internetin kurtu

su kaplumbağası bakımı beslenmesi

kırmızı yanaklı su kaplumbağası bakımı kırmızı yanaklı kaplumbağa tatlı su kaplumbağaları kaplumbağa yemi kaplunbağa
singapur kaplumbağası bakımı su kaplumbağasi bakimi

Su kaplumbağaları pet hayvanı olarak çok yaygın bir şekilde tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz insanları tarafından da beslenmektedir. Maalesef bakımları birçoğumuzun zannettiği kadar kolay ve basit değildir. Çoğu zaman yetersiz bakım koşulları sonucunda çeşitli sağlık problemleri ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde bulunan ve evlerimizde baktığımız su kaplumbağaları genelde Kırmızı Yanaklı Su Kaplumbağası ya da Singapur Kaplumbağası olarak bilinen “Trachemys scripta elegans”dır. Her ne kadar Singapur Kaplumbağası olarak bilinse de anavatanları Kuzey Amerika’nın güney bölgeleri olan, Florida ve Meksika’dır. Kafalarının yan kısımlarında bulunan kırmızı veya turuncu renkte şeritler karakteristik özellikleridir. Ortalama 1,5 kg’lık bir ağırlığa ulaşırlar. Dişiler 35 cm, erkekleri ise 25 cm’e kadar bir uzunluğa ulaşabilir. Sağlıklı bir “kırmızı yanaklı” kaplumbağa akvaryumda beslendiğinde 30 yıl gibi uzun bir ömre sahip olabilir. Bu sürede içerisinde yavaşça büyür ve gelişir. Yaşamının ilk yılında 5-7cm büyür. İkinci yılında ise 7-11cm bir uzunluğa ulaşır. Üç yaşa gelince erkek 8-12cm, dişi ise 9-15cm büyüklükte olur. Dördüncü yılında ise erkek 10-14cm, dişi ise 13-18cm uzunluğa ulaşır. Beş yaşında bir erkek kaplumbağa 13cm, dişi ise 17cm büyüklüktedir. Büyüme hızı doğru bakıma ve beslenmeye bağlıdır. Ancak belirttiğimiz bu gelişim değerleri beslenme, bakım koşulları ve güneş görme ile oldukça büyük farklılıklar gösterebilir. Erkek ve dişi su kaplumbağaları, genel olarak erkeklerin daha uzun pençelerinin olmasıyla ayrılır. Çiftleşme sırasında erkek kaplumbağanın dişiyi tutmasında ve çoğu kez çiftleşme öncesi kur davranışlarında da bu uzun tırnaklar önem taşır. Kaplumbağalarda dişiyle erkeği ayırt etmenin bir diğer yolu da, “plastron” adı verilen alt kabuğun yapısıdır. Dişilerde biraz daha düz yapılı olan plastron, erkeklerde hafif içbükey yapıdadır. Bu da, yine çiftleşme sırasında dişinin üst kabuğuna uyum sağlamak için gelişmiş bir özelliktir.Dişilerde kloaka kuyruk kökünde bulunurken erkeklerde daha uzaktadır ve erkeklerin kuyrukları dişilere göre daha kalındır.Bununla beraber kaplumbağalar 10-12 cm’e ulaşmadan, yani kaplumbağa ortalama 2 ila 4 yaşına gelene kadar cinsiyetini anlamanız oldukça güçtür.

Su Kalitesi: Su kaplumbağasının sağlıklı olması için kesinlikle en önemli kriterlerden biridir. Düşük su kalitesi, kabuk enfeksiyonlarına veya ölüme bile sebebiyet verebilir.Dibi boş bir havuz kullanabilirsiniz. Dibi çakıl havuz veya akvaryumların temizlenmesi zor olabileceği gibi, küçük taşların yutulması ciddi sağlık problemlerine neden olabilir (dekor için büyük taşlar koyabilirsiniz tercih sizin).Yapacağınız havuz veya akvaryum iyi bir filitrasyon sistemine sahip olmalıdır. Filtre türünü, sahip olduğunuz akvaryumun büyüklüğüne ve sahip olduğunuz kaplumbağa sayısına göre seçmelisiniz. Filtrenin içini düzenli olarak değiştirmeyi ve temizlemeyi unutmayın.İyi bir filitrasyona bile sahip olsanız düzenli olarak akvaryumun suyunu değiştirmeyi unutmayın. Eğer su kokmaya başlıyorsa suyunun değiştirilmeye ihtiyacı var demektir.Periyodik olarak akvaryum camlarını fırçalayıp yıkamalı ve iyice durulamalısınız. Böylece bakteri üremesini engellemiş olursunuz.
Su değişimlerinden sonra akvaryum suyunun ısınması ve ideal sıcaklığa ulaşması için beklemeli ve ondan sonra kaplumbağaları koymalısınız. Aksi taktirde ani sıcaklık değişimleri kaplumbağanıza zarar verebilir.

