Kozmetik ürünler sperm kalitesini düşürüyor

Hollanda’nın Nijmegen Üniversitesi Sint Radboud Tıp Merkezi tarafından yapılan araştırmanın sonucuna göre, günde ortalama iki kez parfüm, deodorant, losyon veya krem gibi kozmetik ürünleri kullanan erkeklerin spermlerinin kalitesi, kullanmayanlarınkine oranla 5 kat daha düşük olabiliyor.

Araştırma ekibinin başkanı Nel Roeleveld, kozmetik ürünlerin spermlere zarar verdiğini çok açık ve kesin olarak belirlediklerini söyledi, ancak zararın derecesinin alt ve üst sınırının değişebileceğini belirtti.

DAHA GÜVENLİ KOZMETİKLER ÜRETİLEBİLİR

Zeist kentinde bulunan Hollanda Kozmetik Ürünleri Üreticileri Birliği (NCV), yüzlerce erkeğin denek olarak kullanıldığı araştırmayla ilgili olarak, sonuçların dikkatle incelendikten sonra görüş belirteceklerini açıkladı. Birliğin sözcüsü, araştırmanın, daha güvenli kozmetikler üretmek için yararlı olabileceğini söyledi.

Uluslararası çevre kuruluşu Yeşil Barışın (Greenpeace) Hollanda temsilciliği ise sonuçların, örgütün, kozmetiklerde zehirli maddeler bulunduğu ve bunların insanların hormonal dengesini bozduğu noktasından hareketle bu ürünlerin kullanımına karşı yürüttüğü kampanyanın haklılığını ortaya koyduğunu bildirdi.

Moda abiye gece elbisesi modelleri

Abiye gece kıyafeti resimleri

Meslek lisesi ve imam Hatip liselerinde katsayı kalktı

Yükseköğretime girişte meslek liseleri ve imam-hatip liselerine yönelik katsayı farkı uygulamasını kaldırdı. Genel ve meslek lisesi mezunlarına eşit katsayının uygulanacağı yeni sisteme göre, yükseköğretime girişte iki sınav uygulanacak
Meslek ve imam hatip lisesi (İHL) mezunlarına yükseköğretime girişte farklı katsayı uygulaması ortadan kaldırıldı. Yükseköğretime girişi düzenleyen yeni sistemde, genel ve meslek lisesi mezunlarına eşit katsayılar uygulanacak. Lise ayrımı yapılmaksızın tüm adayların yerleştirme puanları hesaplanırken ağırlıklı ortaöğretim başarı puanları (AOBP) 0.15 katsayısıyla çarpılacak. İHL ve meslek lisesi mezunları alanları dışındaki tıp, hukuk, kamu yönetimi, iktisat gibi bölümleri seçerken genel lise mezunları ile eşit şartlarda olacak.
YÖK Genel Kurulu, gelecek yıl uygulanacak yeni üniversiteye giriş sistemini karara bağladı. Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu, Prof. Dr. Atilla Eriş, Prof. Dr. Ali Ekrem Özkul, Prof. Dr. Fikret Şenses katsayı değişikliğine muhalefet şerhi koydu. YÖK’ten yapılan açıklamada yeni sistemin fırsat eşitliği ve kişisel başarıyı ön plana çıkaracağı vurgulandı. Yeni sistem şöyle olacak:
- Birinci aşama Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS), ikinci aşama Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) olacak. YGS’den alınan puan ile lisans programlarına yerleştirilebilmek için katılınması gereken LYS’ye girmeye hak kazanılacak. YGS’de 40 Türkçe, 40 matematik, 40 sosyal bilimler, 40 fen bilimleri toplam 160 soru bulunacak. YGS, 160 dakika olacak. Adayların YGS-1, YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5, YGS-6 puanları hesaplanacak.
- LYS’ye giren adayların Matematik-Fen; MF1- MF-2, MF-3, MF-4, Türkçe Matematik; TM-1, TM-2, TM-3, Türkçe-Sosyal; TS-1, TS-2 gibi puan türleri hesaplanacak. Adaylar tercihlerini bölümün puan türüne göre yapacak. Örneğin tıp fakültesine MF-1, bilgisayar mühendisliğine MF-2 puan türüyle yerleştirilecek. Bölümlerin hangi puan türüne göre öğrenci alacağı bugün ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan’ın yapacağı basın toplantısında açıklanacak.

