Kas 262014
 

instagram-hizmet-tanitim

Son zamanların en fazla konuşulan sosyal ağı instagram git gide herkes tarafından benimsenmeye başlanmıştır. Facebook ve Twitter yerine artık insanlar özel hayatlarını fotoğraflarla instagramda paylaşmayı tercih ediyor.

Kısaca İnstagram’dan bahsedelim, 2010 yılında Kevin Systrom tarafından kurulmuş 2012 yılında Facebook şirketi tarafından tüm çalışanları ile birlikte satın alınmıştır. İnstagramda eğlence amaçlı profillerin yanı sıra kişisel ve ticari hesaplarda yer almaktadır.

İnstagram takipçi arttırma

Bir çok instagram takipçi arttırma siteleri olsada hepsi güvenilir değildir, bu siteler arasında müşteri memnuniyeti konusuna önem veren ve en güvenilir instagram takipçi arttırma sitesi instagramhizmet.com ’dur, diğer siteler gibi sahte kullanıcı satmayan bu site

müşteri memnuniyetini 1. planda tutmaktadır, %100 aktif Türk takipçi satışı yapan site; söylenen iş ile yapılan iş farklı olursa PARA İADE GARANTİSİ vermektedir, hiç bir şekilde şifre vb özel bilgi vermeden uygun fiyata binlerce gerçek ve aktif takipçi sahibi olabilir ticari hesaplarınıza potansiyel müşteri kazandırabilirsiniz. Türkiye’de sadece InstagramHizmet.com’da olan bir diğer özellik ise eğer isterseniz fiyat farkı vererek takipçilerin cinsiyetini siz belirleyerek instagram takipçi satın al abiliyorsunuz.

İnstagram takipçi arttırma siteleri

İnternette sayısız instagram takipçi arttırma siteleri adı altında siteler bulunmaktadır, hepsine güvenmemeniz gerekiyor. Biz sizler için tüm siteleri araştırarak en güvenilir 2 siteyi ortaya koyduk sizde bu sitelerden güvenli şekilde alışveriş yapabilir, instagram hesaplarınızı hızlı şekile canlandırabilirsiniz.

1- İnstagramHizmet.com

2- İnstagramservisi.com

İnstagram beğeni arttırma

Türkiye’de instagram beğeni arttırma ile ilgili yüzlerce internet sitesi vardır fakat bunların hemen hepsi havuz mantığıyla çalışmaktadır ve böylelikle sizlerde bu sisteme dahil olmuş oluyorsunuz ve farkında olmadan başka insanları takip ediyorsunuz, yada fotoğraflarını beğenmiş oluyorsunuz o yüzden sizlere ücretli (çok ucuz) olan en güvenilir beğeni arttırma sitesinden bahsedeceğim;

İnstagramHizmet’in diğer bir servisi olan instagram beğeni arttırma yine %100 aktif Türk kullanıcıları tarafından yapılmaktadır ve yine Türkiye’de sadece İnstagramHizmet.com’un sunduğu diğer bir hizmet ise; aylık otomatik instagram beğenisidir, bu hizmet sayesinde 30 gün boyunca eklediğiniz tüm fotoğraflar otomatik olarak gerçek aktif Türk kullanıcıları tarafından beğenilecektir, vereceğiniz ufak ücret karşılığı bu hizmetten yararlanabilir, uygun fiyata sende instagram beğeni satın al , kişisel ve ticari hesaplarını kısa sürede canlandır.