Sıcaklık: Su sıcaklığı sabit tutulmalıdır. Su sıcaklığının uygun değerleri 24-27 dereceler arasındadır. Su sıcaklığını, standart bir akvaryum ısıtıcısı kullanarak sabit tutabilirsiniz. Fakat bir termometre koyarak sıcaklığı kontrol etmeyi unutmayın.
Güneşlenme Bölgesi: Su seviyesinin üzerinde kuru bir alan yapmanız çok önemlidir. Bu alan bir çok tipte olabilir fakat kaplumbağanızın sudan üstüne çıkabileceği tipte olması gerekir. Yapacağınız bu bölgede, kaplumbağanız dinlenme ve güneşlenme ihtiyaçlarını karşılayacaktır, ki bu çok önemlidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, su seviyesinin üstüne yapacağınız bölgenin, kaplumbağa üzerine çıkarken veya üzerindeyken yıkılıp devrilmemesidir. Bu bölgenin hava sıcaklığı dışarıya ve suya göre biraz daha sıcak olmalıdır (ortalama 27-29 dereceler arası).Işıklandırma: Doğal yaşam ortamlarındaki güneş ışınlarını taklit etmek için güneşlenme bölgesinde UV (ultraviyole) ışık kullanmalısınız (bu hayvanınızın daha iyi gelişmesini ve daha sağlıklı olmasını sağlar). Bölgenin ısıtma işlemini projektör lamba kullanarak yapabilirsiniz. Işıklandırma süresi ise ortalama 8-12 saat kadar olmalıdır.

Beslenme

Kaplumbağalar genel olarak etçil ve otçul olarak beslenmeye uygun sindirim sistemine sahiptirler. Doğada böcek , solucan, üzüm, karpuz, domates, kıvırcık ve sarı çiçekli bitkileri yiyerek beslenirler.
Kaplumbağaların beslenmesinde dikkat edilecek en önemli hususlar:
1-3 yaş arası kaplumbağalar vücut gelişimlerini tamamlamaları için protein ağırlıklı besin maddeleri almaları gerekmektedir. Bundan dolayı sürekli beslenmeli 6-7 yaşına kadar kış uykusuna yatırılmamalıdır.
Yemlerinde Kalsiyum ve Fosfor dengesine ve vitamin ihtiyacına göre gerekli katkılar ilave edilmelidir. Ayrıca su kaplumbağaları yiyeceklerini suda almaktan hoşlanırlar.En çok sevdikleri yiyecekler arasında kurutulmuş karides gelir.
Evde beslenen kaplumbağalara hazır yemler vermek daha uygundur.Kaliteli markaların kaplumbağalar için yemleri var.Mutlaka kullanın.

Bakım

Evlerimizde beslediğimiz tropikal su kaplumbağaları için gereken en önemli şey suyun temiz tutulması ve ısının bir ısıtıcı yardımıyla 27-28′C ye sabitlenmesidir.Bu kaplumbağalar en fazla suda bulunan mikroplardan etkilendikleri için su değişimlerinin düzenli olarak aksatılmadan yapılması gerekir.Eğer buna dikkat edilmezse kaplumbağalarımız sudaki kirlilikten dolayı hastalanacaktır.Bunun sonucunda göz körlüğüne,hatta ölüme kadar gidebilen durumlar oluşmaktadır.

Başka bir önemli konu ise kaplumbağaların yeterince gelişemeden satışa çıkarılmalarıdır.Kabuk gelişimlerini daha tamamlayamadıklarından dolayı maalesef çoğu bilinçsiz bakım yüzünden telef olmaktadır.Burada bizlere düşen görev;kabuklarının gelişebilmesi için kaplumbağalarımıza düzenli olarak güneş banyosu yaptırtmaktır.Eğer böyle bir imkanımız yoksa piyasada ultraviole(UV)lambalar satılmaktadır.Bu lambalar güneş ışığının yerine geçer ve kaplumbağaların gelişimine katkısı büyüktür.Bunlardan mutlaka bir tane edinmeliyiz.
Diğer problemlerden bir tanesi ise kaplumbağaların ortasında palmiye bulunan,ada şeklinde küçük plastik kaplarda beslenmeleridir.Bu ortamlar çok sağlıksızdır ve kaplumbağaların çoğu böyle ortamlarda telef olmaktadırlar.Onlar için en iyisi ileride büyüyeceklerini de göz önüne alırsak 100×40x40 ölçülerinde bir akvaryumdur.Yalnız akvaryumu almakla da iş bitmiyor.Daha önceden de söylediğim gibi mutlaka bir tane de ısıtıcı edinmeliyiz.Ayrıca kaplumbağaların üzerine çıkıp dinlenebileceği,kuruyabileceği bir kısmı suyun dışında kalacak şekilde kayalar da konmalıdır.Son olarak da bir filtre edinirsek ideal ortamı yaratmış oluruz bu sevimli dostlarımız için…Hem böylelikle filtreler sayesinde suları daha da geç kirlenecektir.

