim Saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar için Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[çınar yaprağı faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[çınar yaprağı kürü]]></category>
		<category><![CDATA[çınar yaprağı yararları]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu kireçlenme tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim sarçoğlu sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kireçlenmde kullanılacak bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[kireçlenme]]></category>
		<category><![CDATA[kireçlenme birkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[saraçoğlu.at]]></category>
		<category><![CDATA[şifali bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sifalibitkiler.kadinsak.com/?p=76</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Çınar yaprağındaki mucizeyi açıkladı. Kireçlenme sorunlarına  karşı kurutulmuş olgun çınar yaprağı kürünü öneriyor. Çınar yaprağı kürü beyinde oluşan kireçlenme haricinde vücudun her bölgesinde oluşan kireçlenmelerin giderilmesi için büyük fayda sağlıyor. Kireçlenmeye karşı Çınar yaprağı kürü : Hazırlanışı: 1 su bardağı klorsuz suyun içine 1.5 yemek kaşığı kurutularak ufalanmış olgun çınar yaprağı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Sonbahar yaprakları&lt;br /&gt;Sonbaharın gelişi en güzel çınar yapraklarından belli oluyor." onmouseover="return overlib('Sonbaharın gelişi en güzel çınar yapraklarından belli oluyor.', CAPTION,'Sonbahar yaprakları', LEFT);" onmouseout="nd();" rel="lightbox[kavacik]" href="http://lh3.ggpht.com/caglar.tukel/SOppn8IR21I/AAAAAAAAG90/1fCQQmaitaY/20081005-112941-005-Kavacik-Camli.JPG?imgmax=720"><img class="CCA_img alignleft" src="http://lh3.ggpht.com/caglar.tukel/SOppn8IR21I/AAAAAAAAG90/1fCQQmaitaY/s400/20081005-112941-005-Kavacik-Camli.JPG" alt="Sonbahar yaprakları" width="320" height="214" /></a>Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Çınar yaprağındaki mucizeyi açıkladı. Kireçlenme sorunlarına  karşı kurutulmuş olgun çınar yaprağı kürünü öneriyor.</p>
<p>Çınar yaprağı kürü beyinde oluşan kireçlenme haricinde vücudun her bölgesinde oluşan kireçlenmelerin giderilmesi için büyük fayda sağlıyor.</p>
<p><strong>Kireçlenmeye karşı Çınar yaprağı kürü :</strong></p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> 1 su bardağı klorsuz suyun içine 1.5 yemek kaşığı kurutularak ufalanmış olgun çınar yaprağı koyarak 1 dakika (daha fazla değil) kaynattıktan sonra ılımaya bırakın. Ilıdıktan sonra süzün .</p>
<p>Uygulanışı: Sabah kahvaltısı ile öğle yemeği arasında aç karnına 1 bardak, Öğle yemeği ile akşam yemeği arasında aç karnına 1 bardak için.</p>
<p>Bu uygulamayı 15 gün yaptıktan sonra 3 gün ara verin. Tekrar 15 gün daha uygulayın.</p>
<p><strong>Dikkat</strong>: Bu kür Her defasında  taze olarak hazırlanmalıdır.Kaynatma süresi 1 dakikadan fazla olmamalıdır. ve aç karnına içilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurtlu.com/prof-dr-ibrahim-saracoglu-kireclenmeye-karsi-cinar-yapragi-kuru/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dr. İbrahim Saraçoğlu yorgunluğa diş ağrısına ishale karşı karanfil kürü</title>
		<link>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-saracoglu-yorgunluga-dis-agrisina-ishale-karsi-karanfil-kuru</link>
		<comments>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-saracoglu-yorgunluga-dis-agrisina-ishale-karsi-karanfil-kuru#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 02:12:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr. İbrahim Saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar için Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[diş ağrısı için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[diş ağrısında kullanılacak bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu kürler]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu tedavi yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[ishal için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[kafafil faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[karanfil kürü]]></category>
		<category><![CDATA[karanfil yararları]]></category>
		<category><![CDATA[vücut direncini arttıran bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluğa iyi gelen bikiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sifalibitkiler.kadinsak.com/?p=74</guid>
