internetin kurtu

Yüksek topuklu ayakkabı ile rahat etmek için

Yüksek topuklu ayakkabılar çoğu kadının tutkusudur.Vitrinde oldukça güzel duran ve beğenerek aldığınız yüksek topuklu ayakkabınızı giydinizde ayaklarınız ağrıyor ve yorgun mu hissediyorsunuz?

İşte ağrısız ve yorgun hissetmeden yüksek topuklu ayakkabı giymenin püf noktaları!

1. Yüksek topuklu ayakkabı giymek istiyorsanız önce evinizde deneyin. Evde dolaşırken, iş yaparken yüksek topuklu ayakkabınızı giyin. Böylece yüksek topuklu ayakkabı giymeye daha çabuk alışır ve ayağınızı rahatsız edip etmediğini daha çok anlayabilirsiniz. Evde giymek sizi rahatsız etmeye başlayınca çıkartın. Yüksek topuklu ayakkabınızı dışarı çıkmadan 4-5 saat önce evde deneyin.

2. Haftada en az 2-3 kez yüksek topuklu ayakkabı giyin. Düz tabanlı ayakkabılar giyen biriyseniz, ilk başta yüksek topuklu ayakkabı giymek sizi rahatsız edebilir, ayağınızı tahriş edebilir. Özellikle yaz döneminde sürekli düz sandalet, terlik giyiyorsanız, ayaklarınız genişleyebilir ve dar kalıplı ayakkabıları giymekte zorlanabilirsiniz.

3. Ayakkabı giymeden önce ayaklarınıza e vitamini ya da aloe vera özlü nemlendirici sürün. Bu cildinizi nemlendirir ve burkulmalardan korur. Ayak cildinizin tahriş olduğunu farkettiğiniz zaman sürmek için yanınızda losyon bulundurabilirsiniz.

4. Her zaman yapıştırıcı taşıyın. Ayakkabınızın rahat olmadığını hissettiğinizde, bir iki hafta içinde topuğunuzun çıkacağını, kırılacağını aklınızda bulundurun. Rahatsız hissettiğiniz zaman ayakkabınızı gözden geçirin ve yapıştırıcıyla tamir edin. Bu sizi bir süre daha idare edebilir.

Öneriler
Uzun boyluysanız yüksek topuklu ayakkabı giymeyin. Sizin için en uygun seçenek orta yükseklikteki topuklu ayakkabılardır.

Yüksek topuklu ayakkabının içine ince çorap giyin. Bu ayakkabının derisinin ya da materyalinin ayaklarınızı vurmasını önleyebilir.

İçi yumuşak olan yüksek topuklu ayakkabıları tercih edin.

 

Yüksek topuklu ayakkabılarınızı sadece çok yürümeyeceğiniz ya da çok ayakta kalmayacağınız zamanlarda giyin. Yüksek topuklu ayakkabılar için en uygun yerler özel davet ve organizasyonlardır.

Dik yürüyün.

Giydiyseniz arabayla gidin.

Orta yükseklikteki yüksek topuklu ayakkabıları tercih edin.

Ayakkabılara çok para harcamayın.Uyarılar

Yüksek topuklarla yürürken dikkatli olun, bir yere takılıp düşebilir ve incinebilirsiniz.

Kirli ve kaygan zeminlerde, açık alanlarda yüksek topuklu ayakkabı giymeyin.Bilmeniz gerekenler

Yüksek topuklu giyseniz bile bacaklarınız olduğundan daha seksi görünmez.

Yükseklik her zaman iyi ve zayıf görüneceğiniz anlamına gelmez.

Etiketler: , , , , ,

Okul öncesi eğitimine nezaman başlanmalı

Çocuklar sürekli evde kaldığından yaşıtları ile palaşma oyun oynama  arkadaşlık gibi duyguları kazanması için okul öncesi eğitim çok önemlidir.sosyal bir ortama uyum sağlayabilecek psikolojik olgunluğu ortalama 3 yaşını doldurduklarında kazanmaktadırlar. Bu nedenle de bu yaştan itibaren bir sosyal kuruma devam etmeleri uygun olmaktadır.

Daha öncesinde tek bir kişinin sürekli ilgisine ihtiyaç duyarlar ve bu ilgiyi paylaşabilecek olgunluğa erişmemişlerdir. Bu nedenle 3 yaş öncesi yuvaya gönderilen çocuklarda sıklıkla yuvaya uyum problemleri yaşanmaktadır.