 Posted by at 12:12 am
Kas 242014
 

sosyal_medya_111

Sosyal medya konusu gün geçtikçe değer kazanmaya başladı. Artık sosyal medyayı her geçen gün daha fazla kullanan ve kullanımı artan bir mecra olmuştur. Bu kadar fazla bu sosyal medya kullanımının artması ve çok etkin bir şekilde kullanılması sizlerin ve kurumsal şirketlerin de sosyal medyayı kullanmaya itti. Böylelikle de artık büyük şirketlerde sosyal medya kanalları için bir bütçe ayırmaya başladı. Yani sosyal medya ya olan ilgi gitgide çığ gibi büyümeye devam ediyor. Sizlerde bu konu üzerine eğilerek kesinlikle iyi düşünmeniz gerekir ve bunu iyi değerlendirerek sizlerde iyi bir sonuç elde edebilirsiniz. Sosyal medya üzerinden alacağınız etkiler ile trafiğinizi çoğaltabilirsiniz ve markanızı çok daha fazla kişiye tanıtabilirsiniz. Markanızın çok daha iyi tanınması ve insanlar tarafından bilinebilmesi için bunu çok iyi değerlendirmeli ve ona göre çok iyi sonuçlar elde etmelisiniz. Elde edeceğiniz sounçlar doğrultusunda da daha iyi ve güzel sonuçları elde edebilir ve ona görede iyi şeyler ayarlayabilirsiniz. Bunun için sizlerin sosyal medya kullanımı konusunda bilgiler edinmeniz gerekmektedir. Eğer bu konuda iyi sonuçlar almak konusunda sıkıntılar yaşayacaksanız ve yapacağınz işler için daha düzgün ve doğru işler konusunda sıkıntınız olacaksa o zaman yapacağınız şeyleri iyi değerlendirmek konusunda kesinlikle ama kesinlikle doğru ve düzgün işler yapabilecek bir kişiyi ayarlayarak sizlerin sosyal medya işlerinizi yürütmesini sağlayabilirsiniz. Ama burada önemli olan şey tüm sosyal medya hesaplarınızı aynı anda ortak olarak etkin bir şekilde yönetmek ve güncellemek olmalıdır. Bunun için de reachpode harika ve iyi bir tercih olacaktır. Çünkü burada tüm sosyal medya hesaplarınız aynı anda sekronize bir biçimde yönetilecek ve sosyal medya üzerinden insanlara tanıtılarak sitenizin ve hesaplarınızın trafiği ve teki ziyaretçi oranı artacaktır. Ayrıca sosyal medya pazarlaması teknikleri yapılarak sizlerin sosyal medya da sevilmeniz sağlanarak sosyal medya üzerinden vereceğiniz küçük hediyeler ile birlikte toplum tarafından da beğenilen ve aklış alan bir marka haline gelebilirsiniz. Yani bu konulardaki tecübeli kişilerce çalışmanızın sonucunu çok iyi bir şekilde alırsınız ve iyi feedbacklar alarak sonuç odakli olarak çalışmış olursunuz.

 Posted by at 11:12 pm
Kas 242014
 

masajon-logoHayatımızın en önemli kararlarını vermek, zor dönemleri atlatmak her zaman insanları gere. İşteki sorunlar, ailemizle problemler, özel hayattaki sorunlarımız, trafik ve maddi kaygılarla bazen işin içinden çıkamayız. İşte bu zamanda kendimizi yenilemek için bazı şeyleri yapabiliriz. Belki bir hobi bize yardımcı olacaktır. Yada spor, iyi giyinmek, alışveriş gitmek, kuaföre gitmek… Ama ne olursa olsun bu sizi tam olarak yatıştırmayacak ve rahatlatmayacaktır. Bütün bir hafta sonu belki onun gelmesini bekleyebilirsiniz, fakat  geldiğindeyse bütün gün kendimizi eve kapatarak pazartesi sendromunu bekleriz.

Bunun yerine arkadaşlarımızla buluşabilir, gezmeye gidebilir ya da masaja gidebilirsiniz. Bu sizi oldukça rahatlatacaktır. Masaj aslında tüm dünya tarafından bir rahatlama amacı olarak görülmektedir. Bu daha Uzakdoğulular, Romalılar,  Mısırlılar tarafından kullanılmaktaydı. Güzelleşmek, dinlenmek ve ağrılardan kurtulmak için yapılan bu masajlar insanları yeniden yenileyerek gençleştirir. Aslında masajlarda oldukça çeşitlidir. Bu masajlardan en önemlisi, Thai masajıdır. Aslında vücut enerjisini olumlu olarak kullanılmasını sağlayan bu thai masaj çeşidi, pek çok basma, germe, çekme hareketiyle eklemlere yapılarak fayda sağlanmaya çalışılır. Bazı masajlarda örneğin kişi rahatsız olabilirken, bu masajdan kalktığında kişi kendini hafiflemiş ve rahatlamış hissedecektir. Adeta sinirlerinin alındığını hissedebilir bile…

