Kilo vermek için en iyi mevsim sonbahar
Sonbaharın havası bir başka oluyor. Kısa günler ve daha az güneş; serotonin eksikliği, dolayısıyla can sıkıntısı, keyifsizlik ve mutsuzluk demek. Yemeğe en çok koştuğumuz zamanlar bunlar. Peki ya diyetiniz bundan nasıl etkilenecek?
Tüm bu fiziksel ve ruhsal değişimlere karşı tabii ki vücudunuzun da bir tepkisi olacak. Öncelikle makarna, patates ve pilav givi karbonhidratlara olan ihtiyacınız artacak. Çünkü kendinizi rahat ve iyi hissetmek için serotoninizi artırmanız gerek. Çikolata ve tatlılar da gene serotonini artıracak diğer gıdalar. Hal böyle olunca, midenizi bunlarla tıka basa doldurup kilo almanız işten bile değil. Zaten kışın çoğumuza olan da bu değil mi? Ancak yeme ve egzersiz alışkanlıklarınızda yapacağınız basit değişikliklerle bunun üstesinden gelebilirsiniz.
Ağırlık çalışmasını egzersiz planınıza dahil edin
Haftanın üç günü koşmanın ya da yürümenin ve bisiklete binmenin kilo almanızı önleyeceğini düşünüyorsanız, buna bir de ağırlık çalışmasını ekleyip o zaman görün. Ağırlığın uyguladığı dirence karşı çalışacağınızdan, daha çok enerji harcayacaksınız. Ayrıca vücudunuz sıkılaşarak şekle girecek ve inceleceksiniz.
Ağırlık çalışmasının bir diğer yararı da metabolizmanızın hızını artırmasıdır. Fitness uzmanları, eğer haftada 20′şer dakikadan üç kez ağırlık çalışırsanız, 3 aydan sonra kilo kaybetme hızınızda bir değişiklik göreceğinizi belirtiyorlar.
Ah şu dışarıda yenen öğle yemekleri…
Çalışıyorsanız, muhtemelen dışarıda yiyorsunuz demektir. Bu durumda da, ya yemeniz gereken türde sağlıklı bir şeyler bulmakta zorlanıyorsunuzdur, ya da vakit darlığından fast food tarzı besinlerle karnınızı doyuruyorsunuzdur. Tabii bu tür besinlerin içerdiği yağdan bahsetmeye bile gerek yok. Ev yemeği yapan bir yerde yeme şansınız bile olsa, o yemeklerin nasıl piştiğini bilmiyorsunuz. Ne kadar yağ koyarlar, tereyağ mı zeytinyağı mı kullanılır emin olamazsınız.
Izgara etler ve salata dışarıda yenen yemekler açısından en iyi olasılıktır. Bunun dışında yapabileceğiniz bir şey de yemeğinizi evden getirmektir. Mesela kendi sandviçlerinizi yaparak içine istediğiniz kadar salata koyabilirsiniz. Canınız sosis mi istedi? Haşlayıp, bir folyoya sarıp yanınızda getirin. Böylece soslardan, mayonezden, fazla yağdan kurtulmuş olursunuz.
Tatlıdan vazgeçmenize gerek yok
Nedense, kışın yaza göre daha az meyva yeriz. Tabii çeşitliliğin daha az olması bunun sebebi olabilir. Ancak hastalıklara karşı ayakta durabilmemiz için de günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve yememiz gerekiyor. Meyve ve sebzeyi artırmanın ve basit karbonhidrat grubuna giren pasta, kek, börek nevi besinleri azaltmanın iyi yanı da, kilo vermenin kolaylaşmasıdır. Çünkü bu besinlerin hem kalorisi daha düşüktür, hem de oldukça doyurucudurlar. Ayrıca meyveleri tatlıya da dönüştürebilirsiniz.
Sağlıklı ve nispeten düşük kalorili tatlılar için meyveleri fırında pişirebilirsiniz. Az yağlı pudinglerde fırında pişmiş elma, buharda pişmiş armut ya da erik kullanabilirsiniz. Tarçın ve zencefil de lezzet katar. Şeker yerine de balı tercih edebilirsiniz. Ayrıca yoğurdunuzu da meyvelerle karıştırarak lezzetli ve sağlıklı bir tatlıya dönüştürebilirsiniz.
