Nis 292015
 

Horlamanın arkasında yatan hastalık olan uyku apnesi, gece beyni oksijensiz bırakarak ölüme sebebiyet verebiliyor.

Bursa Özel Hayat Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Haluk Akış, horlamanın arkasında beyin ve kalp açısından çok önemli olan uyku apnesi sendromunun araştırılması gerektiğini belirterek, “Horlayan kişilerde, gece uyku sırasında ‘apnes’ dediğimiz, halk arasında nefes durması olarak bilinen bir olay gerçekleşiyorsa, bu uyku apnesidir. Kişinin uyku sırasında farkında olmadan nefes alıp vermesi durur ve yanında yatan kişiler bunu fark edebilir. Bu uyku apnesi bazen çok uzun sürebilir ve kişinin oksijen almasını, beynine, kalbine ve diğer organlarına oksijen gitmesini engelleyebilir” dedi.

Uyku apnesinin bir diğer emaresinin gündüz aşırı uykululuk hali olduğuna dikkat çeken Akış, “sık sık uyandıkları ve yeterince oksijen almadıkları için gece uykuları yetersiz kalır. Bunun neticesinde gündüz yemeklerden sonra, sıcak ortamlarda bu hastaların uykuları gelir ve kısa süreli uyuklamalar yaşanır. Araçta direksiyon başında, kırmızı ışıkta, iş yerinde, yolda giderken uyuklayan bu hastalar kazalara sebep oluyor” şeklinde konuştu.

UYKU TESTİ İLE TEŞHİS KONULUYOR

Uyku apnesi olan hastaların kalp krizi ve beyin felci geçirme riski taşıdığını anlatan Akış, “Uyku apnesi olanların çoğu erkek hastalardır. Yüksek tansiyonu, diyabeti olan, boyun yapısı geniş veya kısa olan, sigara içen hastalar uyku apnesi ile karşımıza geliyor. Bu hastalara uyku laboratuarımızda uyku testi uyguluyoruz. Hastayı bir gece yatırarak yaklaşık en az 5-6 saatlik uykusunu kayıt altına alıyoruz. Hastanın uyku sırasında yaşadıkları, nefes durmaları, beyne giden kandaki oksijen seviyesi, gayri ihtiyari bacak hareketleri varsa bunlar da kayıt altına alınıyor” diye konuştu.

UYKU APNESİNE CİHAZLI ÇÖZÜM

Uyku testinin sonucuna göre göğüs hastalıkları uzmanı ile birlikte değerlendirdiklerini ifade eden Akış şunları söyledi:

“Uyku apnesi teşhisi koyduğumuz bu hastalara ikinci gece bir cihaz veriyoruz. Bu cihazın basınç değerleri ayarlanıyor. Daha sonra hastalara bu cihazın reçetesini vererek hastaların gece uyumadan önce kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Bu ilaçla uyku apnesinin önüne geçmiş oluyoruz. Kilolu hastaların kilo vermesiyle uyku apnesi bir nebze olsun azalıyor” ifadelerini kullandı.

(İHA)

Nis 292015
 

Memorial Dicle Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Deniz Gökalp, vücutta B12 vitamin eksikliği nedeniyle ortaya çıkan şikayetlerin ortadan kaldırmanın mümkün olduğunu ifade etti. B12 vitamin eksikliğine karşı zamanında önlem alınmadığı takdirde nörolojik ve zihinsel bozukluklar ortaya çıkabileceğine değinen Doç. Dr. Gökalp, bu konuda son derece hassas davranılması gerektiğini dile getirdi. Doç. Dr. Gökalp, “Vejetaryen beslenenler B12 vitamin eksikliğine dikkat etmelidir. B12 vitamin eksikliği, son yıllarda yaygın görülen bir sağlık sorunudur. Sinir dokusunun sağlığı ve kırmızı kan hücresi üretimi için gerekli olan B12, vücut tarafından üretilmez. Kırmızı et, tavuk, balık, karaciğer, deniz ürünleri, süt, yumurta, yoğurt ve peynirde bolca bulunan B12, sebze ile meyve grubunda bulunmamaktadır. Özellikle vejetaryen beslenme tipi uygulayanların çok dikkat etmesi gereken bir vitamindir. B12 ile zenginleştirilmiş yiyeceklerle takviye yapılabilir” dedi.
Nis 292015
 