		<description><![CDATA[Değerli okuyucu, karanfil Osmanlı mutfağının vazgeçilmez bir baharatıdır. Kuvvet macunlarında, aşurede karanfilden vazgeçilmez. Çiçekçilerin satışa sundukları ve halk arasında bilinen karanfil çiçeği ile hiçbir alakası yoktur. Anavatanı Endonezya ve İspanya olarak bilinir. Hindistan ve Sri Lanka’da bol miktarda yetiştirilir ve bu mutfakların vazgeçilmez baharatıdır. Avrupalılar karanfili turşu ve tatlılarında çeşni vermesi amacıyla kullanırlar. Diş ağrısına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli okuyucu, karanfil Osmanlı mutfağının vazgeçilmez bir baharatıdır. Kuvvet macunlarında, aşurede karanfilden vazgeçilmez. Çiçekçilerin satışa sundukları ve halk arasında bilinen karanfil çiçeği ile hiçbir alakası yoktur. Anavatanı Endonezya ve İspanya olarak bilinir. Hindistan ve Sri Lanka’da bol miktarda yetiştirilir ve bu mutfakların vazgeçilmez baharatıdır. Avrupalılar karanfili turşu ve tatlılarında çeşni vermesi amacıyla kullanırlar.<br />
<span class="HaberBaslik2"><br />
<strong>Diş ağrısına karşı etkili</strong>  </span><br />
 Karanfil ağacının tomurcuklarından elde edilen bu baharat, odunumsu ve koyu kahve-siyah renklidir. Yaklaşık iki-üç santimetre boya eriştiklerinde hasat edilirler. Anadolu’da halen çürük dişlerde ağrı kesici olarak kullanılmaktadır. Çürük dişin oyuğuna, ezilmiş kuru karanfilin bir parçası yerleştirilir veya da yağından bir damla damlatılır. Ağrı kesici gücünü içerdiği gallik asitten alır. Genel bir kural olmasa da lokantalarda içki kokusunu almak için masanıza bir çanakta karanfil sunulur. <br />
<span class="HaberBaslik2"><br />
<strong>İshale karşı</strong></span><br />
Onu ilk araştırmaya başladığım yıllar doksanlı yılların başlarıydı. Kuru karanfilde beni ilk şaşırtan, içeriğinde alpha-kadinol, alpha-kubeben ve maslinik asit etkin maddelerinin aynı anda bulunmasıydı. Bu üç ana etkin maddeyi başka hiçbir bitkinin çiçeğinde aynı anda bulamazsınız. Bu özellik karanfile özgüdür. Onun bu ayrıcalığı ishale karşı bu üçlünün bir arada bulunmasında saklıdır. Eğer ishal olduysanız  hiç çekinmeden karanfil kürünü birkaç gün uygulayabilirsiniz. İshale bağlı karın sancılarını, bağırsak hareketliliğini kısa zamanda nasıl ortadan kaldırdığını hayretle gözleyebilirsiniz.</p>
<p><span id="more-174"></span><br />
<span class="HaberBaslik2"><br />
<strong>Direnci artırır</strong></span><br />
Karanfilin alternatifi yoktur. Onun sahip olduğu bazı özellikleri ve kimyası başka hiçbir bitkiyle veya baharatla mukayese edilemez. Kendinizi yorgun mu hissediyorsunuz? Zihin yorgunluğunuz da mı mevcut? Başınızda veya üzerinizde bir ağırlık mı hissediyorsunuz? Veya gergin misiniz? Bir bardak su kaynatın ve hemen sıcakken üzerine dokuz-on adet karanfil tanelerinden ilave ediniz. Beş-altı dakika bekledikten   <br />
sonra karanfilleri içerisinden çıkarmadan yudum yudum içiniz. En geç on dakika sonra yorgunluğunuzun gittiğini, vücut direncinizin arttığını gözlemleyebilirsiniz. Çok daha önemlisi, günün yorgunluğuna bağlı zihin yorgunluğunuzun ortadan kalktığını daha dinamik düşünsel güce sahip olduğunuzu hayretle hissedebileceksiniz.<br />
Üzerinizdeki gerginliğin de yavaş yavaş ortadan kalktığını göreceksiniz. Karanfilin bu konudaki etkilerini daha da artırmak istiyorsanız, kendinize bir çay demleyip içerisine 10-12 adet karanfil atınız, birkaç dakika bekledikten sonra çayınızı yudumlayarak keyfini çıkartınız. İçtikten 5-10 dakika sonra zihin yorgunluğunuzun kaybolduğunu ve daha zinde olduğunuzu hayretle gözlemleyebilirsiniz. Bu amaçla uygulayacağınız karanfilli çayı haftada 3-4 defadan fazla uygulamayınız ve alışkanlık haline getirmeyiniz.</p>
<p><span class="HaberBaslik1"><strong>GÜNÜN KÜRÜ</strong></span><br />
<span class="HaberBaslik2">İshale karşı</span><br />
Sabah kahvaltısından bir saat sonra yedi-sekiz adet karanfil çiğnenmeden oda sıcaklığındaki bir- iki yudum suyla  yutulur. Aynı gün akşam yemeğinden iki saat önce yedi-sekiz adet karanfil, oda sıcaklığındaki bir-iki yudum suyla çiğnemeden yutulur. Bu küre en fazla yedi gün devam edilir. Kullanılacak karanfilleri yutmadan önce ortadan ikiye bölüp suyla yutmak daha etkilidir. Havanda ezerek daha etkili olur düşüncesine kapılmayınız. Havanda ezildikten sonra alınması yanlıştır. Etkisi azalır.</p>
<p><span class="HaberBaslik2"><strong>Zihin yorgunluğuna karşı birebir</strong></span><br />
Taze demlenmiş bir bardak sıcak çayın içerisine 10-12 adet kuru karanfil ilave edilir. Üç-dört dakika bekledikten sonra yudum yudum içilir. Şeker ilave edilmeden içilmesi en etkili şeklidir. Çayınızı yudumlarken ağzınıza gelen karanfil tanelerini dişlerinizin arasında hafif ezerek eminiz. İkinci bardak çay içecekseniz, içerisinde kalan karanfilleri kullanınız, yeniden karanfil ilave etmeyiniz. Karanfilli çay içimini günde iki, haftada dört kereden fazla uygulamayınız. Alışkanlık haline getirmeyiniz. Vücut direncinizin azaldığı, zihin yorgunluğu ve strese bağlı yorgunluk hallerinde uygulayınız.</p>
<p><span class="HaberBaslik1"><strong>DİKKAT: KARANFİL KÜRÜ UYGULANIRKEN</strong></span><br />