Örneğin Relax masajı da bulunmaktadır. Bu masaj da kişinin rahatlaması için yapılmaktadır. Bu masaj daha soft bir masaj olduğu söylenebilir. Bazı hareketler ile kan akışı hızlanır. Böylece kaslarda, kemiklerde rahatlama sağlanır ve bazı iç organlar uyarma yoluyla sağlığa kavuşulur. Gerçekten masaj, bir anne dokunuşu kadar hafif ve dokunaklı bir şeydir. Bu yol ile siz de kendinizi çok rahatlamış ve huzur içerisinde hissedebilirsiniz. Ayrıca sıcak doğal taşlar ile yapılan bazı masajlarda vardır. Bunlara SPA da denir. Bunlar vücudun belli bölgelerine konularak rahatlama sağlanır ve kan akışı hızlanır. İşte bu zamanlarda masajla birleşerek kişi tamamen gevşemiş halde evine döner. Uzakdoğu felsefesiyle masajı birleştirdiğinizde daha verimli olabilir. Detoks ve yoga ile birlikte tamamen ruhunuzu dinlendirebilir ve huzura, sağlığa kavuşabilirsiniz. Tek yapmanız gereken iyi bir masaj salonuna gitmek ve deneyimli masözlere kendinizi teslim etmek.

 Posted by at 10:57 pm
Eki 082014
 

instagramm    İnstagram günümüzde en çok kullanılan anlık fotoğraf paylaşım uygulaması olarak hayatımızın vaz geçilmezleri arasında çoktan girdi. Günümüzde neredeyse herkesin akıllı telefonu var ve akıllı telefon kullananların neredeyse tamamı İnstagram kullanıyor.Evde, işte, okulda ve yolda çektiğimiz fotoğrafları paylaşıp insanların beğenisine ve yorumuna sunuyoruz. O kadar çok İnstagram hesabı arasında sizin fotoğraflarınızın daha çok beğenilmesi vehesabınızın daha çok kişi tarafından takip edilmesi için güzel fotoğraf çekmeniz ya da güzel fotoğraflar paylaşmanız tek başına yeterli olmaz. Çünkü çok beğeni için çok takipçiniz olmalı. Çok takipçi de yine çok takipçinin etkileşimi sonucuyla mümkün. Bu noktada ufak ve masum bir İnstagram takipçi hilesi çok işinize yarayacaktır.

                İnstagram takipçilerinizi arttırmak için sunduğumuz güvenilir ve kolayca kullanılabilen bu uygulamayla zaman harcamadan takipçilerinizi ve dolayısıyla beğenilerinizi arttırmanız artık çok kolay! Yapmanız gereken tek şey uygulamayı almak. Sonra da keyfini sürmek. Uygulamayı aldıktan sonra artan takipçilerinizle birlikte paylaştığınız güzel fotoğrafların aldığı beğeniler de artacak ve bu sizin günlük hayatta özgüveninizin artmasına ve yapacağınız her türlü işte motive olmanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca İnstagram takipçi kasmaya ayıracağınız zamanı da kendinize ayırmış oluyorsunuz bu uygulama sayesinde. Çünkü size sunduğumuz bu hizmetten faydalanarak hiçbir çaba sarf etmeden kendiliğinden takipçi kastırmış olacaksınız. Şimdi uygulamayı kullanmaya başlarsanız diğer İnstagram kullanıcılarıyla aranızda bir fark oluşturmuş olursunuz.

 Posted by at 5:57 am
Eki 082014
 


Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Sekreteri Harun Kızılay, bugünden itibaren yürürlüğe giren ilaçta taban fiyat uygulamasıyla SGK’nın, doktor ne yazarsa yazsın ‘ben ilacın en ucuzunu öderim, geri kalan parayı hasta öder’ diyeceğini ifade ederek, ”Bu uygulama tahmin ediyoruz 15 kalemle kalmayacaktır. Böylelikle hastalar cebinden çok daha fazla para ödemeye katlanmak durumunda kalacaktır” dedi.