Ortak katsayı
- 0.3 ve 0.8 farklı katsayıları yerine genel ve meslek lisesi ayrımı olmaksızın tüm adayların yerleştirme puanları hesaplanırken AOBP’leri 0.15 katsayısıyla çarpılacak. Öğretmen lisesi veya meslek lisesi mezunları alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde AOBP’leri önce 0.06 ek katsayısı ile çarpılacak. Bunun sonucunda bulunan değer, 0.15 katsayısı ile çarpılarak yerleştirme puanı hesaplanacak. Öğretmen lisesi mezunlarının 2009-ÖSS’de AOBP’leri 0.24 ek katsayısıyla çarpılmıştı.
- Yeni sistemde ön lisans programlarına YGS puanıyla girilecek. Eğer aday LYS’ye girmişse ve LYS puanı yüksekse adayın yüksek olan puanıyla istediği önlisans programına girmesine imkân verilecek.
İHL genel liseliden avantajlı
- İHL dahil tüm meslek liseliler istedikleri her fakülteyi tercih edebilecek. Tıp veya mühendislik fakültesini sadece fen alanından mezunlar değil, tüm okul türlerinden mezun olanlar tercih edebilecek ve bu adaylara farklı katsayı uygulanmayacak.
- Örneğin, bir İHL mezunu İlahiyat Fakültesi’ni tercih ederse AOBP’si önce 0.06 ile çarpılacak, elde edilen değer 0.15 ile çarpıldıktan sonra yerleştirme puanı bulunacak. İHL’li hukuk, tıp, mühendislik gibi bölümleri tercih ederse genel liseli ile aynı şartlara sahip olacak. İHL ve genel lise öğrencisi arasında fark bulunmayacak. Ancak, sözel puan türünde sınava giren İHL öğrencileri tıp isterse LYS’deki Matematik-Fen sorularını çözecek.
- Yeni sistemdeki en yüksek puan ÖSS’deki gibi 300 değil 500 olacak. AOBP’ler ise 100-0 arasında değil 500-100 arasında hesaplanacak. Katsayıların 0.15 olması ile okuldan gelecek en yüksek puan 75, en düşük puan 15 olmuş olacak. Böylece okulun etkisi de azaltılmış olacak. 500 puana en fazla 75, en az 15 eklenecek. Böylece mevcut sistemdeki okulun yüzde 21 etkisi yeni sistemde maksimum yüzde 17’ye indirilmiş olacak.

28 Şubat’ta yapıldı
28 Şubat 1997’de RP-DYP koalisyonunda MGK bir bildiri yayımlayarak, irticai faaliyetlere karşı mücadele çağrısı yapmıştı. 8 yıllık kesintisiz ilköğretimin yasalaşmasının ardından YÖK Genel Kurulu, 1999’da, İHL ve meslek lisesi mezunlarının alanlarında bölüm seçmeleri durumunda AOBP’lerini 0.5, alan dışı program seçmeleri durumunda 0.2 ile çarpılması kararını almıştı. 2003’te bu katsayılar 0.3 ve 0.8 olarak değiştirilirken, 2004’te AKP Hükümeti bir yasa tasarısı hazırlayarak katsayıların kaldırılmasını öngörmüştü. Ancak eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yasayı veto etmişti.

Yeni sisteme tepkiler
Karşı oy kulanan YÖK üyesi Prof. Dr. Fikret Şenses, yeni sistemin iktidar partisinin amaçlarıyla YÖK’ün amaçları arasındaki örtüşme derecesini açıkça ortaya koyduğunu ve toplumun duyarlılıklarının gözardı edildiğini belirtti. Eski YÖK üyesi Prof. Dr. İsa Eşme, NTV’ye düzenlemenin imam hatipler için yapıldığını vurgularken, “Yarar sağlamayacağı fikrindeyim. En büyük zararın eğitim birliği bakımından olacağı inancını taşıyorum” dedi. Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç ise kararı, “YÖK AKP’nin oyuncağı oldu”diye değerlendirdi.

Normalden fazla kıllanma nedenleri tedavisi Hirsutismus

Vücudun normalden aşırı kıllanmasına Hirsutismus diyoruz. Bu bir kadın için büyük üzüntü kaynağıdır. Aşırının ölçüsü toplumdan topluma, insandan insana değişebilmektedir,mesela dudak kenarındaki tüylenmeden erkek tipi bıyığa kadar değişebilir. Bir insana göre veya bir topluma göre önemli olan kıllanma, bir diğer insan veya topluma göre mutsuzluk nedeni olabilir.Batı toplumlarında kadınlarda alışılmışın dışında kıllanma kabul edilemez bir durumdur,bu durumdaki kadınlar kendilerini çekici hissetmezler,güvensiz olurlar ve sosyal ilişkilerde zorlanırlar,hatta bu yüzden karşı cinse yaklaşamayan kadınlar dahi vardır.

