Dr. İbrahim Saraçoğlu astım için bitki kürü

Astım solunum yolunun iltihaplanması sonucu duyarlı hale getiren hastalıktır.Astıma neden olan sebepler tam bilinememektedir.Ama doğuştan soluk borusu duyarlı kişilerin zamanla çevresel etkilerle birlikte astıma yol açtığı sanılmaktadır.Astım için çeşitli ilaçalr bulunmaktadır ama bu ilaçların hastalık üzerinde tam olarak iyileştirici etkisinin bulunduğu söylenemez.Etkisiz bu ilaçların yerine hasta aşı olması gerekmektedir.

İbrahim Saraçoğlu’nun astım,solunum yolları,nefes darlığı çekenler için önerdiği bitkisel formül şöyledir;

Malzemeler;

*6-7 tane keçiboynuzu

*Yarım litre su

Hazırlanışı; Orta büyüklükte ki 6-7 tane keçiboynuzu küçük küçük parçalar haline getirilir.Yarım litre kaynar suyun içine bu kırdığımız parçalar atılır.7-8 dk kadar kaynattıktan sonra soğuması beklenir ve cam kavanoz içine konur.3 gün boyunca buzdolabında muhafaza edilir.

Her sabah ve akşam yemeklerden önce 20 gün ara vermeden bu kürü taze olarak yayıp uygulayın.20 gün geçtikten sonra 15 gün daha ara vermeden tekrar uygulayın.

Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu Bitkilerle Cilt bakımı

Değerli okuyucu, doğal bir ürünün belli bir kısmını çöpe atıyor isek, onun hakkında bilgi sahibi veya ilim sahibi olmadığımızdandır. Doğa kesinlikle çöp üretmez. Örneğin, elmanın veya portakalın kabukları çöp değildir.    
Elma kabukları üzerine yapmış olduğum araştırmalarımın ardından hiç beklemediğim bir sonuçla karşılaştım. Elmanın cildi mükemmel bir şekilde besleyecek, tazelik ve parlaklık kazandıracak etkin maddelere sahip olduğunu gördüm.
Dirençli kılıyor 
Kozmetikle ilgili çalışmalar pek fazla üzerinde durmadığım ve zaman ayırmadığım konulardır. Bir deri hastalığı üzerine kırmızı elma kabuklarının etkili olabileceğini araştırmaya başlamıştım. Çünkü elmanın içeriğinde bulunan bazı etkin madde gruplarının, örneğin,  digalactosyl-diglycerid’in, bir deri hastalığına karşı etkili olduğunu biliyordum. Bazı meyve kabuklarında kimyasal adı farnesen olan bir etken madde vardır. Farnesen maddesinin çok iyi tanımlanmış alpha-farnesen ve beta-farnesen olmak üzere iki adet izomeri bulunur. Koklandığında, özellikle yeşil elmaya özgü kokuyu veren bu etken maddedir. Kabuğunda farnesen bulunan meyvelerin kabukları zarar gördüğünde, açığa çıkan farnesen havanın oksijeni ile temas ederek zarar gören bölgenin kararmasına (koyu kahve rengi) neden olur.


Yazının devamını okuyun »

Dr. İbrahim Saraçoğlu yorgunluğa diş ağrısına ishale karşı karanfil kürü

Değerli okuyucu, karanfil Osmanlı mutfağının vazgeçilmez bir baharatıdır. Kuvvet macunlarında, aşurede karanfilden vazgeçilmez. Çiçekçilerin satışa sundukları ve halk arasında bilinen karanfil çiçeği ile hiçbir alakası yoktur. Anavatanı Endonezya ve İspanya olarak bilinir. Hindistan ve Sri Lanka’da bol miktarda yetiştirilir ve bu mutfakların vazgeçilmez baharatıdır. Avrupalılar karanfili turşu ve tatlılarında çeşni vermesi amacıyla kullanırlar.

Diş ağrısına karşı etkili  

 Karanfil ağacının tomurcuklarından elde edilen bu baharat, odunumsu ve koyu kahve-siyah renklidir. Yaklaşık iki-üç santimetre boya eriştiklerinde hasat edilirler. Anadolu’da halen çürük dişlerde ağrı kesici olarak kullanılmaktadır. Çürük dişin oyuğuna, ezilmiş kuru karanfilin bir parçası yerleştirilir veya da yağından bir damla damlatılır. Ağrı kesici gücünü içerdiği gallik asitten alır. Genel bir kural olmasa da lokantalarda içki kokusunu almak için masanıza bir çanakta karanfil sunulur. 

İshale karşı

Onu ilk araştırmaya başladığım yıllar doksanlı yılların başlarıydı. Kuru karanfilde beni ilk şaşırtan, içeriğinde alpha-kadinol, alpha-kubeben ve maslinik asit etkin maddelerinin aynı anda bulunmasıydı. Bu üç ana etkin maddeyi başka hiçbir bitkinin çiçeğinde aynı anda bulamazsınız. Bu özellik karanfile özgüdür. Onun bu ayrıcalığı ishale karşı bu üçlünün bir arada bulunmasında saklıdır. Eğer ishal olduysanız  hiç çekinmeden karanfil kürünü birkaç gün uygulayabilirsiniz. İshale bağlı karın sancılarını, bağırsak hareketliliğini kısa zamanda nasıl ortadan kaldırdığını hayretle gözleyebilirsiniz.


