Mar 272015
 

Beslenme Danışmanı Dr. Gönül Ateşsaçan, sağlıklı bir cildin sağlıklı bir bedenin yansıması olduğunu belirtti.

 Yiyip içilen her meyve ve sebzenin cilt sağlığı için büyük önem taşıdığını belirten Beslenme Danışmanı Dr. Gönül Ateşsaçan, “Cilt güzelliği için nasıl detokslar; Antioxidan destek alınabilir. Günde 10-12 bardak su, beta caroten, C ve E Vitaminleri, Bolca yeşil yapraklı sebzeler, lahana, pazı, havuç, biber. Cilt için bolca su ve bol oksijen gerekli. Bu arada mutluluk hormonu olan serotonini unutmayalım, mutluyken kan akışı dengelenir, cilt pembeleşir ve güzelleşir. Cilt için yemeği unutmayın; Antioksidanları kullanın, cildi ve damarları korur.

Vitamin E ve C, Beta Karoten, Selenyum: Meyvelerde, Sebzelerde, Fındık ve Tahıllarda mevcuttur. Neler yemeliyiz- Karatonidler ve Flavonidler. Meyveler: Böğürtlen, Yaban Mersini, Elma; kiraz, Siyah Erik, ahududu, kızılcık, çilek, avokado, portakal, kırmızı üzüm. Sebzeler: Brokoli, Zencefil Kökü, Sarımsak, Kırmızı Lahana, Koyu Yeşil yapraklı sebzeler, (Ispanak gibi), Kırmızıbiber, havuç, soğan, domates. Yağlı tohumlar: Fındık, Ceviz. Tahıllar: Yulaf ezmesi, kabuklu pirinç. Yazın özellikle ambalajlı, rafine( işlenmiş) gıdaları tüketmeyin. Taze meyve ve sebze tüketmeye özen gösterin. Katkı maddelerinin hepsi toksindir, yani zehir. Zehir vücutta yağların toplanmasına neden olurlar” diye konuştu.
 

(İHA)

.

Mar 272015
 

Bilim adamları, ultrasonun Alzheimer hastalarına umut olabileceğini ileri sürdü.

Avustralya’daki Queensland Üniversitesi’nden bilim adamlarının fareler üzerinde yaptığı araştırma, ultrasonun Alzheimer’ı tetikleyen protein birikimini ortadan kaldırabileceğini gösterdi.

Jürgen Götz ve ekibi, laboratuvar ortamında farelerin damarına mikro kabarcıklar enjekte etti. Kabarcıklar sayesinde insan kulağının işitemeyeceği kadar yüksek frekanslı ses dalgalarının (ultrason), beynin koruyucu tabakasından geçmesi sağlandı.

Söz konusu yöntemi haftalar boyunca tekrarlayan bilim adamları, ultrasonun beyindeki hücreleri uyardığını ve hayvanların yüzde 75′inde beta amiloid proteinlerinin birikimiyle oluşan plakların beynin koruyucu tabakasına zarar vermeden ortadan kalktığını belirledi.

Yöntem sayesinde farelerin çoğunun hafızasının geri geldiği görüldü. Beynin enfeksiyonların yanı sıra ilaçlardan da koruyan özel bir tabakaya sahip olması, Alzheimer’ın tedavisini güçleştiriyor.

“Science Translational Medicine” dergisinde yayımlanan araştırma, hastalığın tedavisinde yeni yöntemlere ışık tutuyor.

İlk kez 1906 yılında Alman bilim adamı Alois Alzheimer tarafından tanımlanan ve 65 yaş üstü kişilerde beyin dokularında ağır hasara neden olan Alzheimer hastalığı için hala etkili bir teşhis ve tedavi yöntemi bulunmuyor. Dünyada yaklaşık 44 milyon Alzheimer hastası olduğu tahmin ediliyor. 2050 yılına kadar bu sayının 135 milyona yükselmesi bekleniyor.

(AA)

.

Mar 272015
 

Finlandiyalı bilim adamlarının araştırması, düzenli olarak klasik müzik dinlemenin beyinde hafıza ve öğrenmeyle bağlantılı bir genin faaliyetini artırdığını, ayrıca Parkinson gibi sinir sistemi hastalıklarına yol açan genlerin faaliyetini azalttığını ortaya koydu.