Özel günler için zayıflama fikrinden kurtulun
Yılbaşında gideceğiniz partiyi, ya da bayramda çıkacağınız tatili düşünerek zayıflamaya çalışmak fikri tabii ki çok çekici. Ama tabii bu kadar çabuk vermeyi planladığınız kiloları, bu kadar çabuk da alacağınız gün gibi aşikar olduğundan, kendinizi kasmanızın fazla anlamı yok. Çünkü kilo vermek istiyorsanız, yaşam tarzınızdaki ufak değişikliklerle uzun bir sürede sonuç almayı beklemelisiniz.
İncelmek istiyorsanız, tüm yediklerinizi bir hafta boyunca kaydetmek işe yarayabilir. Böylece yeme alışkanlıklarınızı öğrenir, yeme şeklinizi buna göre programlayabilirsiniz.
Sütlü kahvenizi sadesiyle değiştirin
Kahveden vazgeçemiyorsanuz, o zaman krema ve sütten vazgeçin. Sütlü kahvede yaklaşık 225 kalori bulunuyor. Eğer diyet süt kullanırsanız, bu 135 kaloriye düşüyor. Sade kahvede bulunan kalori ise 15′ten az.
Egzersiz rutininizi interval çalışmasına çevirin
Daha etkili bir çalışma için, her zaman yaptığınız koşu ya da yürüyüşü interval çalışmasıyla değiştirin. Interval çalışmasında, aynı egzersizi belli bir süre boyunca yapmak yerine, aynı egzersizde hızlanıp yavaşlayarak, ya da aralara farklı egzersizler katarak karma bir çalışma yapıyorsunuz.
Yeni başlayanlar, iki dakikalık seri bir yürüyüşle başlayıp, daha sonra iki dakika koşup, ardından tekrar yürüyüşe dönebilirler. Bunu haftada 3 kez, 20 dakika boyunca uygulayın. Aynı hızda yürümek ya da koşmaktan daha fazla kalori yaktığınızı fark edeceksiniz.
Türlü gibisi yok
Havalar soğumaya başladıkça vücudun besinlere olan ihtiyacı da artıyor. Bu durumda yazın serin ve hafif gelen salatalar yetersiz kalabiliyor. Ama daha çok kaloriye ihtiyacımız olması, bu kalorileri yağlı ve şekerli besinlerden almamızı gerektirmiyor. Bunun yerine türlü ve güveç gibi yemekler sayesinde ihtiyacımız olan vitamin ve mineralleri karşılayabilirsiz. Üstelik hem doyurucu, hem besleyici, hem de daha az kalorililer.
Meyve diyetiyle zayıflayın
Kışı elma ve portakalla geçirdikten sonra, yaz meyvelerinin çeşitliliği insanın başını döndürüyor. Üstelik bu lezzetli meyvaları yiyerek zayıflayabilecek olma fikri insanı iyiden iyiye baştan çıkarıyor.
Yaz aylarının en güzel yanı, pazarları ve manavları renklendiren mevsim meyvaları olsa gerek. Bunlar, sıcak yaz günleri için serin bir seçenek oluştururken, diyet yapmak ve sağlıklı kalmak isteyenlere de yardımcı oluyor.
Meyveleri seven, ancak aşırı kilolarından sürekli olarak yakınanlar, 12 günlük meyve diyeti ile kilolarından sağlıklı zayıflamayla kurtulabilirler. Yani fazla kilonuz varsa, buzdolabınızı meyvayla dolduruyorsunuz.
Şeftali, karpuz, kavun, kayısı, kiraz, elma, çilek, üzüm gibi meyveler, gün içerisinde kaybedilen su ve mineral tuzları geri kazandırıyor. Genç ve güzel kalmanız için gerekli vitamin ve anti-oksidanları bol miktarda içeren meyveler, lif açısından da zengin olduklarından bağırsak sisteminiz düzene girebilir. Böylece vücudunuzdaki toksinleri, yani zararlı maddeleri rahatlıkla dışarı atabilirsiniz. Meyve diyeti ile hem fazla kilolarınızdan kurtulup, hem de sağlık ve güzellik kazanacaksınız.
