Kas 272014
 

Gülmenin hem ruh hem de vücut sağlığı açısından faydaları saymakla bitmiyor.

Günlük yaşamın koşuşturmasında çoğu zaman gülmeyi unutuyoruz.

Aslında gülmek, sağlığa oldukça faydalı.

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr Müjde Ker Dinçer, “Endorfin salgımıza yardımcı oluyor. Güneşte olan serotinini biliyorsunuz bizim iyi hissetmemize yardımcı oluyor. Aynı etkiyi biz de gülmekte yaratıyor. Hep söylediğimiz şu gıdamıza dikkat ettiğimiz gibi gülmemize de dikkat edersek hem ruh sağlığımız çok iyi oluyor. Hem de yeni araştırmalar şunu gösteriyor ki grip, nezle gibi hastalıklara karşı bile koruma gücümüz artıyor” dedi.

Gülmek, beyindeki oksijeni artırıyor, bağışıklığı güçlendiriyor, kalbi kuvvetlendiriyor ama en önemlisi stresten uzaklaştırıyor.

Araştırmalar kadınların erkeklerden yüzde 26 daha fazla güldüğünü ortaya koyuyor.

Her ne sebeple olsun gülüp geçmek gerekiyor çünkü gülmek sağlığa iyi geliyor.

Gülmek, kilo vermeye de yardımcı oluyor.

Doç. Dr Müjde Ker Dinçer, “Bir neden olmadan gülmeye başlıyorsunuz 10 dakika. Bunların sonucunda enerji sarfiyatında bulunuyorsunuz. 10 dakika kürek çekmiş kadar enerji sarf ediyorsunuz. Aslında diyet yapmamıza hiç de gerek kalmıyor” diye konuştu.

Kas 272014
 

İsteksizlik, huzursuzluk, bıkkınlık şeklinde kendini gösteren ve kış depresyonu olarak adlandırılan klinik hal genellikle kış aylarında başlayıp ilkbahara kadar en şiddetli seviyesine ulaşıyor.

Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, “Kış depresyonu tanısının konulabilmesi için depresyon belirtilerinin en az iki kış üst üste ve başka sebebe bağlı olmadan görülmesi gerekir” diyor.

Kış Depresyonu Bu Belirtilerle Başlıyor

Havaların erken kararması, soğuk hava etkisi ve dış mekan aktivitelerinin azalmasıyla kişi iç dünyasına çekiliyor.

Sürekli karamsarlık, enerji yokluğu, durgunluk, aşırı yorgunluk hissi, mutsuzluk, ümitsizlik, isteksizlik, baş ağrısı, ağlama isteği görülürken, kendine dikkat etmeme, kişisel temizliğine önem vermeme, dağınıklık, uykusuzluk ya da tam aksine aşırı uyku, iştah değişiklikleri, şekerli ve nişastalı besinlere düşkünlük artıyor. Okula veya işe gitmeme isteği, konsantrasyon eksikliği, performans düşüklüğü, fiziksel hareketlerde azalma ve tembellik kış depresyonunun diğer belirtileri arasında.

Kaygı ve Panik Atak Gelişebilir

Aşırı iştah artışına da dikkat çeken Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, kış depresyonuna girenlerde aşırı kaygılı ruh hali ve panik atak krizleri ortaya çıkabildiğini söylüyor: “Bu nöbet öylesine yoğun korku ve rahatsızlık duygusu yaşatır ki kişi, kötü bir şey olacağını, sonunun geldiğini veya öleceğini zanneder. Bu korku fırtınasını yaşayan insan, doğal olarak o ortamdan ve durumdan kaçma, uzaklaşma davranışı gösterir. Psikolojik değişikliler, sosyal yaşamdan, aile ortamından uzaklaşma, içe kapanma ve aile bireyleriyle tartışmaya girme gibi durumlar görülebilir.”

Çare Güneş Işığında

Knudsen’e göre, depresyon; aile, iş ve akademik hayatı ciddi derecede etkilemeye başlamışsa, bir uzmana görünme vakti gelmiştir: “Güneşe duyulan özlemle ortaya çıkan kış depresyonundan kurtulmak için en etkili yöntem güneş ışığıdır. Bu nedenle fırsat buldukça açık havada zaman geçirebilirsiniz. Sabahları yapacağınız yarım saatlik yürüyüşler hem fiziksel hem de psikolojik olarak sizi rahatlatacaktır. Evinize ve ofisinize mümkün olduğunca bol güneş ışığı girmesini sağlayın, perdelerinizi gün içinde açık bırakın. Odanızı havalandırmanız oksijen almanızı sağlar.