“Metabolizma; canlıda yaşamın sürdürülmesi sırasında gerçekleşen tüm kimyasal tepkimelerdir” diyen Diyetisyen Ezgi Topyıldız, “Her organizma; büyüme, gelişme, ısı, hareket, üreme gibi yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için dış çevreden bazı maddeler ve enerji almak zorundadırlar. Bu maddeler ve enerji, yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için gereken organik moleküllerin sentezlenmesinde kullanılacaktır. Dış çevreden alınan maddeler ya önce parçalanarak yıkıma uğratılacak ya da yıkıma gerek kalmadan gerekli moleküllerin sentezlenmesinde kullanılacaktır. Bazal Metabolizma: Bazal metabolizma vücudun istirahat halinde iken ne kadar enerji yaktığıdır. Bu total, vücudun yaklaşık olarak metabolizma hızının yüzde 60’ına denk gelmektedir. Yani bu demektir ki normal şartlarda vücudumuz günlük ihtiyaçlarımızı karşılayabilmektedir. Metabolizma hızını yaş, cinsiyet, genetik yapı, hastalıklar, günlük tüketilen karbonhidrat miktarı, hava sıcaklığı etkiler” dedi.

METABOLİZMAYI HIZLANDIRAN BESİNLER
Diyetisyen Ezgi Topyıldız, metabolizmayı hızlandıran besinleri şöyle sıraladı;

Acı Biber: Acı bibere “yakıcı” özelliğini veren “capsaicin” içeren yiyecekler metabolizmayı hızlandıran besinler arasında ilk sırada gelmektedir. Acı biber, yendikten sonra 3 saat boyunca metabolizma hızını 1.2-2 katına kadar yükseltebilir. Yemeklerinizde pul biber, acı toz biber, sivri biber kullanarak gün boyu yaktığınız kalori miktarını arttırmanız mümkün. Acı biberin bir diğer avantajı da iştahı azaltarak tokluk hissini uzatmasıdır. Acı biber dışında kekik, kişniş ve tarçında bir miktar capcaicin içermektedir.

Zencefil: Zencefil sindirime yardımcı olurken vücut sıcaklığını yükseltir ve yemeklerden sonra metabolizma hızını yaklaşık yüzde 20 oranından arttırır.

Yeşil Çay: Kafein içeren yeşil çay, aynı zamanda vücut sıcaklığını yükselterek metabolizmayı hızlandıran “fenol” adında bileşikler içermektedir. Taze yeşil çay demleyerek sıcak veya soğuk olarak içebilirsiniz. Kafein içeren kahve, oolong çayı ve normal çay gibi diğer içecekler de metabolizmayı hızlandırmak için önerilen içecekler arasındadır.

Protein: Protein, karbonhidrata göre daha uzun sürede sindirildiği için protein bakımından zengin bir yemekten sonra sindirim sistemi daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar ve yakılan kalori miktarı artar. Balık, tavuk, hindi gibi kırmızı ete göre daha az yağ içeren protein kaynaklarını daha sık tüketebilirsiniz.

Lifli Yiyecekler: Besinlerin sindirilmeyen kısmı olan lif (posa), sindirim sırasında vücudun kullandığı enerjiyi arttırarak metabolizmanın daha hızlı çalışmasını sağlar. Ayrıca suda çözünen ve çözünmeyen besin lifleri genel olarak sindirime yardımcı olur, kabızlık ve ishal gibi sindirime bağlı sorunları önler. Lif bakımından zengin besinler arasında brokoli, ıspanak, kale, elma, portakal, greyfurt, lahana, yulaf, kepekli tahıllar, fındık, badem ve kabak çekirdeği sayılabilir.