Bilim adamları, klasik müziğe aşina olan ve bu müzik türüne ilgi duymayan katılımcılara Avusturyalı besteci Wolfgang Amadeus Mozart’ın 20 dakikalık 3 numaralı Sol Majör Keman Konçertosu’nu dinletti. Katılımcıların kan örnekleri eseri dinlemeden önce ve dinledikten sonra incelendi.

Eseri dinledikten sonra klasik müzik tutkunlarının öğrenme ve hafıza becerilerini artıran dopamin hormonunu salgılayan genlerin faaliyetinde artış gözlendi. Bilim adamları, bu durumun bunama ve hatta Alzheimer hastalığı riskini azalttığını belirtti.

Ayırca klasik müzik sevenlerde Parkinson riskini artıran bir genin beyindeki faaliyetinin azaldığı görüldü.

Helsinki Üniversitesi’nden Dr. Irma Jarvela, olumlu etkilerin yalnızca klasik müziğe aşina olanlarda tespit edildiğine dikkati çekerek sonuçların müzikle tedavi konusundaki mekanizmaların daha iyi anlaşılmasını sağlayabileceğini vurguladı.

Araştırmanın sonuçları “PeerJ” dergisinde yayımlandı.

(AA)

Mar 272015
 

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, bazı medya organlarında, “Köpekten kaçarken kamyonun altında kaldı” başlıklı haberlerde, Bursa’nın Orhangazi ilçesinde trafik kazası geçiren bir vatandaş için ambulansın geç geldiği şeklinde iddialar bulunduğu anımsatıldı.

Kazaya ilişkin ihbarın Bursa 112 Komuta Kontrol Merkezine saat 11.52′de yapıldığı kaydedilen açıklamaya, şöyle devam edildi:

“Ambulans ekibi 11.53′te vakaya çıkış yaparak, 12.03′te olay yerine ulaşmıştır. Burada yapılan ilk ve acil müdahalenin ardından, yaralı vatandaşımız Orhangazi Devlet Hastanesi Acil Servisine nakledilmiştir.

Tüm bunlardan da anlaşılacağı üzere, haberlerdeki ambulansın olay yerine geç geldiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Görevlendirilen ambulans ekibi kaza ihbarından 11 dakikada olay yerine ulaşmıştır.” 

(AA)

Mar 272015
 

Kasapoğlu, makamında düzenlediği basın toplantısında, gripten korunma yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gripli kişilerin öksürürken mutlaka ağızlarını kapatmaları gerektiğine değinen Kasapoğlu, “Virüsün yayılmaması için bu hareket önem taşımaktadır. Ayrıca grip hastalığından korunmak için tokalaşmaktan, öpüşmekten ve kucaklaşmaktan kaçınılmalı, gerekirse ‘Japon selamı’ ile yetinilmeli” diye konuştu.

Gripten korunmanın basit ve etkili yollarından birinin de ellerin düzenli yıkanması olduğuna dikkati çeken Kasapoğlu, şöyle devam etti:

“Eller sabunla sık sık yıkanmalıdır. Özellikle öksürdüğünüzde ve hapşırdığınızda mutlaka yıkayın. Yıkama olanağı yoksa el dezenfektanları kullanın. Ellerin yıkanması birçok bulaşıcı hastalıktan olduğu gibi gripten de koruyacaktır. Aksırma ve öksürme esnasında burun ve ağız tek kullanımlık kağıt mendille kapatılmalı ve kullanılan kağıt mendil hemen çöpe atılmalıdır. Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçınılmalı. Sık temas edilen kapı ve pencere kolları, telefon ve çalışma masası gibi yüzeylerin düzenli dezenfekte edilmesi gerekir.”

“Grip, soğuk algınlığı ile karıştırılmamalı”

Dr. Kasapoğlu, gribin sıklıkla soğuk algınlığıyla karıştırıldığına değinerek, şunları kaydetti:

“Grip, ‘influenza’ adı verilen bir virüsün neden olduğu, bireyler ve toplumlar üzerinde etkileri olan, mevsimsel, yaygın, bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Kendisini ateş ya da titreme hissi, öksürük, boğaz ağrısı, vücut ağrıları, baş ağrısı, ciddi halsizlik, çocuklarda yetişkinlerden daha sık olmak üzere bazen kusma ve ishal ile gösterir. Soğuk algınlığı ise bu belirtilerden daha çok burun akıntısı ve burun tıkanıklığıyla görülür ve genel olarak gripteki gibi ciddi sağlık sorunları oluşturmaz, daha hafif seyreder.”