Kızılay, yaptığı değerlendirmede, SGK’nın ilaçta taban fiyat uygulaması kapsamında mide ilaçları, antibiyotikler, tansiyon ilaçları gibi hastaların sıklıkla kullandığı ilaçların bulunduğunu söyledi.

Hastaların eczanelere geldiğinde muayene ücretinin yanı sıra katılım ücreti, ilaç katılım payı, reçete katılım payı ödediğine dikkati çeken Kızılay, ”Bir de eşdeğer fiyat farkı ödüyordu, üstüne eş değer fiyat farkının farkı diye yeni bir ödemeyi daha eklemiş oluyoruz. Böylece vatandaşın cebinden daha fazla miktarda para çıkmış oluyor” dedi.

Kızılay, şunları kaydetti:

”İlaçta taban fiyat uygulamasıyla SGK’nın uygulamış olduğu sistemde hekim bir ilacı yazdı, eğer bu ilacın eş değeri varsa, muadili varsa, normalde SGK bu ilacın en ucuzunun yüzde 10 pahalısına kadarki rakamı ödüyordu. Geri kalan doktorun yazdığı ilacı alması halinde aradaki farkı hasta, eşdeğer ilaç farkı adı altında ödüyordu cebinden. Fakat bu yüzde 10′luk farkı 15 kalem ilaçta SGK, 1 Ekim’den itibaren kaldırmış oluyor. Dolayısıyla doktor ne yazarsa yazsın ‘ben ilacın en ucuzunu öderim, geri kalan parayı hasta öder’ diyecek. Bunun anlamı şu; bugün itibariyle örneğin bir ilaçta 3 lira 30 kuruş fark ödeyecekse 4 lira 70 kuruş fark ödeyebilecek. Yani hastanın ödemiş olduğu fark ücretine yüzde 20-120 ile arasında bir zam bir artış geliyor”

YERLİ SANAYİCİ DE ECZACILAR DA OLUMSUZ ETKİLENECEK

Bu uygulamadan yerli sanayinin ve eczacıların da etkileneceğini belirten Kızılay, ”Eş değerler ilaçlar genellikle yerli üreticinin eş değer olarak ürettiği ilaçlar, dolayısıyla burada bir fiyat rekabeti aslında gizli olarak isteniyor” ifadesini kullandı.

Hastanın ödeyeceği fiyatın artması üzerine eczacı ile hasta arasında tartışmalar, sorunlar çıkabileceğine de dikkati çeken Kızılay, hastada, sanki bu fiyat değişikliğini “eczacı yaptı” gibi bir algı meydana geleceğini iddia etti.

Taban fiyat uygulamasını doğru bulmadıklarını, uygulamadan vazgeçilmesi gerektiği belirten Kızılay, konunun tarafları olan eczacılarla, hekimlerle, hasta temsilcisi ve derneklerle konuşulması gerektiğini kaydetti.

EŞ DEĞER KAVRAMI SULANDIRILMIŞ BİR VAZİYETTE

Kızılay, ”Sadece bütçe tuzağıyla biz bu işleri çözemeyiz. Bu uygulama tahmin ediyoruz 15 kalemle kalmayacaktır, bir müddet sonra SGK, ‘bütün eş değer olan ilaçların en ucuzunu ödeyeceğim’ diyecektir. Böylelikle hastalar cebinden çok daha fazla para ödemeye katlanmak durumunda kalacaktır” görüşüne yer verdi.

SGK’nın eş değer ilaç tanımını doğru bulunmadıklarını, bunun bilimsel olmadığını belirten Kızılay, eş değer ilaç içindeki etken maddesi aynı olan, aynı miktarda olan, kutu ambalaj adedi de aynı olan ve referansla aynı özellikleri gösteren ilaca kendilerinin bilimsel eş değer tanımı yaptıklarını kaydetti.

