Okul kantinlerinde kola ve cips kırmızı listede

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Yardımcısı Bekir Keskinkılıç, Türkiye Halk Sağlığı Kurumunda düzenlediği basın toplantısında Milli Eğitim Bakanlığına sunulan çalışma hakkında bilgi verdi.

Sağlıklı beslenme konusunda erken yaşta başlayan alışkanlıkların, yaşam tarzının insanların hastalıklardan uzak yaşamasını önemli ölçüde etkilediğini belirten Keskinkılıç, bu doğrultuda yaklaşık 4 yıldır önemli bir çalışma yürüttüklerini bildirdi.

2013’te ilköğretim çağındaki öğrenciler arasında bir araştırma yaptıklarını aktaran Keskinkılıç, “7-8 yaş grubunda beslenme alışkanlıkları araştırması yaptık, gördüğümüz maalesef çocuklarımızın 4’te birinin daha bu yaşlarda kilo problemiyle başbaşa kaldığı” dedi.

Yiyecek ve içecekler 3 grupta sınıflandırıldı

Keskinkılıç, çocuklara sağlıklı yaşama alışkanlıklarını kazandırmak amacıyla okullardaki yiyecek ve içecekler ile televizyon kanallarındaki reklamları kapsayan bir düzenleme yaptıklarını söyledi. Keskinkılıç, sağlık açısından yararlı ya da zararlı olan yiyecekleri 3 grupta değerlendirerek, bir kitapçık hazırladıklarını bildirdi.

Yiyecekleri trafik ışıkları şeklinde yeşil, turuncu ve kırmızı şeklinde değerlendirdiklerini belirten Keskinkılıç, “Yeşil grupta ‘istediğiniz kadar tüketebilirsiniz’ diyoruz, kırmızı grupta ‘mümkün olduğunca tüketmeyin’ diyoruz, turuncu grupta ise miktarlarına bağlı kalınarak tüketilmesini öneriyoruz” diye konuştu.

Kola ve cips kırmızı listede

2011’de okul kantinlerinde satılması yasaklanan kola ve cipsler, bu yılki çalışmada da kırmızı grupta yer aldı.

Yeşil grupta, süt ve süt ürünleri, meyve ve sebzeler, kırmızı grupta asitli, aromalı içecekler, kızartmalar, cipsler, çikolatalar, hamurlu ve şerbetli tatlılar yer aldığını anlatan Keskinkılıç, turuncu grupta ise fazla tüketildiğinde kırmızı listede yer alabilecek, doğru oranlarda tüketilmesi istenen ürünlerin bulunduğunu ifadesini.

Reklamlarla ilgili düzenleme

Çocukların olumsuz ürünlerin fazla tüketilmesini önlemek için reklamlar konusunda da bir düzenleme yaptıklarını vurgulayan Keskinkılıç, “Düzenlemede, bütün televizyon kanallarında çocuk programlarındaki reklamlarda Sağlık Bakanlığının belirlediği liste esas alınıyor” dedi.

Keskinkılıç, düzenlemeyi Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna ilettiklerini bildirdi.

Düzenlemenin henüz uygulamaya geçmediğini ifade eden Keskinkılıç, “Henüz kantin düzenlemesi bir tebliğ şeklinde, uygulamaya geçmesi için bir kaç adım daha var. Milli Eğitim Bakanlığımız bunu kendi içerisinde değerlendirecek ve uygulamaya koyacak” diye konuştu.

Keskinkılıç, çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazanabilmelerini, neleri yiyip, neleri yememeleri konusunda bilinçlenmelerini amaçladıklarına işaret ederek, bu başarıldığı takdirde daha sağlıklı nesillerin yetişeceğine dikkati çekti.

Keskinkılıç, her yıl okullardaki beslenme alışkanlıklarına ilişkin araştırma yapmayı planladıklarını söyledi.

Türkiye’nin 53 ülkede obezite ile en başı dertte olan ülkelerden birisi olduğuna belirten Keskinkılıç, obezite problemini azaltmayı ya da artışı durdurmayı hedeflediklerini vurguladı.

Çocukların aşırı kilolu yetişkinleri örnek almaması gerektiğini ifade eden Keskinkılıç, “Eğer bir şey yapmazsak çocuklarımız, erişkinleri örnek alırlarsa durum felaket olacak, maalesef kötü örneklerden biri de benim” dedi.