Anaokulu ne gibi özelliklere sahip olmalıdır? Aileler çocukları için anaokulu seçerken nelere dikkat etmelidir?
3 – 6 yaş dönemi çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimleri için en önemli dönemdir. Çocuklar öncelikle gelişimlerinin bir özelliği olarak sosyalleşmek, başka çocuklarla bir arada olmak ihtiyacındadırlar. Yuvalar çocukların paylaşma, bir arada olma, birlikte hareket edebilme ve oyun oynama ihtiyacını karşılarlar. Becerileri ve zihinsel kapasiteleri birbirine denk olan yaşıtlarıyla bir arada olmak çocukların yaşayarak öğrenmelerini sağlar ve sosyal paylaşımın öğrenilmesinde etkilidir. Bu nedenle de anaokulu ve yuvaların çocukların bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimlerini ve dil gelişimlerini destekleyici bir program uygulamaları ve bu programı uygun koşullarda sunmaları gerekmektedir.  Çocukların var olan ilgi ve yeteneklerini geliştirmeye yönelik değişik aktivitelerin sunulması önemlidir. Çocuklar hem eğlenmeli, hem öğrenmeli hem de yeni ilgi alanları bulmalıdırlar.Çocukların tüm gelişim alanlarını destekleyen bir program hazırlanmalı ve bu program çocukların keyifle ve ilgilerini çekebilecek şekilde takip etmelerini sağlayacak bir içerikte hazırlanmalıdır. Öğrenirken eğitim hayatlarının temeli olan birlikte hareket edebilme, grupla birlikte karar alabilme, sıra bekleme, kendini grup içinde ifade edebilme, ihtiyaçlarını ifade etme, belirlenen kuralları öğrenme ve bu kurallara-sınırlara uyma gibi becerileri kazanmaları da önemlidir. Çocukların yaşlarına uygun olarak gerekli kavramları (renk, şekil, sayı vb), el becerilerini, sosyal becerileri öğrenmeleri evden çok yuva ortamında mümkün olmaktadır. Yuvada tüm bu bilgi ve becerilerin belli bir sıra ile öğretilmesi söz konusudur. Programın uygulanması aşamasında yuva personelinin deneyim ve eğitimleri de çok önemli olmaktadır. Anaokulunda daimi bir pedagog veya çocuk gelişimi konusunda deneyimli bir psikoloğun bulunması yuva seçiminde birinci koşul olmalıdır. Çocukların becerilerinin ve gelişimlerinin takibini yapabilmek ve olası bir aksaklıkta aileyi uyarabilmek çok büyük önem taşımaktadır. Çünkü olası bazı problemler erken yaşta keşfedildiklerinde hızlıca çözümlenebilmekte aksi halde uzun yıllar süren, eğitim hayatını ve çocuğun sosyal hayatını etkileyen başka zorluklara dönüşebilmektedirler. Ayrıca her çocuk zaman zaman bazı sıkıntılar yaşayabilmekte bu sıkıntılar değişik şekillerde ifade edilmektedirler. Çocuklardaki bu belirtileri ve değişiklikleri dikkatle gözlemlemek ve başka bir problemin işareti olduğunu keşfedebilmek uzmanlık ve deneyim gerektirmektedir. Ayrıca ailelerin çocukların eğitimi ve gelişimi konusunda ve uygun disiplin yöntemleri konusunda yönlendirilmeleri ve desteklenmeleri önemlidir. Bu nedenle de yuva personelinin pedagoji eğitimli olması büyük önem taşımaktadır. Temizlik ve fiziksel ortam zaten anne-babaların dikkat ettikleri ve fark etmekte zorlanmadıkları özelliklerdir. Burada da dikkat edilmesi gereken şey fizik ortamın nasıl düzenlendiğidir.