Kızılay ”Ama eş değer kavramı şu anda sulandırılmış vaziyette. SGK’nın parayı daha az nasıl öderim diye ayarlanmış bir eşdeğer tanımı. Buna hiçbir şekilde katılmıyoruz ve doğru da bulmuyoruz” dedi.

KRONİK HASTALIĞI OLANLARIN REÇETEYLE İLAÇ ALMASI

SGK Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yapılan değişiklikle şeker, tansiyon gibi kronik hastalıkları olan vatandaşların mevcut raporlarıyla değil, reçete ile eczaneden ilaç almalarına dönük düzenlemeye ilişkin olarak da Kızılay, TEB ve eczacılar olarak rapor uygulamasına baştan beri karşı çıktıklarını söyledi.

Bunun hasta ile hekim arasındaki bağı koparan, hastanın kullanmış olduğu ilacın neticesinin hekim tarafından takip edilemediği bir aşama olduğunu düşündüklerini ifade eden Kızılay, şöyle devam etti:

”Onun için de biz devam reçetesi uygulamasının kaldırılmasını talep eden kurumuz, çünkü sizin bir kronik rahatsızlığınız var. Bu rahatsızlığınız nedeniyle doktor size bir defa ilaç yazıyor. Ondan sonra gidiyorsunuz, 6 ay ,1 yıl daha doktoru görmüyorsunuz, biz bunun doğru olmadığını düşünüyoruz. Çünkü bu hastanın kullandığı ilaç belki o hastanın tansiyonunu bir müddet sonra düşüremeyebilecek. Başka ilaçları değiştirmek, denemek gerekebilecek. Bu hem kamu kaynaklarının israf edilmesine yol açacak bir uygulama, hem de hastanın hekimi arada sırada görerek, ilacıyla ilgili ya da hastalığıyla ilgili düzenlemenin kontrol edilmesi uygulanmasını ortadan kaldıran bir uygulamaydı. Biz eczacılar hiç bir zaman hekim ile hasta arasındaki bağın koparılmasını istemiyoruz. Bu açıdan bakıldığında devam reçetesi uygulamasının kaldırılmasının uygun olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda SGK doğru yaptı, ama şu anda 1 Ekim taban fiyat uygulaması da yanlıştır.”

AA
 

Eki 082014
 

Kamu Hastaneleri Birliği Çekmece Bölgesi Genel Sekreteri Prof. Dr. İhsan Bakır, kalp ve damar hastalarının az tuzlu ve az yağlı veya eti haşlama olarak ve az miktarda tüketmelerinde sakınca olmadığını belirtti.

Bakır, Kurban Bayramı’nda kalp hastalarının et tüketimine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, koroner kalp hastalığı veya genetik yatkınlığı olan kişilerin, kırmızı eti kontrollü tüketmeleri gerektiğine işaret etti.

Yağlı ette doymuş yağların fazla miktarda bulunduğuna değinen Bakır, alınan yüksek miktarda etin, ilaveten tuzlu olarak tüketilmesinin kalp damar hastalığı, diyabet ve hipertansiyonu olan kişilerde sorun oluşturduğuna dikkat çekti.

Bakır, koroner kalp hastalığı olan diyabetik ya da hipertansif hastaların bayramda “miktar olarak az” ve “özellikle yağsız” etleri tercih etmesinin, sağlık açısından daha faydalı olacağını vurguladı.

Özellikle, yüksek tansiyon, kalp damar hastalarının, tuzlu ve yağlı kavurma ürünlerinden uzak durmasını tavsiye eden Bakır, şu bilgileri verdi:

AZ MİKTARDA TÜKETİLMELİDİR

“Tuz ve iç yağın aşırı tüketilmesi artan tansiyon atakları, nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi şikayetlerle ağır ve sıkıntılı hastalık tabloları ile hastanelere başvuruları artıracaktır. Kurban bayramlarında, sakatat denilen, kurbanın, karaciğeri, dalağı, böbreği ve mumbarları yoğun kolesterol içeriği nedeniyle kalp hastalarına yedirilmemelidir. Ancak kalp ve damar hastalarının az tuzlu ve az yağlı veya eti haşlama olarak ve az miktarda tüketmelerinde bir sakınca yoktur. Kavurma yenecekse de az yağlı ve az tuzlu olmasına dikkat edilmelidir. Ateşe direkt maruz kalmış, yanmış, katranlaşmış ette kanser riski vardır. Bu bakımdan eti pişirirken dikkat etmeliyiz. Et tüketirken, yeşillik, taze salata gibi antioksiden besinlerin, etin olası zararlarını önleyebileceği unutulmamalıdır.”