KAPLUMBAĞALARIN YUMURTA ve KULUÇKA ZAMANI

Yumurtadan yavru çıkma süreleri 2-3 ay sürmektedir. Testusdo gracea (Tosbağa) kaplumbağalar 2-3 cm boyunda 6-12 adet yumurta yaparlar. Tatlı su kaplumbağaları ise 3-12 beyaz uzun şekilli yumurta yaparlar. Yavrular ise 2-3 ay süre sonra yumurtadan çıkarlar. Kaplumbağaların tüm çeşitleri yumurtalarını toprağa bırakırlar. Kara ve Tatlı Su kaplumbağaları yaşadıkları doğal çevrede uygun bir ortamı seçerek eştikleri çukurlara yumurtlarlar ve üzerini toprakla örterler. Deniz kaplumbağaları hayatlarının çoğunu denizde geçirdikleri için Dünyanın belirli kumsallarında kıyıya çıkarak; kumsalda eştikleri çukurlara yumurtlarlar. Genelde bu işlemide geceleri yaparlar.
Sürüngenlerin cinsiyetlerinin belirlenmesinde kuluçka dönemi çevre ısısının etkili olduğu yönünde bir çok araştırma yapılmıştır.
Ülkemizin Akdeniz ve Ege kıyılarında deniz kaplumbağalarının yumurtalarını bıraktıkları dünyaca ünlü kum plajları bulunmaktadır. Dalyan, Dalaman, Fethiye, Patara, Kumluca, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Göksu Deltası, Kazanlı, Akyatağan, Samandağ gibi bölgeler deniz kaplumbağalarından Caretta Caretta ve Cheloniamydas’ın ana vatanlarıdır.
Çiftleşme isteği mevsimine bağlıdır. Tropik ve subtropik iklim koşullarına göre değişiklik gösterir. Ayrıca dış ortam koşulları da bu olayı etkilemektedir. Genelde kaplumabağalar nisan ayının başından, mayıs ayının sonuna kadar çiftleşirler. Bu dönemde günlerin uzun olması ve güneş ışığının fazlalığı önemli rol oynamaktadır. Ultraviyole ışınların, kaplumbağaların yaşamlarındaki çiftleşme ve yumurtadan yavruların çıkması gibi fizyolojik olaylara etkisi oldukça fazladır. Dişiler çiftleştikten sonra spermi 4 yıl gibi süre ile saklayabilirler.

Etiketler: , , , ,

Erkeği yöneten hormonlar

Hormonlar erkeklerin hayat akışını belirliyor. Sağlıklı bir dış görünüşte, kiloların kontrolünde ve ruhsal dengenin sağlanmasında hep hormonların parmağı var. Cinsel iktidar ya da iktidarsızlık da hormonların elinde…

Erkekleri hormonları yönetiyor. Erkeğin fiziğini, çekiciliğini, kasların gelişimini hep cinsel hormonlar belirliyor. Hormon seviyesi düştüğünde erkeğin yataktaki cinsel performansı da sekteye uğruyor. Cinsel arzuyu da, cinsel gücü de yine belirleyen hormonlar. Viyana Üniversitesi Kadın Kliniği’nden Prof Johannes Huber, uluslararası tıp çevrelerinde ”Hormonların Babası” olarak tanınıyor. Prof. Huber, Almanya’da piyasaya çıkan ”Man(n) wird jünger… und attraktiver” (Erkek Gençleşiyor ve Çekicileşiyor) isimli kitabında hormonların erkeklerin cinsel iştahlarını ve cinsel performanslarını nasıl etkilediğini anlatıyor.