Tarçın: Tarçının zayıflamaya yardımcı olan iki etkisi vardır. İlki kan şekerini düzenleyerek öğünler arasında yaşanan açlığı bastırır ve yemeklerden sonra daha uzun süre tokluk hissi sağlar. İkincisi ise sindirimi sırasında vücut sıcaklığını yükselterek termik etki yaratır. Bu termik etkiyle birlikte metabolizma hızlanır ve harcanan enerji miktarı artar.

Keten tohumu: Keten tohumu, midede su alarak şişmekte ve tokluk hissi yaratmaktadır. Barsak hareketlerini artırarak dışkılamayı kolaylaştırır. Ayrıca sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı metabolizma hızını arttırır. 1 kase yoğurdun içine 1 tatlı kaşığı keten tohumu karıştırarak tüketebilirsiniz. Mutlaka arkasından 2 su bardağı su tüketin.

Ananas: Ananas bromelain denilen sindirim enzimi içerir ve bu enzim proteinlerin sindiriminde etkilidir. Vücutta oluşan yıkım olaylarını çabuklaştırır. Dolayısıyla metabolizma hızlandırıcı etkisi vardır”
Diyetisyen Ezgi Topyıldız, metabolizmayı hızlandırmak için ise şu önerilerde bulundu;
“Daha çok su tüketin.
Sabah kahvaltılarını ve öğle yemeklerini güçlendirin.
Akşam yemeklerinizi erken saate çekin ve hafifletin.
Ara öğünleri kesinlikle ihmal etmeyin.
İşlenmiş gıdalar yerine doğal besinleri tercih edin.
Yiyeceklerinize baharat ilave edin.
Daha çok ve sık hareket edin.
Kendinizi asla aç bırakmayın.
Çiğ sebze tüketmeye özen gösterin.
Kesinlikle öğün atlamayın”

(İHA)

Nis 292015
 

Türkiye’de obeziteyle mücadele için çocukluktan başlayarak, sağlıklı beslenme faaliyetlerinden bilinçlendirme çalışmalarına, riskli bireylerin izlem ve tedavisinden, fiziksel aktiviteye kadar birçok tedbir alınacak.

Sağlık Bakanlığının program koordinatörlüğündeki ”Sağlıklı Yaşam ve Hareketlilik Programı Eylem Planı”na göre, Türkiye’nin 6-11 yaş kilolu ve obez nüfus oranı 2018′e kadar yüzde 22,9′dan yüzde 21,1′e, 19 yaş ve üzeri obez nüfus oranı ise yüzde 30,3′den yüzde 25′e düşürülecek.

Plana göre, örgün eğitim alan bireylerin obeziteye ilişkin farkındalığının artırılması amacıyla eğitim programları, eğitim modülleri, kitap, broşür, afiş, faaliyet-boyama kitapları, video film gibi materyaller geliştirilecek.

3-6 yaş ve ilköğretim çağı çocukları için egzersiz programları geliştirilecek ve uygulanması sağlanacak.

Ortaokul ve lise öğrencilerinde obezite araştırması yapılacak. ”Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi” ve ”Ulusal Fiziksel Aktivite Rehberi” güncellenecek ve tanıtımı yapılacak.

-Müfredat değişikliğine gidilecek

Ortaöğretim öğrencilerine yönelik obeziteyle mücadele konularında seminer, konferans, panel, yarışma gibi faaliyetler düzenlenecek. Okul hemşireleri ve toplum sağlığı hemşireleri için obezite ve diyabet konusunda uzaktan eğitim modülü geliştirilecek.

İlk, orta ve lise müfredatında obeziteyle ilgili gerekli görülen değişiklikler yapılacak.

Öte yandan çocukluk ve ergenlik dönemindeki bireylere yönelik sağlıklı beslenme programları yürütülecek. Bu kapsamda güncellenen Kantin Genelgesi yürürlüğe konulacak. ”Beslenme Dostu Okul” programı kapsamında sertifikalı okul sayısı artırılacak, eğitim verilecek ve gerekli denetimler yürütülecek. İlköğretim okullarında yürütülen ”Okul Sütü Programı”nın sürdürülebilirliği sağlanacak.