Kamu Hastaneleri Birliği Çekmece Bölgesi Genel Sekreteri Prof. Dr. İhsan Bakır, kalp hastalarının ölçülü olmak kaydıyla bayramda pişirilen etten rahatlıkla tüketebileceğini belirterek, şunları kaydetti:

“Balon stent yaptığımız hastalar taburcu olduktan sonra çok yağlı ve çok yoğun olmamak kaydıyla et tüketebilir. Kalp yetmezliği olan hastalarımız yine tuzlu olmamak kaydıyla kurban etinden tüketebilirler. Baypaslı hastalarımız da hastaneden çıktıktan sonra yine kurban etini rahatlıkla tüketebilir. Haşlama gibi daha tuzsuz tüketilmesi daha zararsız olabilir. Tansiyon hastaları da tuzsuz olmak kaydıyla kurban etinden rahatlıkla yiyebilir. Diyabet, kalp ve tansiyon hastalarının aşırı tatlı tüketimine dikkat etmesi gerekir. Bu hastalar, tatlı alımını en az düzeye indirmeli, hafif olan sütlü tatlıları tüketmelidirler. Kalp, tansiyon ve diyabet hastalarının, her dönem olduğu gibi bayram süresinde de ilaçlarını aksatmamaları, fiziksel egzersizlerine devam etmeleri gerekmektedir.”
 

Eki 082014
 

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Sinir Bilim Araştırma Birimi’nden Doç. Dr. Yavuz Selvi günlük yaşantıda önemli yer kaplayan cep telefonlarının aynı zamanda pek çok tehlikeye de neden olduğunu ifade etti. Bayram tatillerinde özellikle karayolu trafiğinde yoğunluğun arttığını dile getiren Selvi, araç kullanırken telefonla konuşmanın, dikkatin dağılmasına neden olacağından kazalara yol açabileceğini vurguladı.

İki işi bir arada yapma çabasıyla beynin “çoklu görev” durumuna geçtiğini bildiren Selvi, araç kullanırken telefonla meşgul olmanın geç algılamaya neden olduğu gibi dikkati azalttığını, tepki süresini de geciktirdiğini kaydetti.

Konsantrasyon, dikkat, algılamada dağınıklığa neden oluyor

“Araç kullanırken trafik kurallarına uyma gibi dikkat gerektiren önemli beyin faaliyetleri cep telefonuyla konuşulduğunda yavaşlıyor” diyen Selvi, şöyle devam etti:

“Beyin, hem trafikte araç kullanma hem de telefon kullanımı nedeniyle çoklu görev yaparken belirgin bir yük içine giriyor. Bu nedenle dikkat, konsantrasyon ve algılama gibi süreçlerde dağınıklık oluyor. Trafik akışına konsantre olması gereken araç kullanıcısının bu dikkat dağınıklığı ve zayıf algılama nedeniyle maddi, yaralanmalı ve ölümlü kaza yapma riski çok yüksek. Araç kullanırken telefonla meşgul olmak, alkollü araç kullanmak kadar tehlikeli. Gelişmiş pek çok ülkede olduğu gibi bizde de yasak olan bu durumu cezalar değil, insana saygı anlayışı engelleyebilir.”

Selvi, trafikte telefonla konuşmanın tehlikelerinin medya aracılığıyla duyurularak sürücülerin bilinçlendirilmesi çağrısında bulundu. 

Eki 082014
 

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cahit Vural, yaptığı açıklamada, bölgesel yağ eritme yöntemi olan “lazer liposuction”ın yeni jenerasyon bir teknik olduğunu ifade ederek, tam manasıyla bir zayıflama yöntemi olarak algılanmaması gerektiğini söyledi.