Örneğin çocuklar hangi aktivite sırasında nerede bulunuyorlar? Bu ortamlar o aktivitenin rahatça gerçekleşmesi için uygun ortamları mı? (örneğin boya yapılan yerde zeminin halı olması hem çocukların rahatı hem de hijyen açısından uygun olmayabilir) Merdivenler ne kadar korunaklı? Bahçe ve bahçedeki oyun malzemeleri tüm çocukların kullanımına açık mı ve çocuk sayısına oranlandığında yeterli mi? Oyuncak çeşitliliği var mı? Hangi malzemeler kullanılıyor? Boyalar vs çocukların ağzına almaları durumunda zararlı olabilecek nitelikte mi? Oyuncaklar ve diğer eğitim malzemeleri gerçekten kullanılıyorlar mı? Serbest oyun zamanlarında ve bahçe saatinde çocuklarla ilgilenen personel sayısı da önemlidir. Çünkü çocuklar açık alanda daha hareketli olmakta ve zarar görme olasılıkları artmaktadır. Bu nedenle bahçe saatlerinde ve hareketli oyunlar sırasında normalde var olan öğretmen ve eğitimci sayısının takviye edilmesi önemli olmaktadır.

Çok önemli bir konu da sınıf mevcududur. Okul öncesi sınıflar 3 yaşta 10-12 civarı olmalıdır. Daha fazla sayıda çocuk için tek öğretmen yeterli olmamaktadır. 4 ve 5 yaş grubunda bu sayının biraz daha üzerine çıkılabilir. Ancak ilkokul sınıfları gibi kalabalık ortamlarda çocukların bir arada düzen içinde bulunmalarını sağlamak güç olacağından ister istemez daha sıkı bir disiplin uygulanmaya çalışılacak bu da çocukların ihtiyaç duydukları rahatlık ve ilgi ihtiyaçları ile ters düşecektir.
Anaokulu çocuğa neler öğretir? İlerideki akademik ve sosyal yaşamına ne tür katkıları olur?

Anaokulu çocuğun yaşamındaki ilk gerçek sosyal deneyimdir. Çocuğun merkez olduğu ve tüm ilginin üzerinde olduğu bir ortamdan uzaklaşıp ilgiyi, sevgiyi paylaştığı, bir düzen içinde grup halinde hareket ettiği, beklemeyi, sabretmeyi öğrendiği, tüm ihtiyaçlarını karşılaması için desteklendiği ilk ortamdır. Belirli bir saatte yatmayı, düzenli olarak kahvaltı etmeyi öğrenir. Düzenli ve sürekli arkadaşlıkları olur. Arkadaşlarını aramaya, onlar tarafından aranmaya başlar. Çocuk yuvaya giderek öncelikle düzen öğrenir. Her gün aynı saatte kalkıp, aynı düzen içinde okuluna gitmektedir. Bu ev yaşamında da düzen sağlar.  Arkadaşlık ve arkadaşlarıyla paylaştıkları önemli olmaya başlamıştır.

Anne-babası dışında öğretmeni ve okuldaki arkadaşları hayatında önemli olmaya başlarlar. Başka insanlarla ilişki kurmayı ve sürdürmeyi öğrenir. Evde ortaya çıkan sorunlarda sorun çözmek zorunda kalmayabilir ancak yuvada örneğin oyuncağını paylaşması gerektiğinde uygun yöntemle yaklaşamazsa hayal kırıklığı yaşayabilir ve bu yolla zaman içinde problem çözmeyi öğrenir. Kabul görmek, kabul etmek gibi sosyal kavramlar gelişmeye ve önem kazanmaya başlar. Yaşayarak, deneyerek öğrenme fırsatı elde eder.

Her tür bilgi grupla etkileşim halinde öğretilmektedir ve mümkün olduğunca çocukların bir çok duyusuna hitap edebilecek bir öğretim planı uygulanır. Bu nedenle çocuğa evde öğretilen sistemsiz ve düz bir bilgiye oranla çok daha kalıcı ve muhakemeye olanak veren zengin bir öğrenme ortamı sağlanmaktadır.

Tüm bu bilgi ve deneyimin 6 yaşından önce kazanılmasının asıl önemi çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimi için bu yılların çok önemli yıllar oluşudur. Bu dönemde edinilen bilgiler hem çok kolay öğrenilmekte hem kalıcı olmakta ve öğrenme alışkanlığı geliştirmek açısından önem taşımaktadır. Anaokuluna giden çocukların gitmeyenlere oranlar ilkokulda çok daha uyumlu ve başarılı oldukları bilinmektedir. Ayrıca sosyal uyum ve arkadaşlık geliştirme becerileri açısından okul oncesi eğitim almış olan çocuklar çok daha şanslı olmaktadırlar.