-SUT’da obezite tedavisinin yer alması sağlanacak

Sağlık kuruluşlarına başvuran bireyler fazla kiloluluk ve obezite açısından değerlendirilecek ve tedavi programına dahil edilecek. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi ve Hastane Bilgi Sistemi veri tabanlarının obezite konusunda veri üretmesini sağlayacak mekanizma kurulacak. Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) obezite tedavisinin yer alması sağlanacak ve obezite cerrahi merkezlerinin standartları ve ameliyat endikasyonları belirlenecek.

-Daha çok hareket daha çok sağlık

Halkın fiziksel aktivite yapma bilincini geliştirmek, toplumu fiziksel aktiviteye özendirmek amacıyla çeşitli faaliyetler yürüten yerel yönetimler, özel sektör ve STK gibi kuruluşlar, ödüllendirilerek farkındalık çalışmaları desteklenecek. Açık alanlardaki fiziksel aktivitelerin gerçekleştirildiği ekipmanların ve parkurların doğru kullanılabilmesi için kılavuzlar veya panolar hazırlanacak ve buralarda spor eğitimi almış kişilerin halkın en çok kullandığı vakitlerde yarı zamanlı çalışması sağlanacak.

Spor dostu okul programı geliştirilecek. Kulüpleşme sağlanarak sporcu altyapısı güçlendirilecek. Spor tesisi olmayan okullara tesis yapılması sağlanacak. Okullardaki beden eğitimi ve spor derslerinin daha aktif işlenmesi için müfredat değiştirilecek.

(AA)

Nis 292015
 

Sağlık ve İçişleri Bakanlıkları arasında, 112 acil personeline adli vakalarda maddi delillere yaklaşım ve hukuki sorumluluklar konusunda bilgi ve tutum kazandırılmasına yönelik eğitim verilmesi amacıyla protokol imzalandı.

İki bakanlık adına çalışmaları Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü yürütecek.

Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Eğitim ve Projeler Dairesi Başkanı Dr. Duygu Cengiz, intihar ve cinayet gibi tüm adli vakalarda tıbbi müdahalede bulunan 112 acil personelinin hukuki delillerin ne olduğu konusunda bilgi sahibi olmadığını, bu nedenle farkında olmadan soruşturmayı olumsuz etkileyebilecek durumlarla karşı karşıya kalınabildiğini söyledi.

İmzalanan protokolle adli vakalarda, olay yerinde bulunan emniyet güçleriyle 112 acil personelinin iletişim ve işbirliği içinde çalışması, tıbbı müdahale sırasında da delillerin karartılmaması için sorumluluk içinde hareket edilmesinin sağlanmasının amaçlandığını bildiren Cengiz, şu bilgileri aktardı:

“Uygulamalar ilk olarak pilot il seçilen Kırıkkale’de başlayacak, daha sonra tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılacak. Sadece teorik değil pratik eğitim de verilecek. Suç delili nedir ve karartılmaması için ne yapılmalıdır, adli sorumluluklar nelerdir gibi teorik bilgiler verildikten sonra temsili olay yerinde, girişten başlayarak tıbbi müdahale ve mekanı terk edinceye kadar nasıl hareket edilmesi gerektiği uygulamalı gösterilecek.”

Bu delillere dikkat

Dr. Cengiz’in verdiği bilgiye göre, kan, kıl, tükürük, burun akıntısı, ter, meni, vücut svapları, doku parçası, tırnaklar, idrar, gaita, kepek ve deri döküntüleri biyolojik delil kabul ediliyor.

112 acil personeline olay yerinde tıbbi müdahalede bulunurken dikkat edlimesi gerekenlerle ilgili şu bilgiler verilecek:

-Olay yerindeki suç aletlerinin konumu olayın işlenişi hakkında bilgi verdiğinden imkanlar ölçüsünde yeri değiştirilmemeli, zorunlu değişiklik yapılması durumunda kolluk görevlilerine bilgi verilmeli.

