Çocuklarda sık görülen grip o hastalığı tetikliyor

Liv Hospital Çocuk Alerji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay, sık sık grip olan ve öksüren, öksürüğü iki haftadan uzun süren, koşunca nefesi sıkışan, kokulara karşı hassas olan çocukların mutlaka astım yönünden değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Akçay, yaptığı yazılı açıklamada, sonbaharın gelmesiyle alerji mevsiminin de başladığını aktararak, bu dönemde peş peşe hapşırma, boğazda kaşıntı, burun tıkanıklığı, nezle, gözde sulanma gibi belirtilerin görüldüğü çocuklarda, ailelere alerjik nezle veya göz alerjisine karşı dikkatli olmaları uyarısında bulundu.

Mevsim değişikliklerinde alerjenlerin artmasına bağlı özellikle astımlı çocuklarda görülebilecek ataklara dikkati çeken Akçay, şöyle devam etti:

“Astım, günümüzde çocuklarda en sık görülen kronik hastalıklardandır. Her 7 çocuktan birinde astım görülüyor. Sık sık grip olan ve öksüren, öksürüğü iki haftadan uzun süren, koşunca nefesi sıkışan, kokulara karşı hassas olan çocukların mutlaka astım yönünden alerji uzmanlarınca değerlendirilmesi gerekir. Astım teşhisi, çok önemlidir. Yanlış teşhis, gereksiz ilaç kullanımına neden olabildiği gibi, astımı olan bir çocukta da astım teşhisi atlanarak, sık sık hastalanmaya neden olabilir. Bu nedenle doğru teşhis, çok önemlidir.”

“İlacı ihmal etmeyin”

Prof. Dr. Akçay, sonbaharın astım hastalığı olan çocuklarda, sıklıkla atağa neden olabilecek bir dönem olduğuna işaret ederek, “Muayene bulguları ve test sonuçlarına göre eğer astımı kontrol altında tutacak bir ilaca başlanacaksa eylül ayı, ideal bir zamandır. Kullanılan ilaçların etkisinin ortaya çıkması, yaklaşık bir hafta sürebilir” ifadelerini kullandı.

Genellikle ilaçların tam olarak etkinlik sağlamasının ise 2 ayı bulabileceğini aktaran Akçay, bu nedenle eylülde başlanılacak tedaviyle kışa hazırlıklı şekilde girilebileceğini belirtti.

Akçay, astımlı çocuklarda mevsimsel gribal enfeksiyonların en önemli tetikleyiciler arasında yer aldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Gribal enfeksiyonlar, çocuğun bronşlarını daraltır ve krize sokabilir. Bu nedenle yaşanabilecek bir atağı engellemek için grip aşısı yaptırmak gerekir. Astımlı çocukların çocuk alerji uzmanlarınca astım kontrolü açısından değerlendirilmesi gerekir. Astım kontrolü değerlendirilmesinden sonra ilaç kullanıp kullanmayacağı, hangi dozda ve sürede kullanacağının kararı verilmelidir. Grip aşısı, eylülde tüm astımlı çocuklara uygulanmalıdır. Ayrıca, grip aşısı, kreş, anaokulu ve okula giden çocuklara önerilmektedir. Bunların yanında bu aşı, 6 aydan küçük çocuklara, yumurta ve lateks alerjisi olan çocuklara yapılmamalıdır.”

AA

Etiketler: , , , , , , ,

“Mevsimsel grip vakaları olağan seyrinde”

Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürü Hüsem Hatipoğlu, “domuz gribi” olarak bilinen enflüanza A H1N1 virüsünün, öksürük, hapşırma gibi durumlarla saçılan solunum damlacıklarıyla bulaştığını ifade ederek, virüsün cansız yüzeylerde birkaç saat yaşayabildiğine dikkati çekti.  

Tokatlaşmanın da bulaşma sebebi olması nedeniyle özellikle el hijyeninin önemine değinen Hatipoğlu, “Virüsten kurtulmak için bol sıvı tüketimi gerekli. Kronik hastalığı olanlar ve hamileler gibi risk grubundaki kişilere antiviral ilaçlar önerilebilir. Antibiyotikler rutin kullanılmamalı, bu ilaçlar ancak ek bakteriyel enfeksiyon gelişmişse faydalıdır” diye konuştu.

Hüsem Hatipoğlu, kronik kalp, akciğer, böbrek ve kanser hastalarının yanı sıra yenidoğan, çocuk ve ileri yaştakilerin risk grubunda bulunduğu için ek sorunlar gelişebileceğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:

“Yeterli sıvı alınmaması, solunum yetersizliği, altta yatan hastalığın daha da kötüleşmesi, bakteriyel pnömoni (zatürre) gibi diğer enfeksiyonların eklenmesi sonucu yoğun bakım ihtiyacı ortaya çıkar, hatta bu nedenle ölüm dahi görülebilir. Hasta kişilerin izolasyonu, standart enfeksiyon önlemlerinin alınması, el yıkama, öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burnun kapatılması, bu konuda alınabilecek önemli tedbirlerdir. Ayrıca her yıl Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği virüs tiplerinden oluşturulan grip aşılarının, grip mevsimi başlamadan riskli kişilere yapılması da önem teşkil eder. Ek kronik hastalıkları olanların bu hastalıklarının kontrol altında tutulması, sigara içmemek, yeterli ve dengeli beslenme, kapalı ortamların sık havalandırılması gibi önlemler de gripten ve komplikasyonlarından korunmak için gereklidir.”

“Grip, mevsimsel değerlerde seyrediyor”

Hüsem Hatipoğlu, grip virüsünün bulaşıcılığı yüksek bir enfeksiyon etkeni olduğunu vurgulayarak, “Hastalığın yükünü, kalabalık yaşam şekli, nüfus hareketleri, standart korunma yöntemlerinin ihmal edilmesi veya uyulmasına özen gösterilmemesi gibi durumlar oluşturmaktadır” dedi.

Virüsün devlete, topluma ve bireye önemli maddi, manevi yük getirdiğini aktaran Hatipoğlu, “Virüs, zaman zaman antijen değişikliği yapan özelliği dolayısıyla kuş, domuz gribi gibi dünya çapında tehdit ve gündem oluşturmuştur. Sağlık Bakanlığı olarak dünyada ve yakın coğrafyamızda olan griple ilgili gelişmeleri her zaman yakından takip ediyoruz. Örneğin Avrupa’da son haftalarda gripte çok ciddi bir artış gözlenirken, Türkiye’de bu durumun mevsimsel değerlerde seyrettiğini görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Hatipoğlu, gribin ülke sınırı tanımayan enfeksiyonlardan olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu nedenle güncel gelişmeleri yakından izlenmektedir. Bakanlığımızın belli periyotlar içinde toplanan deneyimli uzman üyelerden oluşan Bilim Kurulu vardır. Bir risk söz konusu olduğunda da Bilim Kurulumuz acil toplanmakta ve gerekli yol haritasını belirlemektedir. Şu an ülkemizdeki mevsimsel grip vakaları olağan seyrini yapmaktadır. Artık domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsünü mevsimsel grip kabul ediyoruz. Çünkü bu virüs gerek aşılarla gerek karşılaşmayla insanlarda büyük ölçüde bağışıklık oluşturdu. Halkımızın panik yapmasına sebep bir durum söz konusu değildir. Ancak gripten, tüm hijyen kurallarını yerine getirerek ve vücut direncini artıracak tedbirler alarak korunabiliriz.”

(AA)

.

Etiketler: , , , , ,
null
    null