May 282016
 

“Metabolizma; canlıda yaşamın sürdürülmesi sırasında gerçekleşen tüm kimyasal tepkimelerdir” diyen Diyetisyen Ezgi Topyıldız, “Her organizma; büyüme, gelişme, ısı, hareket, üreme gibi yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için dış çevreden bazı maddeler ve enerji almak zorundadırlar. Bu maddeler ve enerji, yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için gereken organik moleküllerin sentezlenmesinde kullanılacaktır. Dış çevreden alınan maddeler ya önce parçalanarak yıkıma uğratılacak ya da yıkıma gerek kalmadan gerekli moleküllerin sentezlenmesinde kullanılacaktır.

Bazal Metabolizma: Bazal metabolizma vücudun istirahat halinde iken ne kadar enerji yaktığıdır. Bu total, vücudun yaklaşık olarak metabolizma hızının yüzde 60’ına denk gelmektedir. Yani bu demektir ki normal şartlarda vücudumuz günlük ihtiyaçlarımızı karşılayabilmektedir. Metabolizma hızını yaş, cinsiyet, genetik yapı, hastalıklar, günlük tüketilen karbonhidrat miktarı, hava sıcaklığı etkiler” dedi.
 

Metabolizmayı hızlandıran besinler

Diyetisyen Ezgi Topyıldız, metabolizmayı hızlandıran besinleri şöyle sıraladı;

Acı Biber: Acı bibere “yakıcı” özelliğini veren “capsaicin” içeren yiyecekler metabolizmayı hızlandıran besinler arasında ilk sırada gelmektedir. Acı biber, yendikten sonra 3 saat boyunca metabolizma hızını 1.2-2 katına kadar yükseltebilir. Yemeklerinizde pul biber, acı toz biber, sivri biber kullanarak gün boyu yaktığınız kalori miktarını arttırmanız mümkün. Acı biberin bir diğer avantajı da iştahı azaltarak tokluk hissini uzatmasıdır. Acı biber dışında kekik, kişniş ve tarçında bir miktar capcaicin içermektedir.

Zencefil: Zencefil sindirime yardımcı olurken vücut sıcaklığını yükseltir ve yemeklerden sonra metabolizma hızını yaklaşık yüzde 20 oranından arttırır.

Yeşil Çay: Kafein içeren yeşil çay, aynı zamanda vücut sıcaklığını yükselterek metabolizmayı hızlandıran “fenol” adında bileşikler içermektedir. Taze yeşil çay demleyerek sıcak veya soğuk olarak içebilirsiniz. Kafein içeren kahve, oolong çayı ve normal çay gibi diğer içecekler de metabolizmayı hızlandırmak için önerilen içecekler arasındadır.

Protein: Protein, karbonhidrata göre daha uzun sürede sindirildiği için protein bakımından zengin bir yemekten sonra sindirim sistemi daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar ve yakılan kalori miktarı artar. Balık, tavuk, hindi gibi kırmızı ete göre daha az yağ içeren protein kaynaklarını daha sık tüketebilirsiniz.

Lifli Yiyecekler: Besinlerin sindirilmeyen kısmı olan lif (posa), sindirim sırasında vücudun kullandığı enerjiyi arttırarak metabolizmanın daha hızlı çalışmasını sağlar. Ayrıca suda çözünen ve çözünmeyen besin lifleri genel olarak sindirime yardımcı olur, kabızlık ve ishal gibi sindirime bağlı sorunları önler. Lif bakımından zengin besinler arasında brokoli, ıspanak, kale, elma, portakal, greyfurt, lahana, yulaf, kepekli tahıllar, fındık, badem ve kabak çekirdeği sayılabilir.

Tarçın: Tarçının zayıflamaya yardımcı olan iki etkisi vardır. İlki kan şekerini düzenleyerek öğünler arasında yaşanan açlığı bastırır ve yemeklerden sonra daha uzun süre tokluk hissi sağlar. İkincisi ise sindirimi sırasında vücut sıcaklığını yükselterek termik etki yaratır. Bu termik etkiyle birlikte metabolizma hızlanır ve harcanan enerji miktarı artar.

Keten tohumu: Keten tohumu, midede su alarak şişmekte ve tokluk hissi yaratmaktadır. Barsak hareketlerini artırarak dışkılamayı kolaylaştırır. Ayrıca sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı metabolizma hızını arttırır. 1 kase yoğurdun içine 1 tatlı kaşığı keten tohumu karıştırarak tüketebilirsiniz. Mutlaka arkasından 2 su bardağı su tüketin.

