Yüzde Pullanma Kızarıklık

 Seboreik Dermatit nedir?
Seboreik dermatit kolaylıkla tedavi edilen yaygın bir hastalıktır. Bu hastalıkta saçlı deri, kaş, göz kapakları, kulak ve göğüs ortasında kırmızı pullu kaşıntılı bir döküntü gelişir. Ayrıca göbek deliği, kalçalar, koltuk altları, göğüs altları ve kasıklar gibi deri kıvrımları da tutulabilir.

Kepeklenme, yağlanma ve seboreik dermatit aynı hastalık mıdır?

Kepeklenme, saçlı deride kırmızılık oluşmadan gelişen bir durumdur. Sebore ise derinin aşırı yağ salgılamasıdır, özellikle saçlı deri ve yüzde görülür, kepeklenme ve kızarıklık yoktur. Seboresi olan hastalarda seboreik dermatit gelişebilir. Seboreik dermatitte ise kızarıklık ve pullanma vardır.

Kimlerde seboreik dermatit görülür?

Bu hastalık 3 yaş grubunda sık görülür: bebekler(konak), orta yaş ve yaşlılarda. Bazı bebeklerde seboreik dermatit sadece bez bölgesinde görülür ve başka hastalık tabloları ile karışır. Seboreik dermatit diğer yaş gruplarında meydana geldiğinde iyileşip tekrar etme özelliği gösterebilir. Seboreik dermatit yağlı cilde sahip kişilerde sıktır ve akne ve sedef hastalığı ile birlikte görülebilir. Mantar benzeri bir organizmanın seboreik dermatite yol açtığı düşünülmektedir. 

Seboreik dermatit diğer hastalıklarla birlikte görülebilir mi?
Seboreik Dermatit bir sinir sistemi rahatsızlığı olan Parkinson hastalığı ile birlikte görülebilir. Hastanede yatan kişilerde ve bağışıklık sisteminde yetmezlik olanlarda da görülebilir.

Hastalık ne kadar devam eder?

Seboreik dermatit kendiliğinden iyileşip tekrar edebilir, fakat düzenli tedavi ile bu durum kolaylıkla iyileşir.

Hastalıktan korunulabilir mi ve hastalık tedavi edilebilir mi?
Seboreik dermatitten koruyan veya tamamı ile hastalığı iyileştiren bir tedavi yoktur. Fakat hastalık tedavi ile kontrol altına alınabilir.

Laboratuar testleri hastalığın tanısında rol alır mı?
Hastalığın tanısı için herhangi bir kan, idrar veya allerji testine ihtiyaç yoktur. Nadir durumlarda seboreik dermatit tedaviye cevap vermediği zaman biyopsi alınır, başka hastalıkların varlığını saptamak için kan tahlilleri yapılabilir.

Bu durum nasıl tedavi edilir?
Bebeklerde uygun şampuanlarla nazikçe şampuanlamak konağı tedavi etmek için faydalıdır. Hafif kortizon içeren krem veya losyonlar, ketakanazol veya ciclopiroks adlı mantar ilaçlarını içeren kremler kullanılabilir. Erişkin hastalar medikal şampuanlar ve daha güçlü kortizonlu kremlerle tedavi edilir. Katran, zink piritione, selenyum sülfit, ketakanazol ve/veya salisilik asit içeren şampuanlar ve kremler kullanılabilir. Güçlü ilaçların yoğun kullanımı yan etkilere yol açabildiğinden doktorların tavsiyelerine uyulmalıdır.

 

Etiketler: , , , , , , , ,

Ömer Osman Korkmaz Prostat için Bitkiler

Lokman Hekim Ömer Osman Korkmaz 3 ayda prostata son diyor.

Malzemeler:

50 gr. kereviz tohumu
50 gr. ısırgan yalnız ısırgan erkek cinsi olacak
3 lt. su
50 gr. ardıç tohumu
100 gr. arpa
50 gr. ayrıkotu
1 tutam mısır püskülü
100 gr. eğrikökü

Hazırlanışı: Tüm malzemeleri derin bir tencereye yıkayıp koyun. 1 saat kayntın. Soğumaya bırakın.Şurup renginde olacak. Cam kavanozlara koyun. Prostatı olan olmayan herkes yapabilir. 3 ay kullanın her ay taze yapın. Sabah yarım çay bardağı aç karnına ve akşam yatarken yarım çay bardağı için. 

Etiketler: , , ,

Dr. Ömer Çoşkun Bitkilerle Kilo Verme Zayıflama

Dr. Ömer Coşkun’la diyet yapmadan,boğazdan kesmeden zayıflamak mümkün.  

Su alımını artırın, spor yapın,2 gr ‘dan fazla tuz almayın tu vücutdaki suyu tutar. İşte süper yardımcı formül.