İshal şikayetlerinde karanfil, çay olarak içilmemelidir. Birkaç yudum oda sıcaklığındaki su ile alınmalıdır. Trombozit (platelet) düşüklüğü sorunu yaşayan hastaların karanfil kürünü uygulamamaları gerekir. Özellikle bazı ilaçlar, yan tesir olarak trombozit düşüklüğüne neden olabilmektedir. Bu türden ilaçları kullanan hastaların karanfilden uzak durmaları gerekir. Kullanacağınız karanfillerin raf ömrünün bir yıldan daha fazla olmamasına özen gösteriniz. Bir yıldan fazla beklemiş karanfilleri kullanmayınız.  Kuru karanfili iki parmağınızın arasında ezmeye çalıştığınızda, eğer kolayca kırılıp ufalanıyor ise, kullanmayınız. Raf ömrünü çoktan doldurmuş demektir.</p>
<p><strong><span class="HaberBaslik2">Kanser hastalarına yardımcı</span><br />
</strong>Kemoterapi veya radyoterapiye bağlı gelişen ishaliniz var ise, birkaç günlük karanfil kürü mükemmel bir yardımcıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-saracoglu-yorgunluga-dis-agrisina-ishale-karsi-karanfil-kuru/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu Öksürüğe karşı adaçayı</title>
		<link>http://kurtlu.com/profdr-ibrahim-adnan-saracoglu-oksuruge-karsi-adacayi</link>
		<comments>http://kurtlu.com/profdr-ibrahim-adnan-saracoglu-oksuruge-karsi-adacayi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 01:50:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr. İbrahim Saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar için Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[adaçayı]]></category>
		<category><![CDATA[adaçayı faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[bademcik şişmesi şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz ağrısında bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz enfeksiyonu için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[doğal antibiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[Farenjit için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[grip ve nezle şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu adaçayı]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu grip ve nezle]]></category>
		<category><![CDATA[öksürüğe iyi gelen bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[öksürük tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[öküsürük tedavisinde bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[şifali bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk algınlığı bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sifalibitkiler.kadinsak.com/?p=73</guid>
		<description><![CDATA[Değerli okuyucu, kış mevsimine yavaş yavaş girmeye başladığımız şu günlerde okul çağındaki çocuklar sık sık farenjit veya bademcik iltihaplanması yaşamaktadırlar. Bademcik iltihabı veya farenjit şikâyetini yıllardır çeken birçok kişi tanıdım. Özellikle okul çağındaki çocuklar bademcik iltihaplanmasından dolayı günlerce yüksek ateşle yatmakta ve okullarından geri kalıyor. Bu durumlarda adaçayı ile yapılan gargara mükemmel bir yardımcıdır. Bademcik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://1.bp.blogspot.com/_xIYl87udY0I/SOc3qKonWxI/AAAAAAAAA8w/PYiLjoxj-X8/s400/Mehmet+Yüksel+28.09.2008+116.jpg" alt="" width="168" height="224" />Değerli okuyucu, kış mevsimine yavaş yavaş girmeye başladığımız şu günlerde okul çağındaki çocuklar sık sık farenjit veya bademcik iltihaplanması yaşamaktadırlar. Bademcik iltihabı veya farenjit şikâyetini yıllardır çeken birçok kişi tanıdım. Özellikle okul çağındaki çocuklar bademcik iltihaplanmasından dolayı günlerce yüksek ateşle yatmakta ve okullarından geri kalıyor. Bu durumlarda adaçayı ile yapılan gargara mükemmel bir yardımcıdır. Bademcik ve/veya boğaz iltihabının (farenjit) oluşumuna karşı da gerçek bir koruyucu ve önleyicidir. İlk günlerde gün boyu birkaç defa yapacağınız adaçayı gargarası sizi yeniden dünyaya gelmiş gibi hissettirir. Daha sonraki günlerde haftada birkaç defa bu gargarayı tekrarlamak sizi bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyacak. </p>
<p><strong>Doğal bir antibiyotik</strong><br />
Latince adının ilk kelimesi olan “salvia” korumak, korunmak ve muhafaza etmek anlamına geliyor. Adaçayının içerdiği salvin, carnosol asiti ve cirsimaritin antibiyotik özelliği olan etkin maddelerdir. Özellikle salvin ve carnosol asidi, bakterilerde RNA sentezini etkileyerek çoğalmalarını ve rejenerasyonlarını engeller. Adaçayında bulunan önemli bir eterik yağda, içerdiği cineol’dür. Cineol, öksürüğü engelleyici bir maddedir. Kısaca, adaçayı hem doğal bir antibiyotik hem de doğal bir öksürük engelleyicidir.</p>
<p><span id="more-173"></span>Adaçayında bulunan doğal antibiyotik özellikli etkin maddeler suda çözünen maddelerdir. Suda çözünme özelliklerinden dolayı, alkolle tentürleri yapılmadan doğrudan sıcak suda demleyerek kullanma imkânı sağlar. Ağız gargaralarının çoğu bir miktar alkol kullanılarak hazırlanmak durumundadır. Çünkü, birçok bitkinin içerdiği doğal antibiyotik özelliği taşıyan etkin maddeler suda çözünmediklerinden, su ile hazırlanmaları durumunda etkili olamamaktadırlar. Adaçayının içerdiği doğal antibiyotik özellikli etkin maddeler suda çok kolay çözünme özelliği gösterdiklerinden, hem yetişkinler hem de çocuklar için, sıcak suda demleyip (kısık ateşte kaynatarak) gargara olarak hazırlanmasına  imkân sağlar.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Dİkkat</span></strong><br />