Okul öncesi eğitimin başka bir önemi de çocukların gelişimlerinin takip edilmesidir. Çünkü anne-babalar çocuklarının gelişim alanlarını dikkatle takip edebilecek bilgi ve beceriye sahip olmayabilirler. Ayrıca her çocuk gelişiminin bazı alanlarında sorunlar yaşayabilir, ileriki yaşlarda yaşaması olası bazı problemlere ait ipuçları verebilir.

Bu belirtileri fark etmenin ve en uygun müdahalenin ne olduğuna karar vermenin en iyi yolu çocuğun anaokulu gibi yapılandırılmış bir ortamda düzenli şekilde takip edilmesidir.

Anaokuluna başlayan çocuklara aileler nasıl davranmalıdır?
Anaokuluna başlama hem aile için hem de çocuk için çok önemli bir ilk adımdır. Aileler bir çok kaygı yaşamaktırlar. Özellikle de anneye fazla bağımlı olan ve evde kural öğretilmemiş, sorumluluk verilmemiş olan çocuklar için anne-babalar daha fazla kaygı duymaktadırlar. Çünkü genellikle bu çocuklar daha fazla uyum problemi yaşamaktadırlar. Çocuklar becerileri gelişmeye başladığı dönemden itibaren kendi ihtiyaçlarını karşılamaları için teşvik edilmelidirler. Ayrıca, yemek, uyku, temizlik vb gibi konularda kurallar öğretilmelidir.

Çocuk 2 yaşından itibaren yavaş yavaş nerede nasıl davranması gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir. İstenen davranışlarla istenmeyen davranışların farkını öğrenmeye başlamalıdır. Burada tutarlılık önemlidir. İstenen davranışı karşısında her zaman olumlu bir ilgi alması çocuğu bu şekilde davranmaya isteklendirecektir. İsteklerinin makul ölçülerde karşılanması, bazı isteklerinin karşılanamayacağını bilmesi gerekmektedir. Aksi halde anne-babanın her talebi karşılayan tavrını çocuk girdiği her ortamda bekleyecek ve sonunda hayal kırıklığına uğrayarak yuvaya gitmek istemeyecektir. 

Öncesinde kural ve sınır öğretilen, sabretmeyi ve beklemeyi öğrenen ve anne ile bağımlılık ilişkisi yerine bağımsızlık özelliğini kazanan bir çocuk yuvaya başlamak konusunda pek bir sorun yaşamayacaktır.

Anne-babanın çocuğun gideceği yuvayı çocuk olmadan seçmeleri ve karar verdikten sonra çocuğu götürmeleri uygundur. Çünkü seçme kararı çocuğa verildiğinde bizim için önemli olmayan kriterler çocuklar için önemli olabilir ve belki de pek uygun olmayan bir yuvayı çocuğumuz istediği için seçmek zorunluluğu oluşabilir. Biz de bunun etkisinde kalabiliriz.

Çocuk için uygun yuvaya karar verdiğimizde çocuğa bundan sonra oyun oynayabileceği, arkadaş edineceği ve yeni bilgiler edineceği bir okula gideceği söylenmelidir ve bir gün sadece ziyarete gidilmelidir. Ziyaret saatinin çocukların eğlenceli bir aktivite saati olması yararlı olabilir. Tüm yuvayı gezdikten ve kendi öğretmenini tanıştırdıktan sonra yuva yetkilisi çocuğa yuva hakkında bilgiler verebilir. İlk gün fazla kalınmadan dönülmelidir. Özellikle 3 yaşındaki çocuklar için çocuk istekli de ilk hafta günde 1-2 saatten fazla yuvada kalmaması uygun olmaktadır. İkinci hafta 3-4 saate çıkarılabilir. Mümkün ise dönem boyunca, değilse hiç değilse 2 ay boyunca çocuğun yarım gün yuvaya devamı daha uygun olmaktadır. Çünkü 3 yaş grubu çocuklar için tüm gün program psikolojik olgunlaşmalarının yetersizliği nedeniyle fazla yoğun gelebilmektedir.