Kırkkilit otundan 1 lt. suya 2 tatlı kaşığı koyun kaynatın. Önce zayıflamasını istediğiniz bölgeye sürün üzerine kuruyunca biberiye yağını sürün.(biberiye zayıflamaya yardımcı harika bir yağ) Bunu akşam yatmadan sürün ve üzerini bir bezle sarın tayt giyin kaymaması için terleyin. 1 müddet sonra zayıflamaya başlayınca sizde inanamayacaksınız.

Trioidi çalıştırmak için ise kereviz tohumundan hergün aç karnına 1 çay kaşığı alın trioidlerinizin çalıştığını göreceksiniz.

Nodülleri çalıştırmak için ise ısırgan tohumunu 6 ay boyunca 1 çay kaşığı alın.

Etiketler: , , , ,

Fibrokistik Meme Hastalığı

Memede Kitle Kist Fibrokistik Meme Değişimleri – Fibrokistik Meme Hastalığı – Fibrokistik Meme Hastalığı Tedavisi – Fibrokistik Nedir

Fibrokistik meme hastalığı; mikroskopik ya da büyük kistler ile kendini gösteren bir meme değişikliğidir. Fibrokistik meme hastalığına, memede fibrokistik değişiklik, kistik mastopati, reclus hastalığı gibi birçok isim verilmiştir.

Ne sıklıkta görülür?

Görülme sıklığı tam olarak saptanamamıştır. Yaklaşık olarak kadınların %50´sinde bu hastalık vardır.

Tabii ki bu oran tıpta oldukça büyük bir orandır.

Hangi yaşlarda görülür?

Bu hastalık genellikle 25-45 yaşları arasında görülür. Hastaların %70´i 30-40 yaş grubundadır.

Menapozdan sonraki 1-2 yıl içinde eğer hasta hormon almıyorsa kendiliğinden kaybolur.

AĞRI

En sık görülen şikayet meme ağrısıdır (%66 oranında). Fibrokistik meme hastalığında iki tür ağrı olabilir.

Sıklık Ağrı:

Genelde adetten 7-10 gün önce başlar ve adetin 1. gününe kadar devam eder .

Genellikle 30 yaşlarında görülür. Bazen ağrı koltuk altı ve kola yayılır.

Siklik olmayan ağrı:

Adet sonrası kaybolmayan ağrılardır. 40 yaş civarında sık görülür ve memenin belirli bir bölgesinde ağrı yoğunlaşır.

Meme ağrılarının nedeni hala tam olarak bilinmemektedir.

MEMEDE KİTLE (NODÜLLER)

Bu hastalıkta ikinci sıklıkla görülen şikayet memede sertlik yani kitledir.

Genç yaştaki kadınlarda (25-35 yaş) saptanan kistlerin çoğu fibrokistik kitle ve fibroadenomlardır.

40 yaşından sonra görülen kitlelerin çoğu kanser ya da kisttir. 50 yaşından sonra ise kanser ön plana çıkmaktadır.

Adet öncesi fibrokistik meme hastalığı olan kadınların memesinde gerginlik, şişkinlik ve sertlikler oluşur. Bu nedenle adet sona erdikten sonra yapılan meme muayenesi daha iyi sonuç verir ve yanılma daha az olur.

MEME BAŞINDAN AKINTI

Meme başı akıntıları oldukça sık rastlanılan ve genellikle selim meme hastalıkları sonucu ortaya çıkan, ancak kanser endişesi ile kadınlarda ciddi korkuya sebep olan bir bulgudur. Kaynakwh:

Selim meme hastalığı olan kadınların %10-15´inde, meme kanseri olanların ise %3´ünde meme başı akıntısı vardır.

Yeşilimsi, mavimsi, gri ya da kahverengi akıntılar genellikle iyi huylu meme hastalıklarında (fibrokistik meme hastalığı gibi) görülür. Fibrokistik meme hastalığında akıntı olduğu zaman genellikle her iki meme başından gelir.

Şüpheli meme başı akıntıları mutlaka tetkik edilmelidir.

TANISI

Fibrokistik meme hastalığı tanısında en iyi yöntem mammografidir. Ancak 30 yaşın altındaki bayanların meme dokusu çok yoğun olduğundan mammografi çok iyi sonuç vermez ve küçük lezyonlar atlanabilir.

Ultrasonografi ele gelen sertliklerin kitle mi yoksa kist mi olduğunu saptamakta işe yarar.

İnce iğne aspirasyon biyopsisi en kolay ve en ucuz yöntemdir. İğne ile kist içine girilip aspire edilir ve tetkik için patolojiye gönderilir. Eğer kitle ise küçük bir parça aspire edilir ve patolojik incelemeye gönderilir.