(AA)

.

Mar 272015
 

Beden Aklıyla Zayıfla kitabını çıkardıktan sonra dikkatleri üzerine toplayan Obezite Doktoru Dr. Fevzi Özgönül, Havucun unutkanlığa karşı kullanımının yaygın olduğunu ve son yıllarda erken bunama, alzheimer, kap krizi, kronik baş ağrılarında, deri ve akciğer kanserine karşı kullanılmaya başlandığını belirtti.Dr. Fevzi Özgönül, bahar sebzelerinin faydaları hakkında şunları kaydetti; “Taze sarımsak, mevsimsel salgın hastalıklarda koruyucu, tansiyon ve kolesterol düşürücü, kan sulandırıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici olarak kullanılmaktadır.”

Özgönül, karaciğer dostu olarak bilinen enginarın, içerdiği vitamin, mineral yoğunluğu ve anti toksin özelliği ile birçok hastalıkta gıda desteği olarak kullanıldığını da söyledi. Özgönül, “Enginar aynı zamanda mide ve sindirim sistemi dezenfektanı olarak da bilinmektedir. Bunun dışında kalp hastalıklarında, romatizma ve gut da, safra kesesi ve karaciğer rahatsızlıklarında faydalıdır. Enginar yemeği yaparken sadece taban bölümü değil, yapraklarının da pişirilip dip kısmının sıyrılarak yenmesi tavsiye edilir.” ifadelerini kullandı.Demir deposu olarak bilinen ıspanağın A, B, C ve E vitaminlerinden, magnezyum, fosfor, iyot mineralleri ve protein açısından zengin bir sebze olduğunu belirten Özgönül, “Bu nedenle vücudun direncini arttırır, özellikle bahar aylarında nükseden hastalıklara karşı vücudu korur. Kemik ve dişleri de güçlendirir. Diş çürümelerine karşı koruyucudur. Tüm bu faydalarının yanında ıspanak gut hastalarına, eklem iltihabı olanlara, böbrek taşı şikayeti olanlara tavsiye edilmez.” şeklinde konuştu.

Taze fasulyenin özellikle mevsiminde haftada 2 defa, tüketilmesinin önerildiğini hatırlatan Özgönül, şöyle devam etti: “Kalorisi düşük, yağ bakımından fakir bir sebze olsa da bol lifli yapısı sebebi ile diğer gıdaların sindirimine yardımcı olduğu ve sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağladığı için ayrıca kötü kolesterolün bağırsaktan emilimini engellediği için yararlı bir yiyecektir. Biberiyede bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde, mide ülserinde, hazımsızlık ve sindirim sisteminin yavaş çalıştığı kabızlık gibi durumlarda, migren tipi baş ağrılarında faydalı olabilir. Hatta biberiye yağı kas ve eklem ağrılarını hafifletmekte kullanılabilir.”

(İHA)

Mar 272015
 

2009 yılında Meksika ve Amerika’da başlayıp dünyaya yayılan ‘H1N1’ virüsü, 191 ülkede yaklaşık 800 bin kişide görüldü. 8 bin 238 kişinin bulaşan virüs nedeniyle yaşamını yitirdiği Domur Gribi, genellikle öksürme, hapşırma gibi solunum yoluyla bulaşıyor. Hatta hasta insanların ağız ve burunlarına dokunup cep telefonu gibi eşyalara temas etmesi yoluyla da hastalığın bulaştığı bildirildi.

Hasta olduğunu bilmeden bulaştırıyor!
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) son 50 yılın en önemli salgınlarından biri olarak adlandırdığı Domuz Gribi’nin bulaşıcılığı henüz belirtileri görülmeden 1 gün önceden başlayarak, hastalandıktan sonraki 7 gün boyunca devam ediyor. Bu durum da kişinin domuz gribi hastalığına yakalandığını henüz öğrenmemişken başka insanlara da bulaştırabildiğini gösteriyor.

Dokunduğunuz yere dikkat edin!
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun bugün 30 vatandaşın domuz gribi nedeniyle hayatını kaybettiğini söylemesi üzerine hastalıkla ilgili bilgiler veren Hisar Intercontinental Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Gözüküçük, “Hasta bir kişinin öksürüğü ya da hapşırığından çıkan damlacıkların masa gibi bir yüzeye temas etmesinin ardından başka bir kişinin bu masaya elle dokunması, ardından ellerini yıkamadan gözlerine, ağzına veya burnuna dokunması sonucu hastalık kişiden kişiye geçebilir” dedi.