Meyve diyeti
Uzmanlara göre, diyetin ilk 3 gününde yeşil elma, az olgunlaşmış muz, kivi, armut, ananas, salatalık gibi yeşil meyve ve sebzeler yenilebilir. Az miktarda şeker ve lif içeren bu meyveler, yeni beslenme düzenine yavaş yavaş alışmayı sağlıyor. Böylelikle ani beslenme değişikliğinin neden olduğu kabızlık ve şişkinliğe maruz kalınmıyor.
Diğer 3 günde kayısı, şeftali, kavun, pembe greyfurt, portakal ve muşmula gibi vitamin ve şeker açısından zengin sarı meyvelerle ağırlıklı beslenilebilir.
Bundan sonraki 3 gün boyunca diyette karpuz, çilek, vişne, kırmızı üzüm gibi kırmızı meyveler ağırlıkta olacak. Son üç gün boyunca ise tüm meyvelerden karışık olarak yenilebilir. Ayrıca 3 değişik meyve kokteyli de tatlı ihtiyacını karşılamaya yardımcı olacak.
Yeşil Elma: 100 gramında sadece 38 kalori bulunuyor. Elmayı kabuklarıyla birlikte yemek, diş etlerine masaj yapıp sağlıklı kalmasını sağlıyor.
Muz: 100 gramında 65 kalori var. Enerji veriyor, olgunlaştıkça sindirim güçleşiyor, kas kramplarını engelliyor.
Kivi: 100 gramında yalnızca 44 kalori var. Kivi ve portakal C vitamini ve lif içeriyor, bağırsakları yumuşatıp sindirimi kolaylaştırıyor.
Armut: 100 gramında sadece 35 kalori bulunuyor. Bağırsak hareketlerini düzenliyor ve sinirleri yatıştırıyor. Olgunlaşmamışsa şişkinlik yapabilir.
Limon: 100 gram limon suyunda yalnızca 6 kalori bulunuyor. C vitamini ve bağışıklık sistemini güçlendiren anti-oksidanlar içeriyor.
Ananas: 100 gramında yalnızca 40 kalori bulunuyor. Sindirim sistemine yardımcı olan enzimler içeriyor.
Aç kalmak şişmanlatıyor
Artık hepimiz diyetten ve zayıflamaktan bahseder hale geldik, ama çoğumuzun diyetten anladığı aç kalmak. Oysa diyet aç kalmak olmadığı gibi, tersine bir durum da söz konusu. Yani aç kalmak şişmanlamaya sebep oluyor.
‘Diyet’ kelimesi hepimizin ağzında ama kelimeye dair yanlış bir anlayış söz konusu: Diyetten, bahsedildiğinde, akla ilk gelenler az yemek ya da yememek gibi eylemler. Oysa diyetten kasıt sağlıklı bir beslenme şekli. İster şişman, ister şeker ya da kalp hastası, ister çocuk olun; diyetten kasıt sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıklarının kazanılmasıdır. Kişinin enerji ihtiyacının yüzde 55′i karbonhidratlardan, yüzde 15′i proteinlerden, yüzde 25-30′u da yağlardan gelmelidir. Bu dengeyi sağladığınız zaman, beslenme tedavisini halledebilirsiniz. Dolayısıyla, zayıflama diyetleri de bundan ayrı düşünülemez.
Günümüzde dış görünüm neredeyse her şeyden önemli hale geldiği için; bu türden estetik kaygılar da, sağlıklı beslenme işini bir pazar haline getirdi. Oysa zayıflamak isteyen herkes aslında tıbbi anlamda şişman değil. Bu nedenle zayıflamak isteyen bir kişinin, öncelikle şişman olup olmadığının tespit edilmesi gerekiyor. Bunun için de ‘Beden-Kütle Endeksi’ denilen bir ölçümden yararlanılır. Ölçüm aralıklarına göre şişmanlık tanısı konur. Böylece ideal kilonun ne olması gerektiği belirlenir. Eğer kişi şişmansa, güvenilir bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir. Şişmanlık, tedavisi zorunlu bir hastalıktır. Tedavi de diyetisyen, hekim ve hatta psikologların ortak çalışmasını gerektirir.