Farenjit ve bademcik problemi olanların sigara ve asitli içeceklerden (kola, soda, maden suyu gibi) özellikle uzak durmaları gerekir. Gargara uygularken bu tür içeceklerden uzak durulmasını öneririm. Bütün bunların paralelinde diş ve ağız temizliğine özen göstermek gerekir. Yemeklerden sonra mutlaka dişlerinizi fırçalayınız. Uygulamada belirtilen gargarayı mutlaka dişlerinizi fırçaladıktan sonra yapınız. Bu noktada, okul çağında çocukları olan anne ve babaların dikkatli olmaları gereken bir konuyu önemle vurgulamak istiyorum; Çocukluk döneminde boğaz iltihabı, boğaz ağrısı   bazı ebeveynler tarafından pek fazla önemsenmeyen bir rahatsızlıktır. Basit bir durum gibi görünen boğaz iltihabının ciddi sonuçlar doğurabileceğini gözardı etmeyiniz. Mutlaka hekiminize danışınız.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">BİLİYOR MUYDUNUZ?</span></strong><br />
Antik çağda ve sonraki yüzyıllarda sebze ve tahıl ekilen alanlara adaçayının yaprak ve sapları serpilirdi. Adaçayına parazitler, böcekler yaklaşamaz. O, bir parazit kovucudur (uzaklaştırıcıdır). Tarlalarda ekili mahsullerin aralarına serpilen adaçayının sap ve yaprakları zirai ilaç olarak kullanılmıştır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">GÜNÜN KÜRÜ</span></strong><br />
<strong>Bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına  karşı da koruyucu</strong><br />
Yaklaşık bir su bardağı (150 ml) klorsuz suda dört-beş gram kurutulmuş adaçayı veya bir tatlı kaşığı taze adaçayı kısık ateşte on dakika demlenir. Günde iki-üç kez gargarası yapılır.<br />
Bademcik veya boğaz iltihabı olanların sabah kalktıklarında ağız kokuları olabilmektedir. Koku dişlerin fırçalanmasından sonra biraz hafifler, kahvaltıdan sonra da tamamen kaybolur. Çünkü gece boyu oluşan iltihap sabah kahvaltısı yapılırken, besinler ile sürüklenerek taşınır. Gün boyu herhangi bir ağız kokusu da çekmezler.<br />
Ancak, gece uykuya geçildiği zaman iltihap oluşumu tekrar başlar. Normalde adaçayı gargarasını hazırlayıp lavabodan eksik etmemeniz gerekir. Her gün ağız temizliğinin ardından bir defa adaçayı gargarasını yapmak ağızdaki bakterilere ve de ağız kokusuna karşı güçlü bir engelleyicidir. Hazırlanan bir bardak adaçayı gargarası 24 saat bozulmadan  bekleyebilir.<br />
Hamileliğin ilk üç ayı çok önemlidir. Hekiminize danışmadan ilaç ve tanımadığınız bitkisel tedavi yöntemlerini kullanmayınız. Memleketimizde bitkisel ilaçların yan tesirinin olmadığı genel olarak yaygın bir görüştür. Bu görüş doğru değildir. Bilmediğiniz ve tanımadığınız bitkileri kullanmadan önce mutlaka bu konunun uzmanı olan kişi veya kuruluşlardan bilgi alınız.<br />
Adaçayı, memleketimizde son yıllarda sıkca tüketilmeye başlanmış bitkisel bir çaydır. Ancak hamileliğin ilk üç ayında adaçayının temkinli kullanılması gerekir. Eğer düşük tehlikesi söz konusu ise kesinlikle adaçayından uzak durulması gerekir. Çünkü, adaçayı yaprakları, düşük yapma riskini artıran dört tane madde içermektedir. Hamile olanların hekimlerine danışmadan, kendi başlarına ilaç almaları ve yine kendi başlarına bitkisel tedavi yöntemlerini seçmeleri yanlıştır. </p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dikkat:</strong></span> Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurtlu.com/profdr-ibrahim-adnan-saracoglu-oksuruge-karsi-adacayi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu Soğan Kürü</title>
		<link>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-adnan-saracoglu-sogan-kuru</link>
		<comments>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-adnan-saracoglu-sogan-kuru#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 01:41:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr. İbrahim Saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar için Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[adet düzensizliği bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici soğan]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu adet düzensizliği]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu bitkisel kürler]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu erken menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu soğan kürü]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim sarçoğlu baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[kuru soğan faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[menapoz için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[soğan faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[soğan kürü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sifalibitkiler.kadinsak.com/?p=70</guid>