Endişeye Egzersiz Freni

Haftada 3-4 gün egzersiz yapın. Böylelikle hem kendinizi daha dinç hissedecek hem de gece daha rahat uykuya dalacaksınız. Egzersiz alışkanlığı endişeyi azaltır, zihni açar ve kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olur. Sürekli oturmak zorunda olduğunuz bir işte çalışıyorsanız molalarınızda dolaşmaya ve hareket etmeye çalışın. Kendinizle baş başa kaldığınız zamanlarda sıkılıp farklı düşüncelere dalabilirsiniz. Bu nedenle sosyal aktivitelerinizi ihmal etmeyin, kışın tatile gidebilirsiniz. Arkadaşlarınızla bir araya gelerek hoş vakitler geçirebilirsiniz. Sinemaya gidebilir veya evde olduğunuz zamanlarda özellikle komedi dizileri ve filmleri izleyebilirsiniz.”

Beslenmenize Dikkat!

Sağlıksız besinlerden ve hazır yemeklerden uzak durmayı, her gün meyve ve sebze tüketmeyi öneren Knudsen’in beslenme ile ilgili diğer tavsiyeleri ise şöyle:

“Kafein ve alkol tüketimine dikkat edin. Öğünlerinizde salata olmasına özen gösterin. Kışın su içmek zor olsa da günde en az 1,5-2 litre su içmeye çalışın. Protein bağışıklık sisteminin en güçlü kaynaklarındandır, protein içerikli gıdaları ihmal etmeyin. Şeker tüketimine dikkat edin, kontrolsüzce yiyeceğiniz şekerli gıdalar kilo almanıza neden olarak depresyon sürecini tetikleyebilir. Şeker ve kafein etkileri geçtikten sonra da kendinizi daha yorgun hissedebilirsiniz. Şeker, insülin seviyesinde ani değişiklik yaratır. Sorunlarınızla başa çıkamadığınız durumlarda uzmandan destek almayı unutmayın.” 

Kas 272014
 

Behçet hastalığı, ağızda ve cinsel bölgede yaralar, deri, göz, eklem, damar ve sinir tutulumuyla seyreden iltihabi bir hastalık.

Her yaşta ortaya çıksa da 20-30’lu yaşlarda daha sık görülüyor ve erkeklerde daha şiddetli seyrediyor Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuran Türkçapar, hastalığın şiddetinin kişiden kişiye değiştiğine dikkat çekerek şu uyarıda bulunuyor: “Behçet hastalığı bazı hastalarda basit cilt sorunları ve daha hafif göz tutulumuyla seyrederken, bazılarında ise ağır göz, kalp ve damar veya beyin tutulumu gibi daha ciddi tutulumlarla da gelişebiliyor.

Bu nedenle hastalığın erken dönemde tanınması çok önemli. Düzenli ilaç kullanımı ve yine düzenli kontroller ile hastalığa bağlı hasarlar önlenebiliyor. Ancak hastaların aynı zamanda Behçet hastalığının hedef aldığı 9 bölgeye ait belirtilere de dikkat etmeleri son derece önem taşıyor.”

Ağız Ülserleri En Tipik Belirtisi

Hastalığın tanısı tamamen klinik bulgularla konuyor. Yılda 3 ve daha fazla tekrarlayan ağızda yaraları olan kişilerde; tekrarlayan genital ülser veya buna ait izlerin bulunması, göz tutulumunun olması, sıklıkla bacak ön yüzünde gelişen ağrılı-kızarık fındık veya ceviz büyüklüğünde şişlikler, sivilce benzeri döküntüler ve paterji testinin pozitif çıkması gibi kriterlerden üçünün bulunması, kuvvetle Behçet hastalığı tanısı koyduruyor.

Ağrı Yemek Yedirmiyor, Konuşmayı Önleyebiliyor

Ağız içindeki yaralar oldukça ağrılı oluyor. Yemek yedirmiyor, hatta dildeki yaralar konuşmayı bile engelleyebiliyor. Gözde ağrı, kızarıklık ve ışığa hassasiyet oluyor. Yaralar yalnızca ağız içi ve genital bölgede çıkmıyor. Yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklarda da oluşabiliyor. Bunlar yutma güçlüğü ve karın ağrısına neden oluyor. Bazen bu yaralar bağırsakta kanama veya delinmeye kadar gidebiliyor.