Ananas: Ananas bromelain denilen sindirim enzimi içerir ve bu enzim proteinlerin sindiriminde etkilidir. Vücutta oluşan yıkım olaylarını çabuklaştırır. Dolayısıyla metabolizma hızlandırıcı etkisi vardır”

Diyetisyen Ezgi Topyıldız, metabolizmayı hızlandırmak için ise şu önerilerde bulundu;

“Daha çok su tüketin.
Sabah kahvaltılarını ve öğle yemeklerini güçlendirin.
Akşam yemeklerinizi erken saate çekin ve hafifletin.
Ara öğünleri kesinlikle ihmal etmeyin.
İşlenmiş gıdalar yerine doğal besinleri tercih edin.
Yiyeceklerinize baharat ilave edin.
Daha çok ve sık hareket edin.
Kendinizi asla aç bırakmayın.
Çiğ sebze tüketmeye özen gösterin.
Kesinlikle öğün atlamayın”  İHA

May 282016
 

İstanbul’da nöbetçi eczaneler, can güvenliği gerekçesiyle saat 24.00’ten sonra kepenk arkasından hizmet verecek.

İstanbul Eczacı Odası’ndan yapılan açıklamaya göre Oda, uygulamayla ilgili hastaların bilgilendirilmesine yönelik bir eczane cam afişi hazırladı. İstanbul Eczacı Odası’nın yayımladığı duyuruda şu ifadeler yer aldı:

“Son günlerde nöbetçi eczanelerimize yönelik arka arkaya saldırılar gerçekleşmiştir. Konuyla ilgili Yönetim Kurulumuzun yetkililerle yaptığı görüşmeler devam etmekte olup, ek güvenlik önlemlerine yönelik çalışmaları sürmektedir. Nöbetçi eczaneler, tüm gece boyunca kesintisiz hizmet vermekte olup, “Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik”in 35/5 maddesi gereğince gece nöbet tutan eczanelerin gece boyunca kapılarının açık olması zorunluluğu bulunmamaktadır. Artan saldırıları da gözönünde bulundurarak, nöbetçi eczanelerimizin saat 24.00`ten sonra eczane kepenklerinin arkasından hizmet vermeleri, eczacılarımız ve eczane çalışanlarımızın can güvenliği açısından önemlidir. İstanbul Eczacı Odası tarafından, hastalarımızı bu uygulamayla ilgili bilgilendirmeye yönelik cam afişi hazırlanmış olup, tüm eczanelerimize dağıtımı yapılacaktır.“

İstanbul Eczacı Odası Başkanı Zafer Cenap Sarıalioğlu da konuya ilişkin açıklamasında, nöbet sırasında yaşanan olaylardan ciddi endişe duyduklarının altını çizerek, yetkililere “Acilen nöbetlerimiz esnasındaki güvenlik sorunlarımızı çözün. Sağlıkta şiddete daha fazla kurban vermeden gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirin” çağrısında bulundu.

AA
 

May 282016
 

May 282016
 

Hisar Intercontinental Hospital Klinik Laboratuvar Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık, hazır meyve sularının vücutta yol açabileceği rahatsızlıkları değerlendirdi.

Uyanık, hazır meyve sularındaki yüksek miktardaki şekerin (glukoz) başta metabolizma olmak üzere kanser, obezite, diyabet gibi birçok hastalığa karşı da savunmasız bıraktığını söyleyerek “Marketlerde hazır paketlerde satılan meyve sularının, gazlı içeceklere göre daha sağlıklı olduğunu düşünüyoruz ama sanıldığının aksine, meyve suları o kadar da masum değil.” dedi. 

Aslında hazır meyve suyu tüketen kişilerin vücuduna, içinde yüksek miktarda şeker bulunan sudan başka hiçbir şey girmediğini vurgulayan Prof. Dr. Uyanık,  ”Vücuda sayısız olumsuz etkisi bulunan meyve suları, başta metabolizma olmak üzere; kanser, obezite, diyabet gibi birçok hastalığa karşı da savunmasız bırakıyor.” diye konuştu.