Yeni başladığı dönemde çocuğa fazla soru sormak, yuvayı fazla övmek, ne yediğiyle fazla ilgilenmek, sık sık yuvaya gidip bakmak çocuğun uyumunu bozabilmektedir. Çocukla ilgili bilgileri çocuğunuz yanınızda değilken yuva yetkilisinden almalısınız. Çocuğu sorularla bunaltmak yerine kendi anlattığı bir şey olursa onu dinleyip, ne kadar takdir ettiğinizi ve okula başladığı için onunla ne kadar gurur duyduğunuzu belirtebilirsiniz.
Her şey yolunda gidiyor görünürken bile bir gün birden bire çocuğunuz yuvaya artık gitmek istemediğin belirtebilir. Paniğe kapılmadan sıkıntısının ne olduğun anlamaya çalışmalısınız. Çünkü çocukların yuvaya gitmek istememeleri genellikle yuva ile ilgili bir sorun olmamaktadır. Bazen yeni bir kardeşin geliyor olması, bazen anne ile ilgili sıkıntılar, bazen evde olan bir huzursuzluk gibi bir çok neden çocuğun yuvaya gitmek istemediğin belirtmesine neden olabilmektedir.

Anaokuluna gitmekten korkma, ağlama, hatta sabahları mide bulantısı hissetme gibi davranışlar normal mi? Anne-babalar bu gibi davranışlar karşısından nasıl bir tutum içine girmeliler?
3 yaşını doldurmuş bir çocuğun yuvaya gidebilmek için gerekli psikolojik olgunluğa sahip olması beklenmektedir. Ancak bazı çocuklar annelerinde ayrışmakta güçlükler yaşayabilmekte ve bu nedenle de yuvaya gitmeye aşırı direnç gösterebilmektedirler. Hatta bu direç aşırı ağlama, kusma gibi uç sonuçlara neden olabilmektedir.

Tepkilerin bu derece aşırı olması çocuğun başka ciddi sıkıntılar yaşadığının bir göstergesidir ve ancak profesyonel bir bir yardım alınması koşuluyla bu problemin üstesinden gelinebilir. Bu durumda yuvadaki uzmanlar ile klinik ortamda çalışan uzmanın işbirliği ile bu problem çözülebilmektedir. Ailenin bu konuda eğitilmesi ve çocuğun psikolojik olgunlaşmasının desteklenerek aile ile işbirliğinin sağlanması gerekmektedir.

Böyle bir erteleme genellikle çözüm olmamaktadır ve bu çocuklar ilkokula başladıklarında da benzer belirtiler göstermektedirler. Problem ne kadar erken çözülürse o kadar kolay olmakta ve çocuk bu durumun olumsuz etkilerine daha az maruz kalmaktadır.

Okulöncesi eğitimde anaokulundaki eğitmenler ne gibi vasıflara sahip olmalıdır?
Anaokulunda çalışan öğretmen, yönetici ve çocuklarla teması olan her türlü personelin pedagojik bir eğitimden geçmiş olması önemlidir. Çünkü çocuklar için yuva içinde gördüğü ve temas ettiği herkes ve her şey okulu temsil etmektedir. Benzer bir dilin kullanılması, ses tonunun çocukları rahatsız edecek şekilde kullanılmaması, güler yüzlü olunması, mümkün olduğunca bakımlı ve temiz bir görünümde olunması çocuklar için önem taşımaktadır. Özellikle öğretmenlerin çocukların duygularını anlamak konusunda yetenekli olmaları, empatik olmaları, problem çözme yeteneğine sahip olmaları, oyuna, dramatizasyona yatkın olmaları, kendi duygularını iyi ifade edebilmeleri, düzgün bir diksiyona sahip olmaları önemlidir. Ayrıca sürekli çocuklarla bir arada olmak en az çocuklar kadar oyunu ve oyuncağı sevmeyi gerektirir. Sadece psikoloji veya pedagoji eğitimi almış olmak anaokulu öğretmeni olmak için yeterli olmamaktadır. Anaokulu öğretmeni olacak kişinin, kişiliğinin de çocuklar gibi çoşkulu ve eğlenceli olması gerekmektedir.

Her çocuk mutlaka anaokuluna gitmeli midir? Eğer gidemiyorsa anne-baba neler yapmalıdır?
3 yaşından itibaren her çocuğun anaokuluna gitmesi önerilmektedir. Ülkemizde bir çok devlet okulunun anasınıfı mevcuttur ve her geçen gün de yaygınlaşmaktadır. Ancak çevresinde anaokulu bulunmayan ailelerin okul öncesi döneme ait çocuk yayınlarını takip etmelerinde yarar vardır. Anaokulları için üretilen ünite dergileri veya kavram öğreten ve bir çok beceriyi geliştiren bir çok yayın mevcuttur. Bunları takip edip günlük bir program dahilinde çocukların masa başında çalışmaya alıştırılmaları, el becerilerinin geliştirilmesi ve mümkün olduğunca yaşıtlarıyla bir arada oyun oynama olanağı sağlanması gerekmektedir.