		<description><![CDATA[Değerli okuyucu, kuru soğan üzerine olan ilk çalışmalarıma seksenli yılların ortalarında başlamıştım. Aynı zamanda sarımsak ve pırasayı da inceliyordum. Çünkü üçü de aynı familyadandır.Topraktan henüz çıkmaya başlamış, bu üç bitkinin taze filizlerini kopartıp tadına baktığınızda damak tatları birbirinin aynıdır. Onları birbirlerinden ayırt etmek zordur. Ancak, bir-iki haftadan itibaren morfolojileri, kimyaları ve tatları giderek belirgin şekilde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-71" title="sogan" src="http://kurtlu.com/wp-content/resim/2009/02/sogan.jpg" alt="sogan" width="197" height="181" />Değerli okuyucu, kuru soğan üzerine olan ilk çalışmalarıma seksenli yılların ortalarında başlamıştım. Aynı zamanda sarımsak ve pırasayı da inceliyordum. Çünkü üçü de aynı familyadandır.Topraktan henüz çıkmaya başlamış, bu üç bitkinin taze filizlerini kopartıp tadına baktığınızda damak tatları birbirinin aynıdır. Onları birbirlerinden ayırt etmek zordur. Ancak, bir-iki haftadan itibaren morfolojileri, kimyaları ve tatları giderek belirgin şekilde farklılaşır.<br />
Her üçünde de antibakteriyel (antibiyotik) ve ağrı kesici (analjezik) özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır. Yetişkin dönemlerine gelindiğinde doğal antibiyotik güç, sarımsakta en fazladır. Soğanda bu güç orta derecede bulunurken, pırasada bu ölçü en minimum  düzeyde kalır. Yetişkin soğanın ağrı kesici gücü ise maksimum düzeye çıkar. İleri tarihlerde sarımsak ve pırasanın içeriğinde saklı olan etkin özelliklerini ayrı başlıklar altında sizlere tanıtmaya çalışacağım. Çünkü, aynı aileye (familya) ait bu üç sebze yetişkin evrelerinde kür olarak uygulandıklarında birbirlerinden tamamen farklı hastalıklara karşı potansiyel bir güç oluşturabilmektedirler. Pırasa, böbrekte oluşan litogen yapıya karşı etkili olurken, sarımsak ise vücudun bazı bölgelerinde oluşan plaklara karşı etkin rol oynayabilmektedir. Bu kısa girişten sonra bugünkü, sebzemize tekrar geri dönelim.<br />
Onu doğrarken gözyaşlarını tutmak ne mümkün.  Gözlerden yaş gelmesine neden  olan yapısında kükürt bulunan propanthial-S-oksit  maddesidir. Eğer soğanı doğrarken gözyaşı dökmek istemiyorsanız, ağzınıza bir lokma ekmek alıp çiğneyerek doğrayınız.</p>
<p><span id="more-172"></span><span class="HaberBaslik1"><strong>KADINLAR İÇİN</strong></span><br />
 Zaman zaman geçmişte araştırdığım bir bitkiye tekrar tekrar geri döner, yeni elde ettiğim deneyimlerimin ışığında onu tekrar araştırmaya başlarım. Kuru soğanın rahim ve yumurtalıklar üzerinde nedenli etkili olabildiğini fark ettim. Onu, 2009’un bitkisi olarak tanıtmayı düşünüyordum ki, yaşlılığa bağlı eklem kireçlenmesini ortadan kaldırıcı bitkiyi keşfettim. Bu nedenle 2008’in son aylarında kuru soğanın bu potansiyel gücünü erken açıklamayı daha uygun buldum.<br />
Kuru soğan, Polikistik Over Sendromu (PCOS) yaşayan kadınların imdadına yetişen mükemmel bir destekleyici ve yardımcı tedavi imkânı sunmaktadır. Erken menopoza giren kadınların da imdadına yetişebilmektedir. Küçük ve orta çaplı miyomu olan kadınlar da kuru soğan küründen istifade edebilirler.<br />
Polikistik over şikâyeti olanlar, büyük bir olasılıkla kürü uygulamaya başladıktan bir-iki gün sonra beyaz-sarı renkte bolca akıntı yaşamaya başlayabilirler. Uzun zamandan beri âdet (regl) görmüyorlar ise, âdet görmeye başlayabilirler. Aynı şekilde menopoza yeni girmiş kadınlar da tekrar düzenli adet görmeye başlayabilir. Rahim duvarı incelmesi olan kadınların  rahim duvarlarının kalınlaşmasında da etkilidir. Kuru soğan sanki, kadınların rahim ve yumurtalıkları için yaratılmış bir sebze&#8230;<br />
Endometrioma, rahimin içini döşeyen zar tabakasının  yumurtalıklarda bulunması ve her adet döneminde kanayarak kistik yapı oluşturmasına denir. Bu kistin içi, kahverengi kıvamlı sıvı ile doludur bu nedenle çikolata kisti de denir. Hastalar hekimlerine kısırlık, sancılı veya ağrılı adet görme, ilişki esnasında ağrı görme  şikâyeti ile başvururlar. Başlangıç evresinde olan endometrioma tedavisinde de oldukça güçlü bir yardımcı tedavi imkânı sunar.</p>
<p><span class="HaberBaslik1"><strong>ERKEKLER İÇİN</strong></span><br />
 Yıllar önce kuru soğanı araştırırken prostatite (prostat içi iltihaplanma) bağlı ağrı çeken erkeklerin imdadına yetişebileceğini bulmuştum. Prostatite bağlı ağrı çeken bazı hastalar için uygun bir ağrı kesici bulmak da çok zordur. Bilinen hiçbir ağrı kesici onlara derman olmaz. Almanya’da “Medizin Forum-Prostatitis” sitesine yazı yazan bir prostatit hastası, prostatite bağlı sürekli ağrı çektiğini ve bu durumun kendisini intiharın eşiğine getirdiğini yazmıştı. Bu hastaya soğan kürünü uygulamasını önermiştim. Aradan birkaç gün geçtikten sonra nasıl teşekkür ettiğini hâlâ unutamam.</p>