Kadının tercihi

”Lancet” tıp dergisinde yayınlanan bir başka bilimsel araştırmaya göre ise kadınlar, hormon seviyesi yüksek erkekleri daha çekici buluyorlar. Araştırma için farklı görünüşte yüzlerce erkek seçildi. Kadınlardan erkekleri çekicilik açıdan değerlendirilmeleri istendi. Sonuçta, kadınların kanlarındaki testosteron hormonu yüksek olan erkekleri daha çekici buldukları ortaya çıktı.

Ortak özellikleri

Prof. Huber’e göre, çekici bulunan erkeklerin ortak özellikleri var: Omuzlar geniş, karın gergin ve düz. Kas geliştirici özelliği bulunan testosteron omuzların gelişimini ve yağ eritici özelliğiyle de erkeklerin göbek bağlamasını engelliyor. Kadınlar da testosteron seviyesi yüksek erkekleri, doğacak çocuklarına baba olmak için biçilmiş kaftan olarak görüyorlar.

Yanlış takviye

Prof. Johannes Huber, testosteron tabletleriyle takviye yapmanın doğru olmadığını, çünkü şeker hastalığı riskini artırdığını söylüyor. Avusturyalı bilim adamı, bazı erkeklerde ileriki yaşlara kadar testosteron üretiminin devam ettiğini ve 80 yaşında baba olan erkeklerin de bulunduğunu söylüyor. Prof Johannes Huber, erkeklere hormon tabletleriyle takviye yapmak yerine doktora gitmelerini tavsiye ediyor. Ancak çok az ürolog, hormonlar konusunda uzman, bu nedenle erkekleri jinekologlara, yani kadın doktorlarına gitmesi gerekiyor.

Gücü artırıyor

Azot monoksit denilen madde (kimyasal formülüyle NO), ereksiyon sırasında penis damarlarını genişleterek kanla dolmasını sağlıyor. Testosteron ise azot monoksidin damarlar üzerindeki etkisini artırıyor. Etkin bir ereksiyon için azot monoksit ile testosteronun işbirliği yapması şart. NO sadece ereksiyonda rol oynamıyor, orgazm sırasında salgılanan azot monoksit, kalp damarlarının daha iyi kanla beslenmesini sağlıyor. Bu nedenle düzenli ve tatminkar seks, kalp krizi geçirme riskini de azaltıyor.

Erkekde andropoz

Testosteron dışında erkeğin yaşantısını belirleyen başka hormonlar da var. Mesela ”Dihydroepiandrosteron” ya da kısaca DHEA. Böbreküstübezinin bir ürünü olan bu hormonun üretimi 45 yaşla birlikte gerilemeye başlıyor. Prof. Huber, ”Hormon seviyesindeki açık kendini beyinde de belli ediyor” diyor. Çünkü bu hormon, sinir hücreleri arasındaki iletişim sağlanmasında da önemli rol oynuyor. DHEA açığı yaşayan kişi daha depresif bir tutum içine giriyor, sosyal ilişkiler kurmaktan korkuyor, tıpkı bir kaplumbağa gibi kabuğuna çekilmek istiyor. DHEA, yağları eriten bir hormon olduğundan, hormon seviyesi gerilediğinde spor yapan erkeklerde bile yağlanma başlıyor. Ve erkekler enfeksiyonlara daha açık hale geliyor, grip mevsiminde en az iki ya da üç kez hastalığa yakalanıyorlar.

Mucize hormon

Kadınların bir numaralı cinsel hormonu ise östrojen. Bu hormon sadece kadının üreme yeteneğini belirlemiyor, aynı zamanda kadını hastalıklardan da koruyor. Mesela östrogen, damarların genişleterek, damar tıkanıklığını engelliyor. Prof. Huber, ”Bu da kadınların en az 40 yıl boyunca vücutlarının erkek organizmasına göre kanla daha iyi beslendiği anlamına geliyor” diyor. Bu durumda kadınlar ortama erkeklerden 10 yıl daha fazla yaşıyor. Peki erkeklere de östrojen takviyesi yapılamaz mı? Östrojen kadın cinsel organlarının gelişimini düzenliyor. Herhalde çok az erkek birkaç yıl daha fazla yaşamak için meme ve kadınsı bir vücuta ”evet” der.