Hastalığın teşhisi artık daha kolay
Korkulan hastalığın teşhisi, burun akıntısı ve boğaz sürüntüsü gibi örneklerde virüsün genetik olarak saptanması veya kanda hastalığa karşı gelişen antikorların gösterilmesiyle konabiliyor. Bu yöntemlerin zaman aldığını belirten Dr. Gözüküçük, “Bir salgın sırasında genellikle klinik bulgularla tanı koymak kolaydır. Ancak son yıllarda hızlı tanı testleri geliştirildi. Bu testlerle klinik örneklerden saatler içinde virüsün antijenleri saptanabiliyor” diye konuştu.

Grip sonrası ‘zatürre’ öldürüyor
Özellikle küçük çocukların potansiyel olarak daha uzun süre bulaştırıcı özellikler taşıdığını vurgulayan Dr. Gözüküçük, “Okul çağındaki çocuklar gibi kalabalık ortamlarda bulunanlarda hastalığa yakalanma oranı daha yüksek, yaşlılarda ve altta yatan kronik hastalığı olanlarda da gribe bağlı ölüm oranı yüksektir. Hastalıkta akciğer komplikasyonları en sık görülen komplikasyonlarıdır. Grip sonrası gelişen zatürre, ölümlerin başta gelen nedenidir” dedi.

65 milyon kişi aşılandı
Domuz Gribi insanlara solunum yoluyla bulaşıyor. Hastalığı önlemek için üretilen Domuz Gribi aşısı, Dünya Sağlık Federasyonu’nun onayladığı bir aşı olarak kayıtlara geçmesine rağmen aşının yan etkileri konusunda hala şüpheler bulunuyor. Ancak Dünya Sağlık Örgütü, dünyada Aralık 2009′a kadar 65 milyon aşının yapıldığını ve mevsimsel grip aşısında beklenenlerden farklı yan etkiye rastlanmadığını açıkladı.

(TRTTURK.COM)

Mar 272015
 

Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Zuhal Karakurt, tüberkülozun (verem) hastaya verdiği zararın yanı sıra tedavi edilmezse hastanın çevresindeki kişilere de bulaşma riski nedeniyle toplumsal önemi olan bir sorun olduğunu bildirdi.
Karakurt, “24 Mart Dünya Tüberküloz Günü” dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, kamuoyunda “verem” olarak da bilinen hastalığın öksürük ve aksırıkla bulaştığını hatırlatarak, ailede hasta biri olması halinde diğer bireylerin de risk altında olduğunu aktardı.

Hastalığın bulaşmasının kolay olduğunu ve bu nedenle Türkiye’de kişileri ileride virüse karşı koruyacak hücrelerin geliştirilmesi için bebeklere 1 aylık olduklarında canlı verem aşısı yapıldığına işaret eden Karakurt, “Eğer verem hastalığı olan biriyle uzun süre aynı ortamda bulunulursa, hastalık en yüksek oranda ilk iki yılda gelişir. Verem mikrobu, güneş ışığındaki ultraviyole ışığı nedeniyle hemen ölür. Bu nedenle güneş ışığı girmeyen yerlerde, verem mikrobu bir süre kalabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Karakurt, güneş ışığının direkt girmediği veya verem hastalarının bakıldığı hastanelerde mikrobu yok etmek için ultraviyole özellikli lambaların kullanıldığını anlatarak, şöyle devam etti:

“Veremin tedavisi eskiden yoktu ve iştahsızlık, gece terlemesiyle hasta kişiyi mum gibi eritmesi nedeniyle ‘ince hastalık’ denirdi. Günümüzde tedavisi mümkün olan hastalık, en az 6 ay süreli ilaç tedavisi olarak verem savaş dispanserlerinde sağlanır. Kişi ilk 15-20 günde kendini iyi hissedince ilaçlarını bırakabilir. Bu nedenle ilaçların direkt gözetim altında verilmesi gereklidir. Verem savaş dispanserleri, ülkemizde bu görevi üstlenir. Tüberküloz hastalığı kişiye zarar verdiği gibi tedavi edilmezse hastanın çevresindeki kişilere de bulaşma riski nedeniyle toplumsal önemi olan da bir hastalıktır.”