<p><span class="HaberBaslik1">GÜNÜN KÜRÜ -1</span><br />
<span class="HaberBaslik2">‘Polykistik over’e, erken menopoza ve miyomlara karşı</span><br />
İki bardak klorsuz suyu (yaklaşık 250-300 ml) kaynatınız. Orta boy yemeklik kuru soğanın en dış açık kahverengi ince kabuğunu soyduktan sonra dörde veya altıya bölüp kaynamakta olan suyun içerisine atınız. Ağzı kapalı olarak beş dakika kaynattıktan sonra ocaktan indirip ılımaya bırakınız. Ilıyınca, süzülür ve ılık olarak bir su bardağı öğle yemeğinden on dakika önce içilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden önce tekrar taze olarak hazırlanıp on dakika önce içilir. Bu küre onbeş gün devam edilir ve kür sonlandırılır. <br />
<em>Dikkat:  Kırmızı veya mor soğan amaca uygun değildir. Uygulanacak olan soğan kürünün taze hazırlanması ve ılık olarak içilmesi şarttır. Soğuk olarak veya beklemiş haşlama suyu içilmemelidir.</em></p>
<p><span class="HaberBaslik1"><strong>GÜNÜN KÜRÜ -2</strong></span><br />
<span class="HaberBaslik2">‘Prostatit’e bağlı şiddetli ağrılara karşı</span><br />
Bir hafta boyunca her gün iki öğün, sabah ve akşam ikişer adet orta boy kuru soğan preslenip yarım dilim ekmekle beraber tüketilir. Presleme esnasında çıkan soğanın suyunu ziyan etmeyiniz ve de kesinlikle tuzlamayınız. Soğanı presleme imkânı bulamıyorsanız, ağızda uzun uzun çiğneyerek beraberinde yarım dilim ekmekle beraber tüketebilirsiniz. Katı meyve sıkacakları, soğan suyunu çıkarmak için de mükemmel bir çözümdür. Kuru soğanın suda veya ateşte pişirilmeden çiğ olarak tüketilmesi gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-adnan-saracoglu-sogan-kuru/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dr. İbrahim Saraçoğlu Brokoli Kürü</title>
		<link>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-saracoglu-brokoli-kuru</link>
		<comments>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-saracoglu-brokoli-kuru#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 01:32:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr. İbrahim Saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar için Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[bırokoli faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[bırokoli kürü]]></category>
		<category><![CDATA[brokoli  faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[brokoli bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[brokoli kürü]]></category>
		<category><![CDATA[brokoli nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[brokoli yararları]]></category>
		<category><![CDATA[fibrokist iyi gelen bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu brokoli]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[memedeki fibrokistler için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[prostat büyümesi için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[prostat için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[şifali bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sifalibitkiler.kadinsak.com/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[Değerli okuyucu, brokoli üzerinde en fazla ve en uzun araştırma yapmış olduğum sebzelerden bir tanesidir. Brokoli memleketimizde son on yıldan beri tanınmaya başlamıştır. Halbuki, Bizans döneminde Anadolu’da ve Akdeniz Bölgesi’nde özellikle yetiştirilmiş bir sebzedir. Brokoli, karnabaharın yeşiline benzeyen bir sebzedir. Brokoli gerçek bir C vitamini deposudur. Orta büyüklükteki brokoli günlük C vitamini ihtiyacımızın tam iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-68" title="brokoli" src="http://kurtlu.com/wp-content/resim/2009/02/brokoli.jpg" alt="brokoli" width="200" height="200" />Değerli okuyucu, brokoli üzerinde en fazla ve en uzun araştırma yapmış olduğum sebzelerden bir tanesidir. Brokoli memleketimizde son on yıldan beri tanınmaya başlamıştır. Halbuki, Bizans döneminde Anadolu’da ve Akdeniz Bölgesi’nde özellikle yetiştirilmiş bir sebzedir. Brokoli, karnabaharın yeşiline benzeyen bir sebzedir. Brokoli gerçek bir C vitamini deposudur. Orta büyüklükteki brokoli günlük C vitamini ihtiyacımızın tam iki katını karşılar. Brokolinin lifli yapısı ve içerdiği beta karoten sağlıklı bir bağırsak florası için vazgeçilmez birer takviyedir. Aynı büyüklükteki brokoli günlük A vitamini ihtiyacımızın yüzde 15’ini karşılar. Burada okuyucuya hatırlatmakta fayda görüyorum, besinlerdeki A vitaminini, A vitamini olarak değil beta karoten olarak alırız.<br />
Besinlerde bulunan beta karoten A vitamininin ön basamağıdır. Beta karoten vücudumuza alındıktan sonra yine vücudumuz tarafından A vitaminine dönüştürülür. Gerek beta karoten gerekse de C vitamini güçlü birer antioksidandırlar. Brokoli çok çeşitli etkin maddeler içeren bir sebzedir. Kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu  ve önleyici gücü olan bu etkin madde sulforafen’dir.  Brokoli quercetin adı verilen doğal antibiyotik içermektedir.</p>