9 Bölgede Hasar Oluşturabiliyor

Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuran Türkçapar Behçet hastalığının en sık hasar oluşturduğu bölgeleri şöyle sıralıyor: 
1. Ağız bölgesinde: Ağız içinde ağrılı, içi küçük oyuk veya aftöz ülserler (yaralar), hastaların hemen hepsinde bulunuyor. Genellikle dudak iç kısmında, yanak içinde ve dil üzerinde bir veya birden fazla ülserler çıkabiliyor.

2. Gözlerde: Gözlerin ön veya arka bölümünde uveit, bir başka deyişle gözün bir tabakasında iltihap ve göz bebeğinde iltihabi hücre birikimine neden oluyor. Bunun sonucunda gözde ağrı, kızarıklık ve ışığa hassasiyet oluşuyor. Her geçirilen atakla birlikte gözde hasara yol açarak körlüğe kadar gidebiliyor.

3. Ciltte: Sivilce benzeri cilt döküntüsü vücudun her yerinde çıkabiliyor. Deriden kabarık, kızarık, ağrılı, fındık veya ceviz büyüklüğünde şişlikler oluşabiliyor. Bunlar özellikle bacak ön yüzünde ortaya çıkıyor.

4. Genital bölgede: Erkeklerde genellikle skrotumda (torbalar üzerinde) bazen de peniste ağrılı ve ağız bölgesine benzer ağrılı ülserler oluşuyor. Kadınlarda da vulvada yine ağrılı ülserler ortaya çıkıyor. Bu ülserler iyileşirken beyaz iz bırakıyor.

5. Akciğerde: Akciğer damarlarında anevrizma (balon gibi genişleme) gelişmesi ve yırtılması sonucu akciğer içine yoğun kanama oluşabiliyor.

6. Beyinde: Santral sinir sistemi, beyin dokusu veya beynin toplar damarları olmak üzere iki tipte tutulabiliyor. Baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, inme, kişilik değişikliği gibi belirtiler gelişebiliyor. Bu yakınmalar Behçet hastalığının tehlikeli tutulum şeklini oluşturuyor.

7. Sindirim sisteminde: Ağızdan anüse kadar tüm sindirim sisteminde ülserler oluşabiliyor. Bazen iltihabi bağırsak hastalığının bir formu olan Crohn hastalığıyla karışabiliyor. 

8. Damarlarda: Her çaptaki damarları tutabiliyor. Büyük damarlarda anevrizmaya (baloncuğa) yol açıyor. Toplardamarlarda ise, damar boyunca iltihaba bağlı yapışık pıhtı oluşturabiliyor. 

9. Eklemlerde: Eklemlerde şişlik veya ağrılara neden oluyor.

Nasıl Müdahale Edilmeli?

Tedaviyle hastalığı kontrol altında tutmak ve daha sağlıklı bir hayat sürmek mümkün olabiliyor. Prof. Türkçapar, Behçet hastalığının kronik bir hastalık olduğu için tümüyle ortadan kaldırılamadığına, ancak ilaç tedavileri sayesinde atakların kontrol altında tutulabildiğine dikkat çekerek şunları söylüyor: “Behçet hastalığının tedavisi hastalığın şiddeti ve organ tutulumlarına göre belirleniyor. Örneğin ağız ve genital ülserler, cilt ile eklem bulgularına basit ilaç tedavisi uygulanması yeterli geliyor. Ancak damar, beyin ve göz gibi organlarda oluşan yakınmalarda çok daha karmaşık ve ağır ilaçların kullanılması gerekiyor. Hastalığın tedavisinde başarı sağlayabilmek için ilaçların kullanım sürelerinin ve dozunun mutlaka doktor tarafından belirlenmesi ve düzenli takip edilmesi gerekiyor.”

Atakları Kontrol Altına Almak için..

• İlaçlarınızı düzenli kullanın ve kontrollerinize ihmal etmeyin. 
• Yeni gelişen baş veya karın ağrısı gibi şikayetlerinizi önemseyin ve doktorunuzla paylaşın.
• Ağız sağlığına dikkat edin. Diş çürükleri ve diş eti hastalıkları için diş hekiminize başvurun.
• Ceviz, patlıcan ve çilek gibi bazı besinler aftın çıkışını artırabiliyor. Aftınızın çıkmasını kolaylaştıran başka besinler de olabilir. Bunlardan uzak durun.
• Yorgunluk, yoğun tempo ve uykusuzluk dönemlerinde aftlar sıklaşıyor, halsizlik artıyor ve üveit atağı tetiklenebiliyor. Bu nedenle yeterli ve kaliteli uyumaya özen gösterin.
• Düzenli spor ve dengeli beslenin, aralıklı B vitamini takviyesi yapın. 