“Kontrolsüz meyve tüketimi şeker hastalığını tetikliyor”

Uyanık, hazır meyve sularında, miktarları değişen oranlarda meyve özünden başka katkı maddesi olarak ise meyve aromasının, sofra şekerinin ve fruktoz şurubunun bulunduğunu dile getirerek “Bu maddeler ile çeşitli kimyasalların birleşmesi meyvemsi bir tat yaratırken, birçok hastalığı da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle meyve suyu yerine, meyvelerin kendisini tüketmek sağlığımız için daha yararlıdır.” dedi. 

Meyveler bir bütün olarak, sindirim sisteminde daha düzenli emilir ve kan şekeri ani olarak yükselmediğinden, ani insülin salgılanmasına sebep olmadığına işaret eden Prof. Dr. Uyanık ”Metabolizma normal işleyişiyle vücutta daha düzenli kullanılır. Özellikle glisemik indeksi yüksek olan kavun, karpuz, üzüm gibi meyvelerde de, aşırıya kaçmamak, kontrollü olmak gerekir. Kontrolsüz meyve tüketimi, gizli şekeri olanlar ve diyabetli hastalarda kan şeker düzeyinin yükselmesine (hiperglisemiye) yol açabilmektedir.” ifadelerini kullandı.

Kandaki glukoz (şeker)miktarının fazla olmasının, vücutta bulunan proteinlere, glukozun bağlanmasına neden olduğunu söyleyen Uyanık, ”Glukoz bağlanmış proteinlerin fonksiyonelliği azalır, bulunduğu doku veya organda özel görevlerini yapamaz hale gelerek, vücudun yaşlanmasına yol açar. Aşırı tüketilen meyve suları ve asitli içecekler, fazla miktarda şekerin vücuda girmesiyle, kan şekerini yükselterek, şeker hastalığı, obezite ve eklem hastalıkları yanında, böbrek, göz, kalp ve damar hastalıklarına da yol açabilir.” açıklamasında bulundu.

Yüksek kan şekeri, vücutta yağa dönüşerek, sadece karın çevresinde değil, karaciğer başta olmak üzere doku ve organlarda yağ birikmesine neden olduğunu belirten Uyanık sözlerine şöyle devam etti:

”Asıl hücrelere baskı yapmakta, onları işlemez hale getirmektedir. Şeker, tümör oluşumuna ve kanserin büyümesine de neden olabilmektedir. Bu sebeple meyve suları içerisinde bulunan yüksek miktardaki glukoz, aroma ve kimyasallar nedeniyle meyve suyu tüketen kişilerde, metabolik denge bozulmakta, diğer kanser faktörlerinin de etkisiyle, özellikle mide ve bağırsak kanseri olmak üzere tüm vücut kanserleri riskini de artırmaktadır.” 

“Şeker birçok organ hastalığına neden olabiliyor“

Kişinin vücudundaki yüksek şeker oranının, başta göz olmak üzere böbrek, beyin, kalp ve bacak damarlarının erken yaşlanmasına neden olduğunu vurgulayan Uyanık,”Yemeklerden sonra, özellikle de, şekeri yüksek meyve suyu ve asitli içeceklerin alımından sonra hızla yükselen kan şekerini, vücut kendisini korumak için düşürmeye çalışmaktadır.” dedi.

Pro. Dr. Uyanık, ”Günlük aktivitelerimize ve yaptığımız işlere göre yükselip alçalan kan basıncı değişikliklerine karşı koruyucu mekanizmaları, yüksek kan şekerinden olumsuz etkilenerek, küçük damarların zarar görerek, çatlaklara neden olmaktadır. Bunun sonucunda damarlar, sertleşmekte, tıkanmakta ve yaşlanması hızlanmaktadır. Hafif olan damar hastalıkları da insanın enerjisini yok ederek, yorgun ve yaşlı hissettirebilmektedir. Meyve sularının hazır paketler halinde alınması yerine, meyvelerin taze olarak alınıp, suyunun sıkılıp, yenmesi oldukça faydalıdır. Taze olarak sıkılan meyve sularının bekletilmeden içilmesi ve içerisindeki vitaminlerin, liflerin kaybolmadan tüketilmesi hastalıklara karşı da korumaktadır.” diye konuştu.