Keskinkılıç, geçen yıl okul kantinlerinde uyulması gereken hijyen rehberi yayınlandığını belirterek, kısa sürede hiçbir okul kantininde hijyen kuralları konusunda eğitim almamış personelin kalmayacağını kaydetti.

AA

Etiketler: , , , , , , ,

“Kalp hastaları, kırmızı eti kontrollü tüketmeli”

Kamu Hastaneleri Birliği Çekmece Bölgesi Genel Sekreteri Prof. Dr. İhsan Bakır, kalp ve damar hastalarının az tuzlu ve az yağlı veya eti haşlama olarak ve az miktarda tüketmelerinde sakınca olmadığını belirtti.

Bakır, Kurban Bayramı’nda kalp hastalarının et tüketimine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, koroner kalp hastalığı veya genetik yatkınlığı olan kişilerin, kırmızı eti kontrollü tüketmeleri gerektiğine işaret etti.

Yağlı ette doymuş yağların fazla miktarda bulunduğuna değinen Bakır, alınan yüksek miktarda etin, ilaveten tuzlu olarak tüketilmesinin kalp damar hastalığı, diyabet ve hipertansiyonu olan kişilerde sorun oluşturduğuna dikkat çekti.

Bakır, koroner kalp hastalığı olan diyabetik ya da hipertansif hastaların bayramda “miktar olarak az” ve “özellikle yağsız” etleri tercih etmesinin, sağlık açısından daha faydalı olacağını vurguladı.

Özellikle, yüksek tansiyon, kalp damar hastalarının, tuzlu ve yağlı kavurma ürünlerinden uzak durmasını tavsiye eden Bakır, şu bilgileri verdi:

AZ MİKTARDA TÜKETİLMELİDİR

“Tuz ve iç yağın aşırı tüketilmesi artan tansiyon atakları, nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi şikayetlerle ağır ve sıkıntılı hastalık tabloları ile hastanelere başvuruları artıracaktır. Kurban bayramlarında, sakatat denilen, kurbanın, karaciğeri, dalağı, böbreği ve mumbarları yoğun kolesterol içeriği nedeniyle kalp hastalarına yedirilmemelidir. Ancak kalp ve damar hastalarının az tuzlu ve az yağlı veya eti haşlama olarak ve az miktarda tüketmelerinde bir sakınca yoktur. Kavurma yenecekse de az yağlı ve az tuzlu olmasına dikkat edilmelidir. Ateşe direkt maruz kalmış, yanmış, katranlaşmış ette kanser riski vardır. Bu bakımdan eti pişirirken dikkat etmeliyiz. Et tüketirken, yeşillik, taze salata gibi antioksiden besinlerin, etin olası zararlarını önleyebileceği unutulmamalıdır.”

Kamu Hastaneleri Birliği Çekmece Bölgesi Genel Sekreteri Prof. Dr. İhsan Bakır, kalp hastalarının ölçülü olmak kaydıyla bayramda pişirilen etten rahatlıkla tüketebileceğini belirterek, şunları kaydetti:

“Balon stent yaptığımız hastalar taburcu olduktan sonra çok yağlı ve çok yoğun olmamak kaydıyla et tüketebilir. Kalp yetmezliği olan hastalarımız yine tuzlu olmamak kaydıyla kurban etinden tüketebilirler. Baypaslı hastalarımız da hastaneden çıktıktan sonra yine kurban etini rahatlıkla tüketebilir. Haşlama gibi daha tuzsuz tüketilmesi daha zararsız olabilir. Tansiyon hastaları da tuzsuz olmak kaydıyla kurban etinden rahatlıkla yiyebilir. Diyabet, kalp ve tansiyon hastalarının aşırı tatlı tüketimine dikkat etmesi gerekir. Bu hastalar, tatlı alımını en az düzeye indirmeli, hafif olan sütlü tatlıları tüketmelidirler. Kalp, tansiyon ve diyabet hastalarının, her dönem olduğu gibi bayram süresinde de ilaçlarını aksatmamaları, fiziksel egzersizlerine devam etmeleri gerekmektedir.”
 

Etiketler: , , , , , , ,
null
    null