Kas 272014
 

Soğuk havalar bazı hastalıkların da tetikleyicisi olabiliyor. Bunlardan biri de yüz felci… Hastalıktan korunmak için soğuk havalarda iyi giyinmek, ıslak saçla dışarı çıkmamak, arabada pencere açmamak gerekiyor.

Kış mevsimiyle birlikte bazı hastalıklarda da artış gözleniyor. Bu hastalıklardan biri de yüz felci. Yüz felci vakalarının önemli kısmını soğuk havalar tetikliyor.

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sefa Dereköy, konuyla ilgili şunları söyledi:

“Facel sinir felçlerini özellikle yarısını bel paralizi dediğimiz soğukla ilintili olan soğuk günlerde kış günlerinde, daha ziyade de vücutta bağlantılı olabilen bir felç tablosu şeklinde görüyoruz. Bunun dışında travmatik diyebileceğimiz ve diğer enfeksiyonlar diyebileceğimiz çeşitli nedenler oluşturuyor.”

Yüz felci kolay fark edilebilen bir hastalık.

Prof. Dr. Dereköy, bu konuda, “Yüz felçlerinde çok ani olarak gelişen alın bölgesinde kırışıklığın olmaması, mimik kaslarında hareketlerin kaybolması, ağız aralığının daralması, özellikle gülerken veya konuşurken yüz bölgesinde asimetrik bir mimiğin gelişmesi tablosudur. Tek taraflı olarak cereyan ettiği için çok çabukça fark edilir” diye konuştu.

Bu belirtilerin görüldüğü hastanın bir an önce bir hekime başvurması gerekiyor.

Korunmak İçin Neler Yapılmalı?

Hastalıktan korunmak için dikkat edilmesi gereken şeyler de var. Prof. Dr. Dereköy, bu konuda şu önerilerde bulundu:

“Öncelikle hastaların soğuk ve ıslak tablolara dikkat etmesi lazım. Nedir; sabahleyin çok soğuk bir havada dışarıya ıslak saçlarla veya banyo yapılmış, henüz yapılmış, kurutulmadan ortaya çıkan bir şekilde bir kişinin soğuğa maruz olması buna yol açacaktır. Üstüne üstlük bir arabada, üstü açık veya penceresi açılmış bir şekilde rüzgarı alan bir şekildeki seyri de son derece önemli. Bu şekildeki bir tablo yüz sinirini son derece rahatsız edebilecektir. Bu son derece önemli.”

Tedavisi Mümkün

Yüz felci ilk görüldüğünde ürkütücü bir tablo ortaya çıkarsa da tedavi edilebilen bir hastalık. Fizik tedavisi ve hekim kontrolünde virüslere karşı kullanılan ilaçla yüz felci iyileştirilebiliyor.

Kas 272014
 

Karbonhidrat diyeti, protein diyeti, sebze diyeti…

Tek yönlü beslenmeye dayanan diyetler vücuda zarar veriyor.

Sağlıklı kilo verebilmek için, uzun süreli ve dengeli bir beslenme programı uygulamak ve spor yapmak gerekiyor.

Türkiye’de Şişmanların Sayısı Artıyor

Sağlık Bakanlığı’na göre, erkeklerin yüzde 25´i, kadınların yüzde 44′ü, çocukların ise yüzde 15′i obez.

Her geçen gün artan kilolar pek çok kişiyi katı diyet programlarına yönlendiriyor.

Bir iki haftada ideal kiloya kavuşmayı vaat eden şok diyetler genelde tek tip besin gurubuna dayanıyor.

Beslenme uzmanları bu tek taraflı diyetlere karşı…

Beslenme uzmanı Mehlika Öktem, “Karbonhidratı içermemesi kalp kaslarınızdan tutun, beyninize, böbrekten karaciğere kadar, yağı içermemesi yağda eriyen vitaminlerin erimemesine ya da protein içermemesi vücutta ciddi kas kayıplarına neden olmaktadır. Dolayısıyla vücutta kalp krizine kadar neden olabilen diyetleri kullanmamalıyız” diyor.