-Ateşli silahların kullanıldığı olaylarda, el svapları olay hakkında bilgi verdiği için müdahale sırasında dikkat edilmeli, elleri yıkatılmamalı.

-Müdahale sırasında üzerinde mermi giriş deliği bulunan giysiler, giriş deliğine zarar vermeden dikiş yeri veya 30 santimetre etrafından kesilerek açılmalı.

-Kişilerin birbirleriyle ve diğer kişilerle fiziksel temas kurmaları engellenmeli.

-Vakaların giysi değiştirmesi engellenmeli, eğer değiştirilmiş ise eski elbiseler muhafaza edilmeli.

-Yaralama olaylarında mermi giriş deliği bulunan elbiseler muhafaza edilmeli.

-Kişisel koruyucu malzemeler kullanılmalı.

-Olay yerlerine girişte güvenli yol oluşturulmalı, giriş çıkışlar mümkünse hep aynı güzergahtan yapılmalı.

-Şahıslara ulaşılacak güzergahta bulunan materyallere basılmamalı, sağa-sola atılmamalı.

-Müdahale esnasında olay yerinde en ufak bir bulgunun olayı aydınlatabileceği unutulmamalı.

-Olay yerine ne malzeme bırakılmalı, ne de olay yerinden malzeme alınmalı.

-Olay yerinde bir şeyler yenilip içilmemeli.

-Olayla ilgisi olmasa bile malzeme, eşya, yiyecek gibi materyallerin yeri değiştirilmemeli.

-Müdahale esnasında şahısların, bulguların veya ev eşyalarının yerlerinin değiştirilmesi durumunda ekip görevlilerine bilgi aktarılmalı.

(AA)

Nis 292015
 

Arama motoru Google tarafından oluşturulan Google Laboratuvarı bilim adamları ve doktorlarının kanser hücrelerini saptayan bir bileklik projesi üzerinde çalıştıkları kaydedildi.

Kanseri en aza indirmek amacıyla üzerinde çalışılan proje kapsamında bireylerin bir ay içinde iki kez nano parçacıkların bulunduğu hap içmeleri gerekiyor. Mandal şeklinde tasarlanan nano parçacıkların vücutta bulunan kanser hücrelerine doğru hareket ederek onları toplayacağı kaydedildi. Yapışkan şekilde oluşturulan bilekliğin ise nano parçacıkları kol içerine taşıyacağı ifade edildi.

(İHA)
 

Nis 292015
 

Dünyadaki birçok sağlık kuruluşu ay çekirdeğin sağlık açısından faydalarını doğruluyor. İşte size ay çekirdeğini günlük diyetinize eklemek istemeniz için önemli sebepler

KANSERİ ÖNLÜYOR

Ay çekirdeği iyi bir selenyum kaynağıdır. Araştırmalar düşük miktarda selenyum alımı ile kanser arasında güçlü bir korelasyon olduğunu öne sürmektedir. Çeyrek bardaklık ayçiçeği, günlük almanız gereken selenyumun yüzde 30′dan fazlasını karşılayabiliyor. Selenyumun, zarar görmüş hücrelerde DNA onarımı ve sentezini sağladığı, kanser hücrelerinin çoğalmasınıengellediği ve vücudun eskimiş veya anormal hücrelerden kurtulmak için kullandığı kendi kendini imha mekanizması olan apaptozu uyardığı ortaya kondu.

KARDİYOVASKÜLER FAYDALARI

Yalnızca çeyrek bardak ayçekirdeğiyle günlük E vitamini değerinizin yüzde 90′dan fazlasını karşılayabilirsiniz. Ayçekirdeği, kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde çok önemli bir rol oynayan E vitamini bakımından olağanüstü bir kaynaktır. Ayçekirdeği, DNA dahil hücre zarları ve protein yapısını okside eden ve zarar veren serbest radikaller ve maddelerin etkilerine karşı hücrelerin korunmasına yardımcı olabilir. Bu besin maddesi, kan dolaşımının korunmasına ve alyuvar (RBC) üretimine de yardımcı olur.