Okumak, öğrenmek, çalışmak konusunda anne-babanın çocuğa örnek olması ve çocukta öğrenme isteği uyandırması önemlidir. Ülkemizde bir çok çocuk eline kalemi ilkokula başladığı gün almaktadır. Çocukların öğrenebilmeleri ve beceri geliştirebilmeleri için onlara fırsat verilmesi, teşvik edilmesi ve örnek olunmasının önemi unutulmamalıdır. Çocukların çok küçük yaşlarından itibaren onların becerilerini geliştirecek oyun malzemelerinin alınması-sağlanması önemlidir.

Anne-babaların çocukların gelişim dönemlerindeki zihinsel ihtiyaçları konusunda bilgilenmeleri ve bu konuda bol bol okumaları gerekmektedir. Ancak bu yolla çocukları için en uygun oyun malzemesini bulabilirler ve onları kendi ilgileri ve becerileri doğrultusunda eğitebilirler.

Etiketler: , ,

Adana renault servis reno renoult yetkili servisler adana

İsotlar Renault Yetkili Servis

 

TURAN CEMAL BERİKER BULVARI ADANA İŞ MERKEZİ YANI NO:457
SEYHAN – ADANA
Tel  :0322 429 4664 /4Hat
Faks: 0322 429 4668

 

 

Mais Renault Yetkili Servis

 

ADANA-CEYHAN KARAYOLU 6.KM
YÜREĞİR – ADANA
Tel  :0322 346 1275
Faks: 0322 346 2815

Yusuf Baysal Renault Yetkili Bayii

 

ADANA YOLU ÜZERİ NO:541
KOZAN – ADANA
Tel  :0322 515 7250
Faks: 0322 515 6221

 

 

Dotaş Renault Yetkili Servis

 

SÜMER MH. KUZEY KIYIBOYU CD. NO:92
SEYHAN – ADANA
Tel  :0322 226 9589
Faks: 0322 224 3119

 

 

 

Uralberk Renault Yetkili Servis

 

ADANA KARAYOLU ÜZERİ BÜYÜK MANGIT MEVKİİ
CEYHAN – ADANA
Tel  :0322 613 4546
Faks: 0 322 613 7769


 

Mecit Renault Yetkili Bayii

 

MEYDAN MH. BAKIM YURDU CD. NO:211
SEYHAN – ADANA
Tel  :0322 435 9674
Faks: 0322 431 6290

 

 

Özceren Renault Yetkili Servis

 

TURHAN CEMAL BERİKER BLV. ONUR MAH. NO:367/A
SEYHAN – ADANA
Tel  :0322 4291009
Faks: 0322 4291008

 

Vehbi Sabancıoğulları Renault Yetkili Servis

 

GİRNE BULVARI N0:239 TOFAŞ KARŞISI
YÜREĞİR – ADANA
Tel  :0322 321 0445
Faks: 0322 324 4030

reno servisleri,reno servis telefon nymaraları,ranault bayileri,renould servisleri,renauld araç servisi,renould araç servis

Etiketler: , , , , , , ,

İzmir renault servis reno renoult yetkili servisler izmir

Ermat Renault Yetkili Servis

 

BİNBAŞI REŞAT BEY MH. AKÇAY CD. NO:25/1
GAZİEMİR – İZMİR
Tel  :0232 253 6666
Faks: 0232 237 5656

Mais Renault Yetkili Servis

 

ÜNİVERSİTE CD. NO:41
BORNOVA – İZMİR
Tel  :0232 388 0086
Faks: 0232 388 9554

 

 

Nazar Renault Yetkili Bayii

 

ÇANAKKALE ASFALTI BÖLGE TRAFİK YANI
MENEMEN – İZMİR
Tel  :0232 832 8888
Faks: 0232 832 4844


 

Çamkıranlar Renault Yetkili Servis

 

ŞEHİTLER CAD. NO:139 ALSANCAK
KONAK – İZMİR
Tel  :0232 4645555
Faks: 0232 4638383

 