Peki sağlıklı kilo verebilmek için ne yapmak gerekiyor?

Beslenme uzmanı Mehlika Öktem’e göre, sık sık beslenmek, ara öğün yapmak, bir öğün karbonhidrattan aldığınız öğünü aynı zamanda protein ve sebzelerle desteklemek ve güne kahvaltıyla başlamak en iyi yöntemlerden bir tanesi…

Düzenli Spor Önemli

Sağlıklı kilo verebilmek için düzenli sporu da ihmal etmemek gerekiyor.
 

Kas 272014
 

Amerikan Kalp Derneği’nin yayın organında çıkan araştırma, 30 yıl boyunca 101 bin kadın üzerinde yapıldı.

Araştırmaya göre, günde bir ila 14 sigara içen kadınların, ani kalp durması sonucu ölme riski, hiç sigara içmeyen kadınların 2 katı.

Sigarayı bırakmak, ölüm riskinin yıllar içinde aşağı çekilmesini sağlıyor.

Hafif içici olunsa bile, sigara içilen her 5 yılda, kalpten ölme ihtimali yüzde 8 artıyor.

Doktorlar, çalışmanın az sayıda sigaranın bile, sağlık için ne kadar ölümcül olabileceğini gösterdiğini belirtiyor.

Ünlü tıp dergisi Lancet’te geçtiğimiz aylarda yayınlanan bir makalede de, sigarayı 30 yaşından önce bırakan kadınların yaşam sürelerinde önemli bir kısalma olmadığı, sigara tiryakilerininse ömürlerinin ortalama 10 yıl kısaldığı belirtilmişti.

Kas 272014
 

Bebekler üzerinde yapılan bir araştırma, aşı yapılmadan önce şekerli su içirilen bebeklerin daha az ağladıklarını gösterdi. 

Ürdün Bilim ve Teknoloji Üniversitesi öğretim üyesi ve Uluslararası Cochrane Araştırma Merkezi görevlisi Dr. Manal Kassab ve ekibinin yaptığı analize göre, aşı yapılmadan veya kan almadan önce şekerli su verilen bebekler, sadece su verilen bebeklere göre daha az ağlıyor.

Cochrane araştırma ekibi, çalışma sırasında 1 ila 12 aylık 1500 bebek üzerinde yapılan 14 araştırmanın verilerini analiz etti.

“Bebeklere aşıdan önce tatlı su verildiğinde uzun süre ağlamıyorlar” diyen Manal Kassab, şekerin ağrıları azalttığı konusunda ise net bir bilgilerinin olmadığını kaydetti.

Araştırmanın sonuçları Cochrane Database of Systematic Reviews dergisinde yayımlandı. (AA)
 

Kas 272014
 

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Önder Çelik, çikolata kistlerinin doğurganlığa etkisini tespit etmek için yaptığı araştırmada, rahim duvarının gen profilini ortaya çıkardı.

Çelik, yaptığı açıklamada, kısırlığın tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye’nin de önemli bir problemi olduğunu belirtti. Farklı görüşler bulunsa da Türkiye’de sıkça karşılaşılan çikolata kistlerinin kısırlığa neden olan etmenlerden birisi olduğunu düşündüğünü ifade eden Çelik, ilk kez çikolata kistlerinin etkilerine farklı bir pencereden bakan bir araştırma gerçekleştirdiklerini söyledi.

Yumurtalık kistlerinin rahim duvarında bir etkileşime yol açıp açmadığını belirlemek üzere çikolata kisti olan kadınların rahim duvarlarından biyopsi yaptıklarını ve ardından bu kadınların kistlerini kapalı yöntem ameliyatla temizlediklerini anlatan Çelik, tedavi sonrası kistleri alınan kadınların rahim duvarlarından yeniden biyopsi yaptıklarını belirtti.

Araştırmada kontrol grubu olarak ikiden fazla çocuğu bulunan ve tüplerini bağlatmak isteyen kadınlardan da biyopsi alarak doğurgan rahmin özelliğini incelediklerini kaydeden Çelik, her iki grupta da rahmin aktif gen profili analizlerini yaptıklarını vurguladı.