Hisar Intercontinental Hospital Klinik Laboratuvar Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık, besleyici ve düşük kalorili yiyeceklerin, genç ve sağlıklı olmada çok önemli olan bağışıklık sistemi için çok yararlı olduğunu belirterek “Meyveler kadar, sebzeler ve tam tahıl ürünleri de bol lif içerdiğinden, besinlerin kana düzenli emilmesine, çabuk doymamıza yardımcı olarak, kan şekeri düzeyinin dengelenmesinde çok önemli fonksiyon görürler. Ayrıca, sindirim sürecini hızlandırarak, vücudun atıklardan, olası kanserojen maddelerden daha çabuk kurtulmasını sağlayarak, mide-bağırsak, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltırlar.” dedi. 

May 282016
 

Sağlık bakanlığı obeziteyle mücadeleyi sürdürüyor. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü tarafından iki yıl önce başlatılan etkinlik bu kez Bodrum Yalıkavak Marinasında düzenlendi.

Yaklaşık bir kilometrelik alanda yapılan yürüyüş etkinliğinde ,vatandaşlar sağlıklı yaşam için hareket etti.

Etkinliğe Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Yrd. Doc. Dr. Hacı Ömer Tontuş, mankenler Asuman Krause ve Murat Başoğlu da destek verdi.

Etkinliğe katılarak halkla birlikte spor yapan ünlü Manken Asuman Krause “Ben çok yakın bir zamanda çok küçük bir çocuğun kolesterol problemi olduğunu öğrendim. Çok küçük çocuk dediğim 7-8 yaşındaydı. Yani demek ki küçüklükten itibaren başlamalıyız hep hareket hep hareket, sağlıklı beslenmek” diye konuştu.

Üç saatte yaklaşık 800 vatandaşın katıldığı etkinlikte, Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hacı Ömer Tontuş ise iki yıl önce AVM’lerde başlayan etkinliğin hızla farklı mekanlara yayıldığını belirterek, “Şu ana kadar belirlediğimiz 20 nokta var. Bunlardan 11´i İstanbul´da biri Ankara´da, bugün Bodrum´dayız, Muğla´dayız. Bir sonraki basamakta, İzmir, Bursa gibi illerle devam edeceğiz” dedi.

Hergün en az 10 bin adım yürünmesi tavsiyesinde bulunan Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Dr. Halit Yerebakan da “Atalarımız söylemiş değil mi;”İşleyen demir ışıldar” diye. Hareket eden beden de yaşlanmıyor diyoruz. Bütün hastalıklarda belkide en önemli tavsiye her seferinde hareket oluyor ve diyorum ki günde 10 bin adımı yakalayalım” dedi.

Marina içinde düzenlenen parkurda etkinliğe katılanlara, kalori ve yürünen mesafenin ölçülmesi için bileklik takıldı.

Etkinliğe katılanlara kalori bilekliği, tişört, şapka ve çeşitli hediyeler verildi. 

May 282016
 

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Gıda Enstitüsü Müdürü ve Uluslararası Nutrasötikler ve Fonksiyonel Gıdalar Kongresi ve Fuarı (ISNFF) Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Cesarettin Alaşalvar, Giresun Ticaret Borsası tarafından yayınlanan ‘Fındık’ adlı dergide yayınladığı makalesinde, “Fındık diğer sert kabuklu kuru yemişlerle kıyaslandığında, fındık, alfa-tokoferol ve oleik asit açısından en sert kuruyemiştir. Bu nedenle düzenli olarak günde 30-40 gram natürel fındık tüketimi ile hem yağda hem de fındığın diğer kısımlarında bulunan biyoaktif bileşikler ve polifenoller, kalp – damar hastalığına yakalanma riskini yüzde 25-30 düzeyinde azaltabilir” dedi.

May 142016
 
paykasa

 