 

Cem Renault Yetkili Servis

 

BURAKREİS CAD. NO:6 ÇAMDİBİ
BORNOVA – İZMİR
Tel  :0232 461 9797
Faks: 0232 486 8480


 

Gönülşen  Renault Yetkili Bayii

 

PINARBAŞI MH. KEMALPAŞA CD. 401 SK. NO:3
BORNOVA – İZMİR
Tel  :0232 479 6666
Faks: 0232 479 1444

 

 

Kani Renault Yetkili Servis

2.SAN.SİTESİ 357/2 SOK. NO:14
BORNOVA – İZMİR
Tel  :0232 462 1571
Faks: 0232 435 0609

Kapanlar Renault Yetkili Servis

 

BAYRAKLI MH. ANADOLU CD. NO:23/1
KARŞIYAKA – İZMİR
Tel  :0232 4610600
Faks: 0232 4861066

 

 

Renault Önel  Yetkili Bayii

 

YENİ MAH. SASABEY CD. NO:12
TİRE – İZMİR
Tel  :0232 511 4162
Faks: 0232 511 1246

 

Öz Retonek Renault Yetkili Servis

 

2.SAN.SİTESİ 301 SK. NO:53
BORNOVA – İZMİR
Tel  :0232 486 3020
Faks: 0232 461 1818

 

Rendeci  Renault Yetkili Servis

 

BALATÇIK MH. ANADOLU CD. NO:1271
ÇİĞLİ – İZMİR
Tel  :0232 376 9066
Faks: 0232 376 1722

 

 

Renoto Renault Yetkili Bayii2826.SK. NO:19 1.SANAYİ SİTESİ MERSİNLİ
KONAK – İZMİR
Tel  :0232 433 7130
Faks: 0232 457 6572

 

Ren-Ser Renault Yetkili Bayii

 

MUSTAFA KEMAL SAHİL BULV. NO:12
NARLIDERE – İZMİR
Tel  :0232 239 4444
Faks: 0232 238 8753

Şafak Renault Yetkili ServisKÜÇÜKKAYA KÖYÜ
BERGAMA – İZMİR
Tel  :0232 633 5288
Faks: 0232 632 3296

Şahinler Renault Yetkili Bayii

 

ANADOLU CAD. NO:589 SERİNKUYU
KARŞIYAKA – İZMİR
Tel  :0232 3303630(Pbx)
Faks: 0232 3303630

 

 

Yaşar Renault Yetkili Servis

 

3. SAN. SİTESİ 296 SK. NO:2 (KOÇTAŞ KARŞISI)
BORNOVA – İZMİR
Tel  :0232 486 8364
Faks: 0232 486 5510

 

 

Ergen Renault Yetkili Bayii

 

KÜÇÜK SAN. SİTESİ
ÇEŞME – İZMİR
Tel  :0232 712 9177
Faks: 0232 712 7892

Etiketler: , , , , , , , ,

Ankara renault servis reno renoult yetkili servisler Ankara

Çetaş Renault Yetkili Servis

 

İSTANBUL YOLU ÇİFTLİK KAVŞAĞI ÇAMLICA MH. 3.SK. NO: 5
YENİMAHALLE – ANKARA
Tel  :0312 397 3838
Faks: 0312 397 3848

Mais Renault Yetkili Servis

 

ESKİŞEHİR DEVLET KARAYOLU SÖĞÜTÖZÜ MEVKİİ NO:4
ÇANKAYA – ANKARA
Tel  :0312 286 5300
Faks: 0312 287 8760

 

 

Nerizoğlu Renault Yetkili Bayii

 

KONYA DEVLET YOLU ÜZERİ FEN LİSESİ KAVŞAĞI NO:208 BALGAT
ÇANKAYA – ANKARA
Tel  :0312 284 5252
Faks: 0312 284 0202

 

 

Altay Renault Yetkili Servis

 

UZAYÇAĞI CAD. NO:7 OSTİM
YENİMAHALLE – ANKARA
Tel  :0312 385 1271
Faks: 0312 385 1797

Aydın Renault Yetkili Servis

 

YENİ OSTİM SAN. SİT. 41-A SK. NO:49-51 OSTİM
YENİMAHALLE – ANKARA
Tel  :0312 354 7484
Faks: 0312 385 0004

 

 