Yazının devamını okuyun »

Dr. İbrahim Saraçoğlu Brokoli Kürü

brokoliDeğerli okuyucu, brokoli üzerinde en fazla ve en uzun araştırma yapmış olduğum sebzelerden bir tanesidir. Brokoli memleketimizde son on yıldan beri tanınmaya başlamıştır. Halbuki, Bizans döneminde Anadolu’da ve Akdeniz Bölgesi’nde özellikle yetiştirilmiş bir sebzedir. Brokoli, karnabaharın yeşiline benzeyen bir sebzedir. Brokoli gerçek bir C vitamini deposudur. Orta büyüklükteki brokoli günlük C vitamini ihtiyacımızın tam iki katını karşılar. Brokolinin lifli yapısı ve içerdiği beta karoten sağlıklı bir bağırsak florası için vazgeçilmez birer takviyedir. Aynı büyüklükteki brokoli günlük A vitamini ihtiyacımızın yüzde 15’ini karşılar. Burada okuyucuya hatırlatmakta fayda görüyorum, besinlerdeki A vitaminini, A vitamini olarak değil beta karoten olarak alırız.
Besinlerde bulunan beta karoten A vitamininin ön basamağıdır. Beta karoten vücudumuza alındıktan sonra yine vücudumuz tarafından A vitaminine dönüştürülür. Gerek beta karoten gerekse de C vitamini güçlü birer antioksidandırlar. Brokoli çok çeşitli etkin maddeler içeren bir sebzedir. Kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu  ve önleyici gücü olan bu etkin madde sulforafen’dir.  Brokoli quercetin adı verilen doğal antibiyotik içermektedir.

Erkekler için
Brokoli prostatit şikâyetlerine karşı mükemmel bir yardımcıdır. İyi huylu prostat büyümesi (benign prostate hypertrophy) 40-45 yaşından sonra erkeklerin yüzde 43’ünde, 50-55 yaşlarında yüzde 50’sinde ve 60 yaşlarından sonra da yüzde 55‘inde görülen bir rahatsızlıktır. Genel olarak başlangıç şikâyetleri geceleri sık idrara kalkma, idrar yaparken zorlanma ve çatallanma, idrar kesesini tam boşaltamama (miksiyon) şeklinde olmaktadır. Daha ileri safhalarda ise idrar yaparken yanma, idrar tutmada zorlanma ve cinsel isteksizlik de baş gösterebilmektedir. Brokoli kürü hem prostatit hem de iyi huylu prostat büyümesi şikâyetlerinde mükemmel bir yardımcıdır. Genel bir kural olmasa da  bazı erkeklerde orta yaştan itibaren östrojen hormonu yükselmeye başlar.  Bunun nedeni, östrojen hormonu metabolizmasının yavaş çalışmaya başlamasıdır. Yani, östrojen hormonunun vücudumuzdaki yok edilme hızı (yıkımı) yavaşlamaktadır. Sonuç olarak, östrojen hormonu seviyesi yükselmeye başlar. Östrojen hormonunun yükselmesi erkeklerde cinsel isteksizliğe de neden olmaktadır. İşte, brokolide bulunan üç tane etkin madde, (bunlardan bir tanesi di-indol-methan) östrojen hormon metabolizmasını hızlandırarak, bu hormonu normal seviyesine indirebilmektedir.


Yazının devamını okuyun »

Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu Beyaz Lahana Faydaları

Değerli okuyucu, size bugün öyle bir sebzeden bahsedeceğim ki, bu nimetin hikmeti saymakla bitmez. Yeter ki, onu ne zaman ve neye karşı kullanacağınızı biliniz… Bana sorsalar, “İnsan sağlığı üzerinde etkili olan en önemli üç sebzeyi önem sırasına göre sıralayınız” diye. Cevabım, birincisinden üçüncüsüne kadar hep beyaz lahana olurdu. Dördüncü ve beşinci sırayı brokoli ve kereviz alırdı. Beyaz lahana çok yönlü bir sebzedir. Onu her araştırmaya başladığımda yepyeni bir özelliğini buluyordum. Halen de araştırdı-ğım bir sebzedir. Onun kürünü yapmaya başladıktan sonra birkaç gün içerisinde vücudunuzdaki değişikliğin farkına varabiliyorsunuz.  İçeriğinde öylesine güçlü etkin maddeler ki, işte bunlardan birkaç tanesi; u-vitamini, diindolmetan, izotiyosiyanat, glucoiberin, folacin, crocetin… 

Selülite  karşı etkili

Beyaz lahana kürü, yağ dokusunda birikmiş toksinleri vücuttan dışarı atar. Besinler üzerinden aldığımız toksinleri, vücudumuzdaki biyotransformasyon mekanizmasını harekete geçirerek dışarı atar. İlaçlarını aldıkları halde, kan şekerini düşürmekte zorlanan şeker hastalarının kan şekerini düşürmelerinde büyük yardımcıdır. Selülitleri önler ve yok eder. Kan dolaşımı bozukluğu şikâyetiyle sık sık karşılaşan orta ve ileri yaş grubunun imdadına yetişir.


Yazının devamını okuyun »