Güvenli alışveriş yapmak hepimizin istekleri arasında yer almaktadır. Yoğun iş hayatı olan ve kendine pek vakit ayıramayan insanlar için vazgeçilmez olan online alışveriş bize büyük imkan ve rahatlık sağlamaktadır. Ancak her şeyde olduğu ve her zaman karşılaşılabildiği gibi bazı olumsuz durumlarla da karşılaşılabilmektedir. Güvenli alışverişin tek adresi paykasa kart ile sizlerle de tanışın. Siz hala paykasa kart ile tanışmadınız mı? Paykasa nedir? Gelin ödeme de ve alışverişlerde bize güvenli ortam yaratan bu kartla tanışalım. Tek kullanımlık olan paykasa kartlar sanal ortamda bize güvenli ve sağlıklı alışveriş imkânı sunun kartlardır. On altı haneli kart numarası vardır. Banka kartlarından ayrılan noktası tek kullanımlık olması ve ödemesinin alışverişten önce yapılmasıdır. Paykasa fiyatları bellidir ve sizlere seçenek olarak sunulmuştur. Sizler bu seçeneklerden bütçenize ve almak istediğiniz ürüne göre limit belirleyebilir ve alabilirsiniz. İstekleriniz ve almak istedikleriniz artık size bir tuş kadar yakın. Yapmanız gereken alacaklarınıza karar vermek. Hızlı, kolay ve bir o kadar da güvenli alışverişler sizleri bekliyor. Paykasa almak ve paykasa bozdurmak çok kolay. Tüm işlemlerinizi internet üzerinden yapabilir ve bunun için zaman harcamak zorunda kalmazsınız. İstediklerinize ulaşabilirken zaman kaybetmezsiniz. Hiçbir güvenlik sıkıntısı yaşamazsınız. Aklınıza bir sorun takılmaz ve sadece alışverişinize odaklanabilirsiniz. Paykasa sayesinde güvenli alışverişin adresindesiniz. keyifli saatler geçirmeniz dileğiyle paykasa ile kalın…

 

 

 Posted by at 5:05 pm
Mar 082016
 

Avustralyalı uzmanlar tarafından yürütülen bir çalışmada, kanserin sebep olduğu üç ölümden birini önleyen en etkili yöntemler belirlendi.

Avustralya’nın Queensland eyaletinde bulunan QIMR Berghofer Tıbbi Araştırma Enstitüsünde görevli uzmanların yaptığı araştırmada, kanserden ölümlerin yüzde 90’nına sigaranın, güneş ışığına fazla maruz kalmanın, kilonun, yetersiz beslenme ve alkolün sebebiyet verdiği belirtildi.

Avustralya ve Yeni Zelanda’nın “Public Health” dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, en etkili yöntemler arasında emzirme ve düzenli aspirin kullanımı da yer alıyor.

Kansere yakalanma riskini azaltmak için öneriler şöyle sıralandı:

“Sigarayı bırakın. Akciğerde katran birikmesi ve DNA değişikliğini beraberinde getiren bu vazgeçilmesi güç alışkanlık her yıl kanserden çok sayıda ölüme sebep oluyor. Zararlı UV ışınlarından sakının.

Kırmızı etin sınırlandırıldığı bir beslenme biçimini benimseyin. Kırmızı etin azaltılmasının kolon kanserinin önlenmesine yardımcı olduğu belirtilen araştırmaya göre, erkekler için günlük tüketilmesi tavsiye edilen kırmızı et miktarı 30, kadınlar için 25 gram.

Bağırsak sağlığı açısından önemli lifli besinler tüketin. Gelişmiş ülkelerde yüksek kolon kanseri oranlarına işlenmiş gıdaların yol açtığı, öte yandan bakliyat ağırlıklı beslenen Afrika kıtasında bu oranların düşük olduğu görülüyor.

Günlük iki porsiyon meyve ve üç porsiyon sebze, dengeli beslenmenin sihirli sayıları olarak kabul ediliyor. Aşırı kilo ve obeziteden kaçının.

Enfeksiyon kaynaklı kanserden ölümü engellemek için aşı yaptırın ve düzenli sağlık kontrolünden geçin.

Karaciğer, bağırsak, göğüs ve ağız kanserinden ölüme sebep olan alkolden uzak durun.

Hareket edin. Bütün gün oturmak ve her gün bir saatten az egzersiz yapmak bağışıklık sistemini ve hormon seviyelerini düşürerek, kanserden ölüm riskini artırıyor.

Emzirin. Araştırmacılar, bir yıl boyunca emzirmenin kansere yakalanma olasılığını azalttığını bildirdi. Düzenli olarak aspirin kullanın.”

AA

Mar 072016
 

a href=”http://kurtlu.com/wp-content/uploads/2015/10/341281_2.jpg”>

Sağlık kurum ve kuruluşlarında kaliteli hizmet sunumunun sağlanması amacıyla düzenlenen, Sağlıkta Kalitenin Geliştirilmesi ve Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Yönetmelikle sağlık kurum ve kuruluşlarında kaliteli hizmet sunumunun sağlanması amacıyla, hasta ve çalışan güvenliği ve memnuniyetini esas alan sağlıkta kalite standartlarıyla, bu standartların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.