Coşkun Renault Yetkili Bayii

 

YEŞİLÇAM SAN. SİT. NO:71 GÜVERCİNLİK
ETİMESGUT – ANKARA
Tel  :0312 278 0601
Faks: 0312 278 0600

 

 

 

Çelik Renault Yetkili Servis

İSTANBUL CD. AKKÖPRÜ MEVKİ AKTİM İŞ MERKEZİ NO:59/Y
ALTINDAĞ – ANKARA
Tel  :0312 341 0535
Faks: 0312 341 9525

 

Görgülü Renault Yetkili Servis

 

BAHÇEKAPI MH. 6.CAD. 60.SK. NO:1/2 ŞAŞMAZ
ETİMESGUT – ANKARA
Tel  :0312 278 3757
Faks: 0312 278 3742

 

 

Renault Net Grup  Yetkili Bayii

 

İRAN CAD. NO:21 KARUM İŞ MERKEZİ KARUM OTOPARKI E KATI KAVAKLIDERE
ÇANKAYA – ANKARA
Tel  :0312 4275324 – 4681226
Faks: 0312 4680747

 

 

Or-Ay Renault Yetkili Servis

 

İNÖNÜ MAH. İSTANBUL DEVLET YOLU NO: 412/B ERGAZİ
YENİMAHALLE – ANKARA
Tel  :0312 278 7839-40
Faks: 0312 278 2201

 

Renault Özhan Yetkili Servis

 

HALİL SEZAİ ERKUT CD. NO:8/D ETLİK
KEÇİÖREN – ANKARA
Tel  :0312 326 8788
Faks: 0312 326 8788

 

 

Özok Renault Yetkili Bayii

 

PLEVNE MH. ANKARA-AYAŞ KARAYOLU ÜZERİ NO:249
SİNCAN – ANKARA
Tel  :0312 271 8282
Faks: 0312 271 7172

 

Renpar Renault Yetkili Bayii

 

KOCASİNAN SAN. SİTESİ 204. SK. NO:6/8 OSTİM
YENİMAHALLE – ANKARA
Tel  :0312 385 4661
Faks: 0312 385 4661

 

 

Tokur Renault Yetkili Servis

 

DEMİRHENDEK CD. NO:161/A SİTELER
ALTINDAĞ – ANKARA
Tel  :0312 350 9899
Faks: 0312 351 4441

Uzunsöz Renault Yetkili Bayii

 

BÜYÜK SANAYİ 1. CD. SÜZGÜN SK. SÖZ HAN NO:9 İSKİTLER
ALTINDAĞ – ANKARA
Tel  :0312 384 0300
Faks: 0312 384 0266

 

 

Yumurcak Renault Yetkili Servis

 

ÇAMLITEPE CD. NO:79 SİTELER
ALTINDAĞ – ANKARA
Tel  :0312 351 2960
Faks: 0312 351 2959

Caner Renault Yetkili Bayii

 

YENİ SAN. SİT. YUNUS EMRE CD. NO:20
POLATLI – ANKARA
Tel  :0312 623 3235
Faks: 0312 622 2661

 

 

Kurtuluş Renault Yetkili Bayii

 

DUMLUPINAR CD. GÜL SK. NO:1KURTULUŞ
ÇANKAYA – ANKARA
Tel  :0312 319 0670
Faks: 0312 562 2288

Öntaşlar Renault Yetkili Servis

 

TESVİYECİ SK. NO:7/B BÜYÜK SAN. İSKİTLER
ALTINDAĞ – ANKARA
Tel  :0 312 3419882
Faks: 0 312 341 8988

 

 

Set Renault Yetkili Bayii

 

ÇETİN EMEÇ BULVARI NO:48/2 BALGAT
ÇANKAYA – ANKARA
Tel  :0312 285 7900
Faks: 0312 285 7900

 

Şen Renault Yetkili Servis

 

YENİ SAN. SİTESİ F-BLOK NO:44
ŞEREFLİKOÇHİSAR – ANKARA
Tel  :0312 687 0201
Faks: 0312 688 0263

 

 

Tokcan Renault Yetkili Servis

 

ŞAFAK MH. GÖLBAŞI SAN.SİTESİ 5.BLOK NO:8
GÖLBAŞI – ANKARA
Tel  :0312 484 3919
Faks: 0312 484 3992

Etiketler: , , , , , , ,