Prof. Dr. Çelik, ”Bundan önceki çalışmamızda çikolata kisti olan hastalarımızda rahim duvarında inflamasyonun (yangı) çok arttığını ve bunun gebelik oluşumuna engel olduğunu gösterdik. Bu hastaları ameliyat ettikten sonra rahim duvarındaki yangının azaldığını ve sağlıklı kontroller düzeyine indiğini saptadık ve bu konuyla ilgili makalemiz Amerika’da saygın bir dergi tarafından kabul edildi” diye konuştu.


Cerrahi müdahaleyle 106 farklı gen değişime uğradı


Çalışmanın çok sık karşılaşılan çikolata kistlerinin doğurganlığa etkisini gösterme ve rahmin aktif gen haritasını çıkarma bakımından pek çok önemli bileşeni bulunduğuna işaret eden Çelik, şunları aktardı:

”Bu çalışmayla ülkemizde ve dünyada ilk defa yumurtalıklara yapılan cerrahi müdahalenin hem çocuk sahibi olamayan hem de çocuğu olan hastalarda rahim duvarında farklı bir genomik yapıya neden olduğunu göstermiş olduk. Yani çocuk sahibi olan bir hastanın rahim duvarının genlerinin aktiflik profili ile çikolata kisti olan bir kadının rahim duvarının genlerinin profili birbirinden tamamen farklı. Ayrıca çikolata kistlerine yapılan cerrahi müdahalelerin, rahim duvarının gen analizinde tespit edilen yaklaşık 3 bin genden 106 farklı genin değişimine neden olduğunu tespit ettik. Bu değişen genler sağlıklı kontrollerle karşılaştırıldığında 106 genden 105′i sağlıklı gruptaki değişimlerle örtüşmüyor. Başka bir deyişle çikolata kistlerine yapılan cerrahi müdahaleler rahim duvarında 106 gende değişime yol açıyor ve bu değişim sağlıklı kontrollerdekinden tamamen farklı.”

Çikolata kistlerinin cerrahi olarak alınmasının rahim duvarı genlerinin aktiflikleri üzerinde değişime yol açtığını belirlediklerini vurgulayan Çelik, araştırmanın bundan sonraki sürecinde değişime uğrayan genlerin isimlerinin çıkarılarak ileri analizlerinin yapılacağını sözlerine ekledi.
 

Kas 262014
 

instagram-hizmet-tanitim

Son zamanların en fazla konuşulan sosyal ağı instagram git gide herkes tarafından benimsenmeye başlanmıştır. Facebook ve Twitter yerine artık insanlar özel hayatlarını fotoğraflarla instagramda paylaşmayı tercih ediyor.

Kısaca İnstagram’dan bahsedelim, 2010 yılında Kevin Systrom tarafından kurulmuş 2012 yılında Facebook şirketi tarafından tüm çalışanları ile birlikte satın alınmıştır. İnstagramda eğlence amaçlı profillerin yanı sıra kişisel ve ticari hesaplarda yer almaktadır.

İnstagram takipçi arttırma

Bir çok instagram takipçi arttırma siteleri olsada hepsi güvenilir değildir, bu siteler arasında müşteri memnuniyeti konusuna önem veren ve en güvenilir instagram takipçi arttırma sitesi instagramhizmet.com ’dur, diğer siteler gibi sahte kullanıcı satmayan bu site

müşteri memnuniyetini 1. planda tutmaktadır, %100 aktif Türk takipçi satışı yapan site; söylenen iş ile yapılan iş farklı olursa PARA İADE GARANTİSİ vermektedir, hiç bir şekilde şifre vb özel bilgi vermeden uygun fiyata binlerce gerçek ve aktif takipçi sahibi olabilir ticari hesaplarınıza potansiyel müşteri kazandırabilirsiniz. Türkiye’de sadece InstagramHizmet.com’da olan bir diğer özellik ise eğer isterseniz fiyat farkı vererek takipçilerin cinsiyetini siz belirleyerek instagram takipçi satın al abiliyorsunuz.

İnstagram takipçi arttırma siteleri

İnternette sayısız instagram takipçi arttırma siteleri adı altında siteler bulunmaktadır, hepsine güvenmemeniz gerekiyor. Biz sizler için tüm siteleri araştırarak en güvenilir 2 siteyi ortaya koyduk sizde bu sitelerden güvenli şekilde alışveriş yapabilir, instagram hesaplarınızı hızlı şekile canlandırabilirsiniz.