Kist aspire edildikten sonra hala ele kitle geliyorsa cerrahi yöntem ile kitle çıkartılmalıdır.

TEDAVİSİ

Fibrokistik meme hastalığı saptanan kadınların şikayetleri sırasıyla; memede ağrı, sertlikler, ele gelen kitle ve meme başı akıntısıdır.

Tetkikler sonucu (mammografi, ultrasonografi ve biopsi gibi ) kesin tanı konulunca hastaya hastalığı konusunda ayrıntılı bilgi verilir. Hastalığının kanser riski taşıyıp taşımadığı anlatılır. Kanser riskinin olmadığını öğrenince çoğu hastanın şikayetlerinde gerileme olmaktadır.

Şikayetleri geçmeyen hastalarda ağrı kesici merhemler ve tabletler verilebilir. Hormonlara yönelik tedaviler yapılabilir.

Beslenme:

Gıdalarla az yağ alınması, kalori miktarının azaltılması, kafein alınmaması ağrıları ve şikayetleri azaltabilir.

Cerrahi:

Kanser şüphesi olan vakalarda biyopsi yapılır.

Habaset riski olmayan fibrokistik meme hastalığında cerrahinin yeri yoktur. Eğer çok şiddetli ağrılar varsa ve bütün tedavilere yanıt vermiyorsa ameliyat kararı alınabilir. Ancak bu durum çok enderdir

Etiketler: , , ,

İdrar Yolu Enfeksiyonları

idrar yolu enfeksiyonları
Oldukça yaygın bir rahatsızlık olan İdrar yolu enfeksiyonları, idrar torbasının (mesane) basit iltihaplanması veya diğer idrar sistemi organlarının (örneğin böbrekler) daha ileri düzeyde iltihaplanması şeklinde olabilir.

Basit enfeksiyonların nedenleri ve tedavi yöntemleri…

Basit enfeksiyon ve komplike enfeksiyon nedir ?
Altta yatan başka bir hastalığa bağlı olmayan sadece idrar torbasını içeren iltihaplanmalar “basit enfeksiyon (sistit)” ve bunun dışında kalan tüm idrar yolu iltihapları “komplike enfeksiyon” olarak adlandırılır. Altmış yaşın altındaki erkeklerde tüm idrar yolu enfeksiyonları komplike olarak öngörülür ve altta yatan başka bir hastalık şüphesiyle ileri değerlendirilmeye alınır.

Sistit neden oluşur ?
Altta yatan başka bir hastalığı olmasa da bazı bayanlarda sistit daha kolay gelişir. Sistit gelişiminde bazı faktörlerin etkili olduğu gösterilmiştir.

İdrar kanalının kısalığı
Erkeklere oranla tüm kadınlarda idrar kanalı oldukça kısadır. Böylece dışarıdaki mikropların idrar torbasına ulaşması daha kolay olmaktadır. Sistite neden olan mikropların çoğu kendi makat çevresindeki ve bacak arasındaki mikroplarla aynıdır. Cinsel ilişki esnasında sürtünme hareketine bağlı olarak bu bölgedeki mikroplar vajen ve idrar kanalının ağzına doğru itilirler. Bu yüzden sistit cinsel açıdan aktif olan kadınlarda diğer kadınlara göre daha sık görülür. “Balayı sistiti” olarak adlandırılan rahatsızlığın nedeni de cinsel aktivitenin artmasıdır. İdrar yapmanın temizleyici etkisi: Cinsel ilişkiden hemen sonra idrar yapmayı adet edinen kadınlarda idrarın, idrar kanalına taşınan mikropları temizlemesine bağlı olarak daha seyrek sistit görülür.Kaynakwh:

Sistit belirtileri nelerdir ?
En sık belirtiler idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma isteğidir. İdrar yaparken yanma bazı bayanlarda çok şiddetli olabilir. Ateş basit sistitte sık rastlanan bir bulgu değildir. Ateşiniz 38 derece ve üstünde ise hemen doktora başvurmalısınız. Eğer ateş ile beraber böğür ağrısı da varsa böbrek iltihabı şüphesi ile hastaneye yatmanız gerekebilir.

Tedavisi nasıl yapılır ?
Basit sistit tedavisi sıklıkla 3-5 günlük antibiyotik kullanımı ile yapılabilir. Ancak doktorunuzun önerisine göre bu süre uzatılabilir.

Basit sistit tekrarlar mı?
Sistit atakları bayanların çoğunda tekrarlamaz. Tekrarlayan sistit atakları için mutlaka üroloji uzmanına danışılmalı ve gerekirse ileri tetkikler yapılmalıdır.

Etiketler: , , , , ,
null
    null