Etiketler: ,

Horlamanın Tedavisi var

İstanbul ünv. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak-Burun-Boğaz Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof.Dr. Murat Toprak, yaptığı açıklamada, Küçük çocuklarda dahi horlama sorununun yaşandığını söyledi ve horlamanın nedenlerini şöyle anlattı: “Aşırı kilo durumunda boyun yapısının derinleşmesine ve dil kökünde daralmaya bağlı olarak horlama meydana gelir. Ayrıca yatakta yanlış pozisyonda uyumakta horlamaya yol açar. Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir. Ü. Kesin istatistiki veriler olmamakla birlikte toplumun yaklaşık yüzde 50’sinin zaman zaman horladığına dikkat çeken Toprak, horlama sorununun en sık kilolu erkeklerde görüldüğünü ve yaşla birlikte her geçen gün arttığını vurguladı. Horlama nedenleri arasında şişmanlığın önemli bir yeri olduğuna dikkat çeken uzmanlar, “erkekler daha çok horluyor” diyor. Murat Toprak, yaptığı açıklamada, horlamanın hafife alınmaması gerektiğini bildirdi. ” Toprak, sosyal olarak ciddi sorunlar yaratan ve aile yaşamını olumsuz etkileyen horlamanın kalitesiz bir uykuyu da beraberinde getirdiğini bildirdi.

Bu durum da horlamaya neden olur.Hasta kadar aynı odayı paylaşanlar içinde önemli bir sorun olan horlamanın tedavi edilebildiği bildiriliyor. işman insanlarda kalın boyun dokusu neden olarak gösterilir. Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltarak horlamaya neden olur. Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak-Burun-Boğaz Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof.

Dr. Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması da horlamaya yol açar. Özellikle uykuda nefes durması olarak adlandırılan uykuda apne sendromundan kaynaklanan horlama ise yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. İ. Türk toplumunda sık görülen burun eğrilikleri(burun deliğini ayıran perdenin sağa ya da sola eğriliği de horlamanın nedenleri arasında gelmektedir.

Etiketler: , , ,

Her 10 erkekten sekizi horluyor

Birçok ülkede boşanma nedeni olarak kabul edilen horlamanın, en çok erkeklerde görüldüğü ve 10 erkekten 8′inin horladığı belirlendi.

Üst solunum yolu tıkanıklığı nedeniyle ortaya çıkan horlama, erkeklerde, yaşlanmayla birlikte artıyor. Şişmanlık, alkol ve bazı sakinleştirici ilaçların kullanılması horlamanın şiddetini çoğaltıyor. Horlayanlar, yüksek tansiyon ve kalp hastalıklarına aday kişiler olarak değerlendiriliyor.

Kadınlarda az
Horlama kadınlarda daha az görülürken, kadın-erkek arasındaki oran, tıpta 8′de 1 olarak kabul ediliyor. Bugüne kadar horlamada birden 10′a kadar değişik şiddette skor tespit edildi. En şiddetlisine ‘kahramanca horlama’ veya ‘kükreme’ deniyor. Kişi, bu durumda ‘nara atarcasına’ horluyor.

Etiketler: , ,

Anne sütü IQ seviyesini yükseltiyor

Araştırma ekibinin başkanı Prof. Jake Najman, araştırmaya 1981′de başladığını ve çocukların annelerinin hamilelikleri sırasından itibaren izlendiğini belirtti.
Zaman içinde anne ve bebeğin sağlığındaki değişimler gözlendi. Anne sütündeki omega yağ asitleri bebeğe entelektüel bir avantaj sağlayabilir. Anne sütü ve zeka ilişkisine Prof. beş yaşında olduklarında sözel testlerle zekáları ölçüldü. Bebekler altı aylık olduğunda anne sütü alıp almadıkları sorgulandı. Evlilik, ekonomik koşullar, ebeveynlerin eğitim düzeyi, annenin duygusal durumu gibi faktörler de dikkate alındı, ama anne sütü ve zeká arasındaki bağlantı değişmedi. Araştırmada 3880 çocuğu incelendi ve anne sütünün zekada ortalama sekiz puanlık bir artışa neden olduğu belirlendi. Algılaması daha hızlı gelişiyor. Najman şu açıklamayı getirdi: ‘‘Anne sütüyle beslenen bebeklerin anneyle daha güçlü bir yakınlığı oluyor. 14′üne geldiklerinde de performansları gözden geçirildi ve 21 yaşlarında bu avantajın sürüp sürmediğinin de araştırılacağı belirtildi.Avustralya’da yapılan bir araştırma, anne sütüyle beslenen bebeklerin biberonla beslenenlere kıyasla daha zeki olduklarını ortaya koydu. Brisbane Üniversitesi’nin 20 yıllık kapsamlı araştırması, anne sütünün yararlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Anne sütünün bağışıklığa karşı daha fazla direnç veren maddeler içerdiği ve böylece bu bebeklerin daha az hastalandıkları, daha hızla geliştikleri de söylenebilir.

Etiketler: , ,