 ”2-3 haftadan fazla süren öksürüğe dikkat”

Karakurt, Türkiye’de 2005′ten bu yana verem hastası sayısının azaldığına dikkati çekerek, “Son 8 yılda nüfus artışı da olduğu dikkate alınırsa, verem savaşının başarılı olduğu görülmektedir. Bu başarıda, yüksek hasta bulma hızı, yüzde 90′ları geçen tedavi başarı oranları, temaslı muayenesi ve koruyucu tedavi uygulamalarıyla verem savaşı dispanserlerinin rolü büyüktür” ifadelerini kullandı.
Ülkede 12-15 milyon kişinin uyur durumda verem mikrobu taşıdığının tahmin edildiğini vurgulayan Karakurt, bunların yaklaşık yüzde 10′unun yaşamlarının bir döneminde hastalık geçirme ihtimallerinin olduğunu kaydetti.

Tüberküloz hastalarının en sık görülen yakınmaları arasında, 2-3 haftadan uzun süren ve tedaviye cevap vermeyen öksürük, balgam çıkarma, balgamda kan görülmesi, ateş, gece terlemesi, yorgunluk, halsizlik, kilo kaybı, iştahsızlık, nefes darlığı ile göğüs ve sırt ağrısı gibi durumların olduğunu bildiren Karakurt, şunları kaydetti:

“Hastalığı ilerlemiş vakalarda bazen bu belirtilerin çoğu görülebildiği gibi, bazen de hastalığın erken dönemlerinde çok az belirti görülebilir. Bu yakınmalar genellikle hafif başlayıp yavaş ilerlediğinden pek çok hasta doktora başvurmakta gecikmektedir. Akciğer dışı tüberküloz hastalığı olanlarda hastalığın olduğu organa ait daha farklı belirtiler de olabilir. Örneğin lenf bezi tüberkülozunda hastalığın olduğu lenf bezinin büyümesi, böbrek tüberkülozunda idrarda kan görülmesi, kemik tüberkülozunda ağrı gibi pek çok belirti de görülebilir.”

Karakurt, tüberkülozdan korunmak için hastaların etkin şekilde tedavi edilmesi ve koruyucu ilaç kullanılması gerektiğini vurgulayarak, henüz enfekte olmamış çocuk yaş grubundaki bireylerin BCG aşısıyla korunması ve bulaşmanın önlenmesi amacıyla hijyen kurallarına özen gösterilmesi gerektiğini belirtti.

(AA)

Mar 272015
 

Beslenme alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte ‘güvenilir gıda’ kavramı da önem kazandı. Peki, sağlıklı beslenmek ve gıda alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? İşte size sağlıklı gıdaya ulaşma reçetesi…

Sanayileşme, küreselleşme ve ekonomik düzeydeki gelişmeler ile birlikte insanların yaşam tarzlarının yanı sıra beslenme alışkanlıkları da değişiyor. Hemen hemen her gün piyasada bulunan sağlıksız gıdalarla ilgili birçok haber çıkıyor. Vatandaşlar ise son yıllarda önemi iyice artan ‘güvenilir’ gıdaya nasıl ulaşacağı sorusunun yanıtını arıyor. İşte size gıda satın alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğine dair ipuçları…

Açıkta satılan gıdalardan uzak durun

Türkiye’de, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, gıda güvenliği ile ilgili birçok yeni düzenleme gerçekleştirerek, piyasada satışa sunulan ürünleri kontrol altında tutuyor. Yapılan denetimler sonrasında ise sağlığa zararlı olduğu tespit edilen ürünler toplatılıp, sorumlu firmalara da para cezaları veriliyor. Bakanlık ayrıca firmaların isimlerini resmi internet sitesinde yayımlayarak, kamuoyu ile paylaşıyor. Ne var ki, Türkiye’de açıkta satılan, etiketsiz ve ruhsatsız ürünler de hala talep görüyor. Bu nedenle hem Gıda Tarım ve Hayvancılık hem de Sağlık Bakanlığı, tüketicileri uyararak merdiven altı üretimle piyasaya sürülen ürünlerden uzak durulması konusunda uyarıyor.

Gıda satın alırken nelere dikkat edilmeli?