KEMİK SAĞLIĞI

Ay çekirdekleri özellikle magnezyum açısından zengindir. Kalsiyumun güçlü kemikler için gerekli olduğu bilinen bir gerçektir, ancak magnezyum da aynı özelliktedir. İnsan vücudundaki magnezyumun çoğu kemiklerimizdedir.
Ayçekirdeklerinde bulunan bakır, çapraz bağlantı kolajen ve elastine dahil olan enzimlerin fonksiyonu için hayati önem taşır, kemik ve eklemlerdeki güç ve esnekliği sağlar.

(İHA)
 

Nis 222015
 

bulova-saat

Bulova Saatleri Artık Modasaat.com’da da Bulunabiliyor.

Gün içinde ihtiyaç duyduğumuz yegane aksesuar saattir. Her gün kullandığımız bir aksesuar olduğundan kalite açısından yüksek olanı genellikle tercih ederiz. Bulova saat de tam size uygun modelleri barındıran bir firmadır. Modelleri oldukça zengin olup dilerseniz klasik veya spor saat modelleri tercih edebilirsiniz. Bu konuda seçim size kalmış. Ama hem şık hem de gündelik kullanıma uygun olan modelleri mutlaka görün ve ondan sonra karar verin. Bu saatler göz kamaştırıcı nitelikte kaliteyi belli ediyor.

Birbirinden şık tasarıma sahip olan saatlerde fonksiyonel özellikler de mevcut. Bu özellikler  dahilinde İsviçre kalitesine sahip olan bu saatleri uygun fiyata bulmanız, firmamızın internet sitesinde mümkün olabiliyor. Bulova erkek saat, metal veya deri kayışlarıyla şıklığı bir bütün oluşturuyor. Bu kadar uygun fiyata böyle bir dünya kalitesi bulmanız oldukça zor. İsterseniz takvim özelliği olan modeller de mevcut. Bu özelliklere sahip olan model çeşitliliğini edinmeniz, kıyafetinize göre tercih yapmanıza yardımcı olacaktır. En uygun modelleri sitemiz üzerinden de inceleyebilirsiniz. Üstün kalitesi ve eşsiz tasarımının yanı sıra garantili olmasıyla da büyük oranda avantaj sağlarsınız. Herhangi bir problemde garanti kapsamında olduğu sürece rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Saat konusunda siz de hassas davrananlardansanız, Blova saat modelleri çok hoşunuza gidecek. Kaliteden ödün vermeyenler için tasarlanmış olan bu modeller sayesinde, başka yerde saat aramanıza gerek kalmayacak. Bayanlar, bir saatte estetiğe daha çok önem verirler. Bulova bayan saat modelleri arasından  seçim yapmaya oldukça zorlanacak bayanlar için hem göze hem de cebinize hitap edecek seçenekler mevcut. Şıklığın kalite ile buluştuğu modellerde ayrıca günlük ve spor modelleri de uygun fiyata edinebilirsiniz. Dünya markası olan saatler, size ayrıcalık katacak ve farkınızı ortaya koymaya sağlayacak.

 