<p><span class="HaberBaslik1"><strong>Erkekler için</strong></span><br />
Brokoli prostatit şikâyetlerine karşı mükemmel bir yardımcıdır. İyi huylu prostat büyümesi (benign prostate hypertrophy) 40-45 yaşından sonra erkeklerin yüzde 43’ünde, 50-55 yaşlarında yüzde 50’sinde ve 60 yaşlarından sonra da yüzde 55‘inde görülen bir rahatsızlıktır. Genel olarak başlangıç şikâyetleri geceleri sık idrara kalkma, idrar yaparken zorlanma ve çatallanma, idrar kesesini tam boşaltamama (miksiyon) şeklinde olmaktadır. Daha ileri safhalarda ise idrar yaparken yanma, idrar tutmada zorlanma ve cinsel isteksizlik de baş gösterebilmektedir. Brokoli kürü hem prostatit hem de iyi huylu prostat büyümesi şikâyetlerinde mükemmel bir yardımcıdır. Genel bir kural olmasa da  bazı erkeklerde orta yaştan itibaren östrojen hormonu yükselmeye başlar.  Bunun nedeni, östrojen hormonu metabolizmasının yavaş çalışmaya başlamasıdır. Yani, östrojen hormonunun vücudumuzdaki yok edilme hızı (yıkımı) yavaşlamaktadır. Sonuç olarak, östrojen hormonu seviyesi yükselmeye başlar. Östrojen hormonunun yükselmesi erkeklerde cinsel isteksizliğe de neden olmaktadır. İşte, brokolide bulunan üç tane etkin madde, (bunlardan bir tanesi di-indol-methan) östrojen hormon metabolizmasını hızlandırarak, bu hormonu normal seviyesine indirebilmektedir.</p>
<p><span id="more-170"></span></p>
<p><span class="HaberBaslik1"><strong>Kadınlar için</strong></span><br />
Brokolinin, her iki kadından bir tanesinin göğüslerinde oluşan fibrokistleri ortadan kaldırmadaki gücünü brokoliyi ilk araştırmaya başladığım yıllarda henüz bilmiyordum. Aradan geçen onbeş yıldan sonra tekrar brokoliyi incelemeye başladığımda, brokolinin kadınların memelerinde oluşan fibrokistleri (solid kitle değil) ortadan kaldırmadaki gücünü gördüğümde heyecanımı unutamam. Bu satırları yazarken aynı heyecanı tekrar yaşadığımı belirtmek isterim. Fibrokistlere bağlı olarak adet öncesi ve adet döneminde göğüslerde oluşan ağrıların da ortadan kalktığını hayretle gözlemleyebileceksiniz.<br />
Osteoporoz şikâyeti olanların imdadına yetişir. Çünkü, o bir kalsiyum bombasıdır. Bir bardak sütten alacağınız kalsiyumun kat kat fazlasını bir porsiyon brokoli tüketerek alabilirsiniz. Sütün içerdiği kolesterolden de olumsuz etkilenmemiş olursunuz. Brokolinin kendine özgü olan lifli yapısı, bağırsak florasını düzenlemede ve kabızlığa karşı önleyicidir.</p>
<p><span class="HaberBaslik1"><strong>GÜNÜN KÜRÜ</strong></span><br />
<span class="HaberBaslik2">Kür 1: Prostatit ve iyi huylu prostat büyümesine karşı </span><br />
Yaklaşık, yarım litre kaynamakta olan suyun içine 200-250 gram brokoliyi atınız. Hafif ateşte en fazla beş dakika haşlayınız. Ilıdıktan sonra süzüp ayırınız. Üçte birini sabah, üçte birini öğlen ve son kalan üçte birini de akşam aç karnına içiniz. Haşlanmış brokoli parçalarını tüketmek zorunda değilsiniz. Mühim olan haşlama suyunu tüketmektir. Her yedi günlük uygulamanın sonunda üç gün ara veriniz. Sabah erken işe gitmek durumundaysanız, sabah ve akşam içeceğiniz haşlanmış brokoli suyunu akşam hazırlayıp  içiniz. Geri kalan yarısını da sabah içimi için buzdolabında koruma altına alabilirsiniz.</p>
<p><span class="HaberBaslik2"><strong>Kür 2:</strong> Kadınların memelerinde oluşan fibrokistlere karşı</span><br />
Yaklaşık, yarım litre kaynamakta olan suyun içine 200-250 gram brokoliyi atınız. Hafif ateşte en fazla beş dakika haşlayınız. Ilıdıktan sonra süzüp ayırınız. Üçte birini sabah, üçte birini öğlen ve son kalan üçte birini de akşam aç karnına içiniz. Haşlanmış brokoli parçalarını tüketmek zorunda değilsiniz. Mühim olan haşlama suyunu tüketmektir. Ara vermeden toplam uygulama zamanı yirmi bir gün olacaktır. Sabah erken işe gitmek durumun-daysanız, sabah ve akşam içeceğiniz haşlanmış brokoli suyunu akşam hazırlayınız. Geri kalan yarısını sabah içimi için buzdolabında koruma altına alabilirsiniz. Yirmi bir gün tamamlandıktan sonra üç gün ara verip ikinci yirmi bir günlük kür uygulanır ve kür sonlandırılmış olur.</p>
<p><span class="HaberBaslik2">SORU &#8211; CEVAP</span><br />
<strong>Soru: </strong>Sayın hocam, yıllardır geniz akıntısı şikâyetinden mustaribim. Bana bir öneride bulunabilir misiniz?<br />
<strong>Cevap:  </strong>Bunun için adaçayı kürünü öneririm. Yaklaşık bir su bardağı suda bir poşet adaçayı veya bir tatlı kaşığı taze adaçayı on dakika demlenir. Günde 2-3 defa gargarası yapılır. Özellikle akşam yatağa ve sabah evden çıkarken mutlaka bir-iki kez gargarası yapılmalıdır. Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca her gün bir çay bardağı adaçayı içilir. Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitkiyi suyunun içinde bekletmeyiniz mutlaka süzüp ayırınız. Gargara için hazırlanan bir bardak adaçayı 48 saat bozulmadan bekleyebilir.</p>