Kıllanma kozmetik ve görsel bir problem den daha fazlasıdır genelde,çünkü altında hormonal bir neden yatmaktadır.

Nedeni:Normal dışı kıllanma her hanımda az miktarda var olan erkeklik hormonunun çeşitli nedenlerle artmasına bağlı olarak gelişir.Çok az olarak ta bazen kıl köklerinin bu hormona hassasiyeti artar.

Kıllanmada ( hirsutismus’da ); üst dudakta, alt çene ve üst çenede, şakaklarda, memeler rasında, meme başı etrafında, göbek altında, kuyruk sokumunda ve kalçalarda anormal kıllanma vardır. Bu bölgelerde hanımlarda da var olan ince, renksiz, kısa ayva tüyleri kalın, uzun koyu renkli kıllara dönüşür ve deri yağlanır, yüz sırt ve göğüs civarında akneler(siyah lekeler) oluşabilir.

Kıllanma sorunu olan bir hanımda sorulması gerekli sorular şunlar olabilir;

-Kıllanma ne zaman başlamış, artıyor mu ?

-Ailevi mi ?

-Erken adet başlangıcı, veya menopoz(adetten kesilme) ?

-Kıllanmaya karşı ne tür kozmetik yöntem kullanıldı ? ( mesela jilet kullanılarak kıllar arttırıldı mı ?)

-Adet düzensizliği, adet görememe, kısırlık şikayeti var mı ?

-Kıllanma yapabilecek herhangi bir ilaç kullandı mı ?

-Sistemik bir hastalığı var mı ?( şeker gibi )

Kıllanma derecesi seçilir, hafif, orta ve ağır kıllanma olarak değerlendiririz.

-Hafif kıllanma; yüz yanlarında, çenede ( tam sakal değil ), kol ve bacaklarda hafif kıl artışı, ve karında artma, kıl yapısı ince, yumuşak ve açık renkte

-Orta derecede kıllanma, kıl yapısı kalın ve koyudur, yüzde ( tam sakal değil ), göğüste, karında kıllanma vardır.

-Aşırı kıllanmada ise kaba kalın kıllar, yüzde sakal oluşumu, kulaklar, parmaklarda dahi kıllanma vardır.

Dokuz farklı vücut bölgesinde kıllanma skorlaması yapılır.
Normal değerler:
toplamda 4-8 arası normaldir.
8 üstü hafif kıllanmaya,16üstü şiddetli kıllanmaya girer.Ayrıca tek alanlarda 3-4 de tek başına kıllanma göstergesidir.

Farriman-Galloway skalası, Danforth’dan alınmıştır

KIL: 3 tip kıl vardır;

1-Lanugo kılları :Bebek anne karnındayken olan vücuttaki kıllar,erken doğmuş bebeklerde daha sık görülür

2-Vellus kılları : Ayva tüyü tabir edilen kıllar

3-Terminal kıllar : Ayva tüylerinin bluğ çağına(cinsel olgunluk başlaması)girilmesi sırasında hormonların etkisi ile son halini alması.

Erkekler ve kadınlar doğduklarında aynı sayıda kıl tomurcuğuna sahiptirler, ve insan vücudundaki kıl tomurcukları sayısı ve dağılımı ırklara göre farklılık gösterebilir.

Kıl tomurcuğu gebeliğin 2. ayında gelişmeye başlar,doğumda çocuğun hayatı boyunca sahip olacağı tüm kıl tomurcuğu(folikülü) mevcuttur.

Kılların üzerinde erkeklik ve kadınlık hormonlarının farklı etkileri vardır.Mesela erkeklik hormonu erkeklerde göğüste kıl çıkmasını uyarırken,kadınlarda kadınlık hormonu(östrojen)göğüste kıl çıkmasını engeller,sakaldada aynı olay gerçekleşir.

Ne yapmalıyız ?

Her konuda dediğimiz gibi altta yatan neden araştırılmalıdır, bunun içinde bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına müracaat etmelisiniz.

Doktorunuz sizi sorgulayacak ( ne zamandır gibi? ) ve muayene edecektir.

Muayene ve ultrasonografi ile olabilecek bir anomaliyi ( yumurtalık yokluğu gibi ) veya fazla erkeklik hormonu salgılanmasını sağlayan bir tümör gibi olabilecek olasılıkları değerlendirecek, gerekirse radyolojik tetkikte isteyerek,

laboratuar tetkiki isteyerek hormon düzenini inceleyerek sebep olan faktörleri ortaya çıkarmaya çalışacaktır.

