KML tanısı giderek artıyor

Lösemi Lenfoma Miyelom Hastaları ve Araştırma Eğitim Birliği Derneği (LLMBİR) Genel Sekreteri Doç. Dr. Selami Koçak Toprak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, KML’nin orta yaştan sonra görülen, kan ve kemik iliğinin yavaş seyirli bir kanser türü olduğunu söyledi.

Lösemililerin yaklaşık 5’te 1’ini KML’li hastaların oluşturduğunu dile getiren Toprak, “Özellikle ülkemizin nüfusu, dünya nüfusuyla paralel olarak yaşlanmaya başladığı için önümüzdeki 5, 10 yılda kan kanserlerinin daha fazla artarak katlanacağını öngörmekteyiz. KML hastalığının sıklığı göz önüne alındığında, her 100 bin kişiden bir, ikisinde hastalık görülmektedir. Ülkemiz nüfusuna yansıtırsak, her yıl bin 400, bin 500 yeni tanı konuluyor” diye konuştu.

Hastalık hakkında bilgi veren Doç. Dr. Toprak, şöyle devam etti:

“Vücudumuzdaki normal hücreler 23 çift kromozom içerir. KML’li hastaların çoğunda, 9 ile 22’nci kromozom arasında kalıtsal olmayan (nesilden nesile geçmeyen) yapısal bir genetik anormallik ortaya çıkar. Bu değişmiş olan 22’inci kromozoma, ‘Philadelphia kromozomu’ denir. Kan hücrelerinde Philadelphia kromozomunun neden ve nasıl oluştuğu çok iyi bilinmemektedir, ancak hücrelerdeki kontrolsüz artıştan ve yaşam sürelerinin uzamasından sorumlu bulunmuştur. Yine de sebebi tam olarak bilinememekle birlikte, bazı hastalarda bu kromozom olmaksızın da KML ortaya çıkabilmektedir.”

– “Hastalığın ilerlemesiyle kilo kaybı oluşabiliyor”

Hastalığın erken dönemlerinde hastaların genellikle şikayetleri olmadığını ve yaklaşık yüzde 40’ının başka nedenlerle hastaneye gittiği zaman tanı konulduğunu anlatan Selami Koçak Toprak, hastalığın ilerlemesi ile kişilerde günlük aktivitelerde yorgunluk, ateş, gece terlemesi, kilo kaybı, genellikle sol tarafta kaburgalar altında (dalak bölgesinde) dolgunluk, sertlik ve ağrı hissi oluştuğunu belirtti.

KML’nin özellikle ileri yaştaki kişilerde daha fazla görüldüğüne dikkati çeken Toprak, hastaların yaklaşık yarısının 65 yaş üstü olduğunu vurguladı.

Kan kanserleriyle ilgili son 15 yılda yeni tedavi yöntemleri bulunduğunu belirten Doç. Dr. Toprak, “Hedefe güdümlü yeni ilaçlar mevcut. Bu ilaçlarla eskiden sağ kalımı 5, 6 yıl olarak düşündüğümüz hastalar, şimdi neredeyse kendi yaş grubundaki sağlıklı bireylere yakın yaşıyorlar. Bu çok iyi bir şey” değerlendirmesinde bulundu.

AA

Etiketler: , , , ,

Soğuk Havada Yüz Felci Riski Artıyor

Soğuk havalar bazı hastalıkların da tetikleyicisi olabiliyor. Bunlardan biri de yüz felci… Hastalıktan korunmak için soğuk havalarda iyi giyinmek, ıslak saçla dışarı çıkmamak, arabada pencere açmamak gerekiyor.

Kış mevsimiyle birlikte bazı hastalıklarda da artış gözleniyor. Bu hastalıklardan biri de yüz felci. Yüz felci vakalarının önemli kısmını soğuk havalar tetikliyor.

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sefa Dereköy, konuyla ilgili şunları söyledi:

“Facel sinir felçlerini özellikle yarısını bel paralizi dediğimiz soğukla ilintili olan soğuk günlerde kış günlerinde, daha ziyade de vücutta bağlantılı olabilen bir felç tablosu şeklinde görüyoruz. Bunun dışında travmatik diyebileceğimiz ve diğer enfeksiyonlar diyebileceğimiz çeşitli nedenler oluşturuyor.”

Yüz felci kolay fark edilebilen bir hastalık.

Prof. Dr. Dereköy, bu konuda, “Yüz felçlerinde çok ani olarak gelişen alın bölgesinde kırışıklığın olmaması, mimik kaslarında hareketlerin kaybolması, ağız aralığının daralması, özellikle gülerken veya konuşurken yüz bölgesinde asimetrik bir mimiğin gelişmesi tablosudur. Tek taraflı olarak cereyan ettiği için çok çabukça fark edilir” diye konuştu.

Bu belirtilerin görüldüğü hastanın bir an önce bir hekime başvurması gerekiyor.

Korunmak İçin Neler Yapılmalı?

Hastalıktan korunmak için dikkat edilmesi gereken şeyler de var. Prof. Dr. Dereköy, bu konuda şu önerilerde bulundu:

“Öncelikle hastaların soğuk ve ıslak tablolara dikkat etmesi lazım. Nedir; sabahleyin çok soğuk bir havada dışarıya ıslak saçlarla veya banyo yapılmış, henüz yapılmış, kurutulmadan ortaya çıkan bir şekilde bir kişinin soğuğa maruz olması buna yol açacaktır. Üstüne üstlük bir arabada, üstü açık veya penceresi açılmış bir şekilde rüzgarı alan bir şekildeki seyri de son derece önemli. Bu şekildeki bir tablo yüz sinirini son derece rahatsız edebilecektir. Bu son derece önemli.”

Tedavisi Mümkün

Yüz felci ilk görüldüğünde ürkütücü bir tablo ortaya çıkarsa da tedavi edilebilen bir hastalık. Fizik tedavisi ve hekim kontrolünde virüslere karşı kullanılan ilaçla yüz felci iyileştirilebiliyor.

Etiketler: , , , , , ,
null
    null