Güvenilir gıdaya ulaşmak için öncelikle belli unsurlara da dikkat etmek gerekiyor. İşte size gıda satın alırken bakmanız gereken kriterler…
-Öncelikle zorunlu etiket bilgilerinin yer aldığı ambalajlı ve etiketli gıdalar tercih edilmeli.
-Etiket üzerinde bulunan Bakanlıkça verilmiş onay/kayıt/ithalat tarih ve numarasını kontrol edilmeli.
-Kolay bozulabilen ve kısa sürede tüketilmesi gereken peynir, et gibi ürünlerin son tüketim tarihi incelenmeli.
-Etiketteki ürünün adlandırılmasına dikkat edip, içindekiler bölümünü incelemeli.
-Her ürünün kendine özgü muhafaza şartlarında (sıcaklık, nem, ışık gibi) satışa sunulup sunulmadığına bakılmalı.
-Gıdaların bulunduğu buzdolabı ve derin dondurucuların sıcaklık ölçerlerinin çalışıp çalışmadığı kontrol edilmeli.
-Açıkta satılan ambalajsız gıdalar ile ambalajı yırtılmış ve bozulmuş gıdalar satın alınmamalı.
-Dökme olarak (orijinal ambalajından çıkarılmış) satın alınan gıdaların etiket bilgileri (son tüketim tarihi, üretici firma gibi) mutlaka istenmeli.
-Gıda etiketleri, satın aldığımız ve tükettiğimiz gıdaların kimlik kartlarıdır. Bu etiketler, diğer birçok bilginin yanı sıra gıdanın içindekiler, besin ögeleri ve enerjisi hakkında bilgileri içerir. Bir gıdayı almadan önce bu etiketler mutlaka incelenmelidir.

Sağlıklı beslenmek için temel kurallar

Sağlıklı beslenebilmek içinse uzmanlar, temel kurallara dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu kurallar arasında ise şunlar yer alıyor:
-Güvenilir gıda tüketmek
-Dengeli beslenmede besin çeşitliliğini esas alan değişik gıda gruplarından yararlanmak
-Tükettiğiniz gıdaların kalori miktarlarına dikkat edin, yüksek kalorili gıdalardan kaçınmak
-Yağlı ve şekerli gıdaları sınırlı tüketmek
-Öğünler ve öğün içeriği önemlidir, öğün sayısı ve aralıklarını iyi planlayın ve bu plana uyun, kahvaltıyı ihmal etmeyin
-Günlük protein gereksiniminizi karşılayın
-Vücudu susuz bırakmayın, sıvı tüketimine önem verin
-Taze meyve ve sebze ile süt tüketimine özen gösterin
-Tuz tüketimini azaltın
-Yiyecekler hazırlanırken besin kayıplarını en azda tutmaya çalışın, gıda güvenilirliğini tehlikeye atacak uygulamalardan kaçının.

(TRTTURK.COM)

Şub 172015
 

kres

Gözbebeğimiz çocuklarımız için oyuncak alırken kırk defa bakar,okur varsa bir bilene sorar ondan sonra alırız.Tabi ki çcuklarımıza oyuncak alırken en doğrusu budur.Onlara zarar verebilecek sağlıklarını bozacak oyuncakları almamaya gayret ederiz.Onların yaşına uygun , kavram yeteneğini geliştiren oyuncaklar almaya özen göstemekteyiz.Bize göre çocuklarımızın hepsi küçük birer dahi.Tabii doğru önlendirilme yapılırsa.
Aynı durum kreş oyuncakları ve anasınıfı oyuncakları seçiminde de geçerlidir.Kreş sahipler hem kaliteli ve sağlam oyuncak arayışında olurlar hemde hesaplı almanın yollarını araştırırlar.Özelikle anaokulların ve kreşlerin vazgeçilmez oyuncakları eğitici oyuncaklarıdır.Plastik kavram oyuncakları ve eğitici diğer ahşap oyuncakları ile çocuklar hem eğlenirler hem de el becerileri ile renk sayı kavram oyunları ile oynayarak zeka gelişitirici faaliyette bulunurlar.
Burada önemli olan tabi ki pahalı oyuncak almak değil.Çocukların yaş ve zeka kapasitesine uygun oyuncaklar bulmak.Ahşap bloklar puzzle yap boz lego bultak vb.oyuncaklar ile çocuklar çok eğleneceklerdir.Kreş ve anasınıflarının en çok tükettiği ürünler olan kreş oyuncakları için doğru adresleri bulmak çok önemlidir.

www.kreştoys.com

 Posted by at 8:31 am


Copyright kurtlu.com © 2008 - Bu sitedeki makaleler creativecommons Lisanası ile korunmaktadır Tüm Hakları Saklıdır

Bilgisayar ve İnternet