Yönetmelik teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetiyle koruyucu sağlık hizmeti sunan kamu ve özel tüm sağlık kurum ve kuruluşlarını kapsayacak.

Sağlık kurum ve kuruluşları, uygulamalarında sağlıkta kalite standartlarına uygun çerçevede düzenlemeler yapacak.

Sağlıkta kalite standartları esas alınarak yapılan öz değerlendirmeler ve sağlıkta kalite değerlendirmeleri kapsamında, gerekli görülen iyileştirme faaliyetleri gerçekleştirilecek.

Ayrıca sağlık kurum ve kuruluşlarının uygulaması gereken sağlıkta kalite standartları ve bunlara ilişkin rehberler hazırlanarak bakanlığın internet sitesinde yayımlanacak.

İlgili kurum ve kuruluşlar, sağlıkta kalite standartları ve rehberlerinin yayımlandığı tarihten 6 ay sonra sorumlu tutulacak.

Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü de bu standartların etkinliğini artırmak amacıyla, uygulamaya yönelik uzaktan veya yerinde eğitim faaliyetleri düzenleyecek.

-Bakanlık kuruluşları değerlendirecek

Bakanlık, sağlıkta kalite standartları doğrultusunda sağlık kurum ve kuruluşlarını değerlendirecek. Değerlendirmeler her yıl, bakanlığın belirlediği tarihlerde yapılacak.

Sağlık kurum ve kuruluşlar, değerlendirme sonucunun tebliğinden itibaren somut delillerle birlikte en geç 7 günde yazılı olarak bakanlığa itiraz edebilecek. İtiraz başvuruları ise bakanlıkça en geç 30 günde sonuçlandırılacak.

Bakanlık, sağlık kurum ve kuruluşlarının kalite puanlarını ilan edebilecek.

Öte yandan, bu ilanın takip eden yılın ilk 3 ayında yapılması esas olacak.

(AA)

Mar 072016
 

Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu, arı sütünün içinde barındırdığı özelliklerle gün boyu tok tuttuğunu, ramazanda tüketilmesinin de önem taşıdığını bildirdi.

Kekeçoğlu, AA muhabirine, arı sütünün çok zahmetli elde edildiğini, başka ürünlerde olmayan birçok özelliği bulunduğunu söyledi.

Arı sütünün vücutta zindeliği sağladığını vurgulayan Kekeçoğlu, “Mineraller, vitaminler, karbonhidratlar ve proteinler gibi sayılamayacak kadar besin içeren arı sütü, sahurda bir miktar alınırsa gün boyu tok tutar. Yemeklerden önce alınacak 500 miligram kadar arı sütü, içeriği sayesinde bağışıklık sistemini de güçlendirir” dedi.

Kekeçoğlu, arı sütünün sindiriminin midedeki pepsin enzimleriyle sağlandığını, bunun da tok tutma yönünde önemli etki oluşturduğuna işaret ederek oruç tutanlar uzun süre aç kaldığından ramazan ayında arı sütü tüketilmesinde yarar gördüklerini dile getirdi.

Arı sütünün gerçek olup olmadığını tüketicilerin anlamasının çok güç olduğuna işaret eden Kekeçoğlu, “Ürünü aldığınız yere güvenmeniz gerekiyor. Bildiğiniz ve tanıdığınız arıcılardan temin etmeniz daha doğru olacaktır. Marketlerde ve aktarlarda satılan ürünler hakkında yorum yapmak çok güç. Çok kolay bir şekilde sahtesi yapılabilecek bir ürün. Arı sütünün krem renginde ve ekşimsi bir tadı var” ifadesini kullandı.

Kekeçoğlu, arı sütünün çok zahmetli elde edildiğini ve fiyatının bundan dolayı pahalı olduğuna dikkat çekerek, kalitesine göre gramının 10 liradan satıldığı yerlerin olduğunu, besin içeriği ve faydaları düşünüldüğünde bu paraya ürünün değdiğini kaydetti.

(AA)



Copyright kurtlu.com © 2008 - Bu sitedeki makaleler creativecommons Lisanası ile korunmaktadır Tüm Hakları Saklıdır

Bilgisayar ve İnternet