Öğün disiplinine uyulmalı
Zayıflamak isteyen herkes, bu işi en kolay, zahmetsiz ve en kısa zamanda halletmek ister. Oysa alınan kilolar bir haftada alınmadığı gibi bir haftada da verilemez. Aç kalmak, şişmanlamanın bir başka yoludur; çünkü bedenimiz açlığa göre değil, sık aralıklarla beslenmeye göre programlanmıştır. Bunun için de öğün disiplinine çok iyi uymak gerekiyor. Yemeklerimizi aralıklı olarak yediğimizde, beden aç kalma tehdidi içinde olduğunu düşünüyor. Böylece yenilen tüm yiyecekleri depolayıp, kıtlık dönemlerinde kullanmak üzere yağa dönüştürüyor. Bunu yaparken de metabolizmayı yavaşlatıyor. Dolayısıyla tek öğünle beslenmek ve öğün atlamak şişmanlığın nedenlerindendir.
Tek öğün beslenmenin bir adım ötesi ise bulumia, ya da anoreksia nervoza hastalıklarıdır. Bunlar zayıflama takıntısıyla yememe, yediklerini kusma gibi davranışlarla ilerleyip, ölümle sonuçlanabilen ciddi hastalıklar. Bu hastalığa sahip kişiler, zayıflama takıntıları nedeniyle, kendilerini olduklarından şişman görme eğilimine ve hep daha fazla zayıflama arzusuna sahip oluyorlar.
Su içmemek büyük hata
Yapılan en büyük hatalardan biri de su içmemek. Vücudumuzun yüzde 60′ı su. Bunun için mutlaka yeterince su almamız gerekiyor. Su aynı zamanda metabolizmayı hızlandırıyor ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı oluyor.
Çok düşük kalorili diyetlerle, tek besinle beslenmede, gerçekten yağ dokusunun kaybetmek mümkün değildir. Kısa zamanda kilo verdiğinizde, yağ değil, kas ve su kaybı yaşarsınız. Ayrıca bu beslenme şeklini bırakıp, eski beslenme şeklinize döndüğünüz anda, tekrardan kilo almaya da başlarsınız. Üstelik bu kilo alış çok da hızlı olur. Bu tür kilo alıp vermeler metabolizmayı da değiştirip, yavaşlamasına sebep olur. Zayıflamada asıl hedef, beslenme alışkanlıklarımızı değiştirerek bunu hayat biçimine dönüştürmek ve sürekli kılmaktır.
Egzersiz olmadan zayıflamak hayal
İncelmek için türlü çareler öneriliyor. Bunlar arasında yeşil çay içmekten, sıkılaştırıcı kremler sürmeye, keten tohumu yemekten elma sirkesi içmeye kadar pek çok kanıtlanmamış öneri var. Oysa dengeli beslenmeye başlayıp, bununla birlikte egzersiz uyguladığınızda, hem zayıflamanız kesinleşir, hem de kalıcı olur. Egzersizi hayatınıza çeşitli şekillerde katabilirsiniz. Asansör yerine merdivenleri kullanıp, otobüsten bir durak önce inebilir, arabayla gittiğiniz yakın yerlere yürümeyi deneyebilirsiniz. Yeni bir şeyler denemek adına yoga gibi spor dallarına başlayabilir, ya da bir spor salonuna kaydolabilirsiniz. Önemli olansa bunları hayatınızın bir parçası haline getirerek düzenli uygulamaktır.

- Atatürk fotoğrafları resimleri
- Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Merkezi görünmez pelerin teknolojisini geliştiriyor
- Cilt kanseri hakkında bilgiler
- Gelinlik nasıl şeçilmeli gelinlik şeçerken
- Nokia X 7 İncelemesi
- Dr. Ender saraç Cilt Kırışıklıkları için lavantalı maske
- Nissan yeni Murano özellikleri
- michael jackson öldü
- Altını ıslatmada genetik faktör