<p>milliyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurtlu.com/dr-ibrahim-saracoglu-brokoli-kuru/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dr. Ahmet Maranki Kısırlık tedavisinde Kullanılacak  şifalı bitkiler</title>
		<link>http://kurtlu.com/dr-ahmet-maranki-kisirlik-tedavisinde-kullanilacak-sifali-bitkiler</link>
		<comments>http://kurtlu.com/dr-ahmet-maranki-kisirlik-tedavisinde-kullanilacak-sifali-bitkiler#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2009 04:22:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr. Ahmet Maranki]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar için Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki bitkisel kürler]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki şifalı otlar]]></category>
		<category><![CDATA[amet maranki]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk olması için]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk olması için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yapmak için hangi bitki]]></category>
		<category><![CDATA[doktor ahmet maranki]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlıkkısırlık için bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[maranki kısırlık tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[maranki.com]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet maranki]]></category>
		<category><![CDATA[prof ahmet maranki]]></category>
		<category><![CDATA[şifali bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[www.maranki.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sifalibitkiler.kadinsak.com/?p=64</guid>
		<description><![CDATA[İnfertilite kısırlık çiftlerin düzenli bir cinsel yaşamı olmasına rağmen 1 senilik süre zarfında gebelik oluşmaması olarak isimlendirilir..Kısırlık çiflerin evliliklerindede sorunlar yaşatabilir. birbirini şuçlamalar en tehlikeli konuşma biçimir. Tedavisi için ileri teknoloji gerektiren yöntemler kullanmayı gerektirir. Teknolojiye başvurmadan önce gebelik şansının yaşam tarzınızdaki ya da diğer değişikliklerle artırılıp artırılmayacağını anlamak için buna neden olan herşeyi ortadan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnfertilite kısırlık çiftlerin  düzenli bir cinsel yaşamı olmasına  rağmen 1 senilik süre zarfında gebelik oluşmaması olarak isimlendirilir..Kısırlık çiflerin evliliklerindede sorunlar yaşatabilir. birbirini şuçlamalar en tehlikeli konuşma biçimir. Tedavisi için ileri teknoloji gerektiren yöntemler kullanmayı gerektirir.</p>
<p>Teknolojiye başvurmadan önce gebelik şansının yaşam tarzınızdaki ya da diğer değişikliklerle artırılıp artırılmayacağını anlamak için buna neden olan herşeyi ortadan kaldırmak isteyebilirsiniz. Bu süre zarfında da doğal alternatifleri değerlendirmekte fayda var.</p>
<p><strong>Kısırlık tedavisi için önerilen şifalı bitkiler:</strong></p>
<p>Ahududu (Rubus idaeus) : Kadınlarda hamilelik sırasında ortaya çıkan rahim iltihapları için ahududu yapraklarından yapılan çay önerilir. Hayvan yetiştiricileri ahududu yapraklarını,üretkenliklerini arttırmak için erkek hayvanların yemlerine karıştırırlar.</p>
<p>Herbalist Kathi Keville kısır erkeklerin ahududu yapraklarından yapacakları çayı demleyip içmelerini öneriyor.<br />
<span id="more-166"></span></p>
<p>Zencefil (Zingiber officinale) : Yapılan bir araştırma zencefilin sperm sayısını ve hareketliliğini büyük ölçüde artırdığını göstermiştir.</p>
<p>Karnabahar ve B6 vitamini içeren besinler: Mikro gıda takviyelerini savunanlar,kısırlık için genellikle karnabahar önermektedirler. Bu vitamin en çok Karnabahar, su teresi, ıspanak, muz, bamya, soğan, brokoli, kabak, karalahana, yer lahanası,bürüksel lahanası,bezelye ve turpda bulunur.</p>
<p>Ayçiçeği ve Arginin içeren diğer bitkiler : Sperm sayısı düşük erkeklere doğal şifacılar tarafından genellikle arginin takviyesi önerilir. Arginin Ayçiçeğinde yeterli oranda bulunur.</p>
<p>Günde 4 gram arginin almak için 50 gram kadar ayçiçeği tüketmek yeterlidir.Bu hayati besini yüksek oranlarda içeren diğer besinler ise sırasıyla ; keçiboynuzu, ak ceviz, acı bakla, yer fıstığı, susam, soya fasulyesi, su teresi, çemen, hardal, badem, bakla ve mercimektir.</p>
<p>Ispanak ve çinko içeren diğer bitkiler: Bazı araştırma sonuçları, çinko eksikliğinin erkeklerde üretkenliği ve sperm kalitesini düşürebileceğini göstermiştir.</p>
<p>Çinko bakımından zengin kaynaklar arasında ıspanak, maydanoz, bürüksel lahanası, salatalık, taze fasulye,hindiba, börülce, kuru erik, ve kuşkonmazı sayabiliriz.</p>
<p>Bu bitkilerden bulabildiklerinizi büyük bir tencerede kaynatırsanız çinko bakımından zengin bir çorba elde edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurtlu.com/dr-ahmet-maranki-kisirlik-tedavisinde-kullanilacak-sifali-bitkiler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