 Posted by at 9:38 pm
Nis 032015
 

Ses dineleme yazılımlarının en büyük sorunu yazılımın beklenilen performansı her telefon modelin göstermemesidir. Firma olarak telefon dinleme konusunda yapmış olduğumuz araştırmalar sonrasında mevcut yazılımların performansını artırmanın yanında cihaza özel yazılımlar sunmaktadır. Her marka telefona rahatlıkla uyum sağlayan karma yazılım aksine kalitenin en üstünü yaşatarak net ses ile dinleme yapmak sağlanmaktadır. Fısıltı tonunda olan konuşmalarda cihazdan süzgeçlenerek geçmektedir. Hoparlör kalitesinden ve yazılım özelliklerinden dolayı yaşadığınızı sorunlar ortadan kalkacaktır.
Farklı firmalardan yazılım alarak paranızın karşılılığını almamanız kaçınılmaz olmaktadır. Bu korkuların ilk sırasında yazılımın lisanslı olmamasıdır. Bunun yanında telefona yüklü olarak sunulan yazılımın telefondan dolayı kaynaklı sorunlarıdır. Yurt dışı kaynaklı çalışan kişiler kacak telefonlar ile sizleri kandırmaya çalışmaktadır. Garantisi olmayan bu telefonlar kayıt yapılmadan piyasaya sunularak müşteriye verilmektedir. Yazılım yüklü olduğu düşünülen telefon bir ay gibi bir zaman sonrasında kullanım dışı kalmaktadır. Yazılımın yeni ımail ile devreye sokulduğunu iddia etmeleri ise işleri daha da içinden çıkılmaz bir hale gelmesini sağlamaktadır. Telefon dinleme yazılım ve programları telefon ımail numarasına kayıt edilmektedir. Fakat sizin almış olduğunuz yabancı ülke ürünü cihazların aylık olarak ımail numarası değiştirilmesi yazılımın kullanılmasında mantıksızlığı başlatmaktadır. Ücretinizin tam karşılığını almanız için tek çözüm firma müşteri temsilcilerimiz ile yapacak olduğunuz görüşmedir.
Telefon dinleme konusunda beş yılın üzerinde olan profesyonel hizmet süremizde bu güne kadar en küçük bir sorun yaşanmamıştır. Yazılımlarımızın tamamı lisanslı olmakta ve her ürünümüzün arkasında durmaktayız. Ses dineleme veya sosyal ağ kontrollerini yapmak için tek çözüm firmamızdır. 7/24 hizmet prensibi ile çalışan firmamız bu güne dek en küçük bir sorun veya problemi göz ardı etmemiştir. Aynı özen yazılımlarımızın seçilmesinde ve mühendislerimizin yapmış oldukları işlemlerde devam etmiştir.

 Posted by at 9:46 pm
Mar 272015
 

Beslenme Danışmanı Dr. Gönül Ateşsaçan, sağlıklı bir cildin sağlıklı bir bedenin yansıması olduğunu belirtti.

 Yiyip içilen her meyve ve sebzenin cilt sağlığı için büyük önem taşıdığını belirten Beslenme Danışmanı Dr. Gönül Ateşsaçan, “Cilt güzelliği için nasıl detokslar; Antioxidan destek alınabilir. Günde 10-12 bardak su, beta caroten, C ve E Vitaminleri, Bolca yeşil yapraklı sebzeler, lahana, pazı, havuç, biber. Cilt için bolca su ve bol oksijen gerekli. Bu arada mutluluk hormonu olan serotonini unutmayalım, mutluyken kan akışı dengelenir, cilt pembeleşir ve güzelleşir. Cilt için yemeği unutmayın; Antioksidanları kullanın, cildi ve damarları korur.

Vitamin E ve C, Beta Karoten, Selenyum: Meyvelerde, Sebzelerde, Fındık ve Tahıllarda mevcuttur. Neler yemeliyiz- Karatonidler ve Flavonidler. Meyveler: Böğürtlen, Yaban Mersini, Elma; kiraz, Siyah Erik, ahududu, kızılcık, çilek, avokado, portakal, kırmızı üzüm. Sebzeler: Brokoli, Zencefil Kökü, Sarımsak, Kırmızı Lahana, Koyu Yeşil yapraklı sebzeler, (Ispanak gibi), Kırmızıbiber, havuç, soğan, domates. Yağlı tohumlar: Fındık, Ceviz. Tahıllar: Yulaf ezmesi, kabuklu pirinç. Yazın özellikle ambalajlı, rafine( işlenmiş) gıdaları tüketmeyin. Taze meyve ve sebze tüketmeye özen gösterin. Katkı maddelerinin hepsi toksindir, yani zehir. Zehir vücutta yağların toplanmasına neden olurlar” diye konuştu.
 

(İHA)

.



Copyright kurtlu.com © 2008 - Bu sitedeki makaleler creativecommons Lisanası ile korunmaktadır Tüm Hakları Saklıdır

Bilgisayar ve İnternet