1- İnstagramHizmet.com

2- İnstagramservisi.com

İnstagram beğeni arttırma

Türkiye’de instagram beğeni arttırma ile ilgili yüzlerce internet sitesi vardır fakat bunların hemen hepsi havuz mantığıyla çalışmaktadır ve böylelikle sizlerde bu sisteme dahil olmuş oluyorsunuz ve farkında olmadan başka insanları takip ediyorsunuz, yada fotoğraflarını beğenmiş oluyorsunuz o yüzden sizlere ücretli (çok ucuz) olan en güvenilir beğeni arttırma sitesinden bahsedeceğim;

İnstagramHizmet’in diğer bir servisi olan instagram beğeni arttırma yine %100 aktif Türk kullanıcıları tarafından yapılmaktadır ve yine Türkiye’de sadece İnstagramHizmet.com’un sunduğu diğer bir hizmet ise; aylık otomatik instagram beğenisidir, bu hizmet sayesinde 30 gün boyunca eklediğiniz tüm fotoğraflar otomatik olarak gerçek aktif Türk kullanıcıları tarafından beğenilecektir, vereceğiniz ufak ücret karşılığı bu hizmetten yararlanabilir, uygun fiyata sende instagram beğeni satın al , kişisel ve ticari hesaplarını kısa sürede canlandır.

 Posted by at 12:12 am
Kas 242014
 

sosyal_medya_111

Sosyal medya konusu gün geçtikçe değer kazanmaya başladı. Artık sosyal medyayı her geçen gün daha fazla kullanan ve kullanımı artan bir mecra olmuştur. Bu kadar fazla bu sosyal medya kullanımının artması ve çok etkin bir şekilde kullanılması sizlerin ve kurumsal şirketlerin de sosyal medyayı kullanmaya itti. Böylelikle de artık büyük şirketlerde sosyal medya kanalları için bir bütçe ayırmaya başladı. Yani sosyal medya ya olan ilgi gitgide çığ gibi büyümeye devam ediyor. Sizlerde bu konu üzerine eğilerek kesinlikle iyi düşünmeniz gerekir ve bunu iyi değerlendirerek sizlerde iyi bir sonuç elde edebilirsiniz. Sosyal medya üzerinden alacağınız etkiler ile trafiğinizi çoğaltabilirsiniz ve markanızı çok daha fazla kişiye tanıtabilirsiniz. Markanızın çok daha iyi tanınması ve insanlar tarafından bilinebilmesi için bunu çok iyi değerlendirmeli ve ona göre çok iyi sonuçlar elde etmelisiniz. Elde edeceğiniz sounçlar doğrultusunda da daha iyi ve güzel sonuçları elde edebilir ve ona görede iyi şeyler ayarlayabilirsiniz. Bunun için sizlerin sosyal medya kullanımı konusunda bilgiler edinmeniz gerekmektedir. Eğer bu konuda iyi sonuçlar almak konusunda sıkıntılar yaşayacaksanız ve yapacağınz işler için daha düzgün ve doğru işler konusunda sıkıntınız olacaksa o zaman yapacağınız şeyleri iyi değerlendirmek konusunda kesinlikle ama kesinlikle doğru ve düzgün işler yapabilecek bir kişiyi ayarlayarak sizlerin sosyal medya işlerinizi yürütmesini sağlayabilirsiniz. Ama burada önemli olan şey tüm sosyal medya hesaplarınızı aynı anda ortak olarak etkin bir şekilde yönetmek ve güncellemek olmalıdır. Bunun için de reachpode harika ve iyi bir tercih olacaktır. Çünkü burada tüm sosyal medya hesaplarınız aynı anda sekronize bir biçimde yönetilecek ve sosyal medya üzerinden insanlara tanıtılarak sitenizin ve hesaplarınızın trafiği ve teki ziyaretçi oranı artacaktır. Ayrıca sosyal medya pazarlaması teknikleri yapılarak sizlerin sosyal medya da sevilmeniz sağlanarak sosyal medya üzerinden vereceğiniz küçük hediyeler ile birlikte toplum tarafından da beğenilen ve aklış alan bir marka haline gelebilirsiniz. Yani bu konulardaki tecübeli kişilerce çalışmanızın sonucunu çok iyi bir şekilde alırsınız ve iyi feedbacklar alarak sonuç odakli olarak çalışmış olursunuz.

 Posted by at 11:12 pm


Copyright kurtlu.com © 2008 - Bu sitedeki makaleler creativecommons Lisanası ile korunmaktadır Tüm Hakları Saklıdır

Bilgisayar ve İnternet