Toplumumuzda görülen kıllanmalarının bir çoğu basit nedenlerden oluşmakta hastanın yaşı, konumu, çocuk isteyip istemediği gibi durumlar değerlendirilerek verilen tedavilerle bu konu çözümlenmektedir.

Tedavide kıllanmayı oluşturan faktörün bulunup ortadan kaldırılması veya tedavi edilmesi birinci basamak ikinci basamak ise oluşmuş kıların kozmetik yöntemler ile temizlenmesidir.

Şişmanlarda adet düzensizliği ve kıllanma varsa önce zayıflama kürlerine baş vurularak zayıflatılmalı ve kozmetik yöntemlere baş vurulmalıdır.

Adet düzensizliği ve kıllanma arasındaki yakın ilişki göz ardı edilmemeli bu tip yakınmaları olanlar en kısa sürede hekime başvurmalıdırlar.

Başka neler kıllanma yapabilir?; bazen gebelik,

polikistik over hastalığı (adet düzensizliği,gebe kalamama,kıllanma şişmanlık,yumurtalıklarda problemin olduğu bir hastalık)

bazı yumurtalık tümörleri,

diğer bazı beyin tümörleri

bazı böbrek üstü bezi hastalıkları

kronik stress

bazı bünyelerde bazı doğum kontrol hapları vs

Sayın bayanlar her şeyin çözümü mevcuttur, şikayetleriniz için geç kalarak geçirdiğiniz süre bedeninize kalıcı zararlar verebilir. Erken tehşis ile her şey çözülebilir.

Hanımlarımızdan bir ricamızda kıllanmanın kozmetik çözümleri hakkında iyi araştırma yapmadan rastgele tedavi ve tüy döktürücü işlemler yaptırmamalarıdır. Özellikle son zamanlarda bazı kişilerin hanımlarımızın bu zaafları ve iyi niyetlerinden faydalanarak yüksek paralar karşılığında bilinçsizce laserle epilasyon tedavisi veya ne olduğu bilinmeyen bir takım karışımlar ,jeller ile tüy dökücü seanslar yapmaları sonucu ciddi sağlık problemleri ortaya çıkmıştır, uzun vadede neler yapabileceği ise ürkütücüdür.

Unutmayınız var olan kıllar yok edilemez,sadece zayıflatılabilir,kıllanmanın birinci tedavisi nedeni yok etmektir,sonra ise kılların alınması(kozmetik çözüm) gelir.

Çeşitli kuruluşlar ve yerler kılları kesinlikle yok ettiklerini söyleyebilirler ama bu çok zordur,sadece günlerce süren seanslar ve tonlarca para sonucu ya cildiniz yanar yada bir sure sonra kıllar tekrar çıkmaya başlar.

Bu konuda danışma alabileceğiniz size yol gösterebilecek çok ciddi kurumlar vardır, lütfen onlara danışarak seçiminizi yapınız.

Bel soğukluğu hastalığı nedenleri tedavisi

İdrar yollarının son kısımlarında, idrar yolu çevresi salgı bezlerinde, kadında rahim ağzı başta olmak üzere genellikle üreme organlarında meydana gelen akut iltihap. Bel soğukluğu, en sık rastlanılan cinsel yolla bulaşan hastalıklardandır. Dünyada her yıl 60 milyon yeni bel soğukluğu vakası ortaya çıtığı tahmin edilmektedir.

Bel soğukluğu kadınlarda sessiz seyreden, erkeklerde ise ani ve rahatsız edici işaretleri olan bir hastalıktır. Bu sebeple hastalık genellikle erkeklerde ortaya çıkmasına karşılık taşıyıcısı kadınlardır.

Hastalık etkeni, bir diplokoktur ve 1879′da Neisser tarafından bulunduğu için Neisseria Gonorrhoe adı verilmiştir.

Hastalık Belirtileri: Erkeklerde idrar yolundan gelep cerahatli akıntı, idrar yaparken yanma ve sızlama başta gelen belirtileridir. Kadınların çoğunda(%50-70′inde) ağrı ve yanma şikayeti olmaz. Sadece cerahatli bir akıntı görülebilir. Bu sessiz seyretme, kadının hastalığı farkında olmadan taşımasına neden olur.

Korunma ve Tedavi: Hastalıktan korunmanın başlıca yolu, tek eşliliktir.

Hastalığın bulaşması halinde en etkili ilaç penisilin olup, mutlaka bir hekimin kontrolü altında uygulanmalıdır.