Bu yöntemin, sağlıklı beslenme ve spora rağmen fazla yağlanma sorununun çözülemediği bölgeler için daha fazla tercih edildiğini kaydeden Vural, şöyle devam etti:

“En çok uyguladığımız bölgeler basen, kol, gıdı, bacak, bacak içleri, karın gibi insanların sporla istedikleri verimi alamadığı bölgelerdir. Lazer liposuction, bize bu konudaki boşluğu doldurma imkanı verdi. Örneğin, erkekler göğüslerini, kadınlar ayak bileklerini küçülttürüyor. Erkek hastalar göğüs bölgelerindeki fazla yağı aldırıp şekil kazandırırken, kadınlar da ayak bileklerinin daha zarif görünüp incelmesi için bu işlemi yaptırıyor.”

“BİR SEANSTA İKİ BEDENE KADAR İNCELTEBİLİYORUZ”

Yöntemin en fazla yaz aylarında tercih edildiğini aktaran Vural, eritilen yağların vücuttan işlem sırasında ya da doğal sürecinde tahliye edilebileceğini söyledi.

Vural, operasyonun sonuçlarının hemen görülebildiğini dile getirerek, “İkinci haftadan sonra insanlar iki beden inceldiklerini görebiliyor. Cerrahi bir müdahale olmadığı için hasta en geç 15 gün sonra hayatına devam edebiliyor. Yöntemi korkusuzca, güvenerek uygulayabiliyoruz çünkü yöntem Amerikan Sağlık Örgütü tarafından da onaylanmıştır” diye konuştu.

Uygulama sırasında belli bir yağ parametresinin üzerindeki dokuyu çekmediklerini dile getiren Vural, operasyonun uzman estetik cerrahlar tarafından yapılmasının hayati öneme sahip olduğunu anlattı.

Vural, lazer liposuction yöntemini erkeklerin de çeşitli bölgesel yağlanmalardan kurtulmak için tercih ettiğini aktararak, şöyle dedi: 

“Erkeklerde zaten Türk tipi bir yağlanma modeli var. Bizim genlerimizde olan bir şey bu. Türk erkekleri göbek bölgesinde daha çok yağlanıyor. Bazen de yağlanma meme altı dokusunda oluyor. Erkekler de bu iki şey için bize çok sıklıkla geliyor. Kısacası, erkekler de en az kadınlar kadar bu işe hevesliler ve kadınlar kadar kapımızı çalıyorlar.”

“YÖNTEM PLASTİK CERRAHLARIN ELİNİ GÜÇLENDİRDİ”

Çekilen yağ miktarına göre hastaların normal hayatlarına devam edebilme sürelerinin 1-5 gün arasında değişebildiğine dikkati çeken Vural, “İşlemi gıdı bölgesine bir öğlen arası uyguladığımızda öğleden sonra işinize devam edebilirsiniz. Kol bölgesine uyguladığımızda 2 gün sonra, karın bölgesine uyguladığımızda da 5 gün sonra normal hayatınıza devam edebilirsiniz. Bunu klasik bir ameliyat gibi düşünmemek lazım. Kapalı çalışılan bir sistem ve hızlıca iyileşme söz konusu” diye konuştu.

Vural, yöntemin plastik cerrahların elini güçlendirdiğini, daha önceden ciltte sıkılaşma sağlanamadığını, sarkıkların tedavi edilemediğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yöntem termal hasar vererek ciltte kolejen sentezini tetiklediği için gerçekten sıkılaşma da sağlıyor. Lazer liposuction gerçekten plastik cerrahinin yeni gözdelerinden. Uygulamanın yapıldığı bölgeler yeniden yağ depolamalara karşı dirençli oluyor. Bu nedenle artık o bölgelerde yağlanma görünmüyor.”

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Deniz Küçükkaya da kadınların daha çok doğum sonrası estetiği, göğüs ve burun operasyonları için, erkeklerin ise göğüs küçültme ve şekillendirme için lazer liposuction yöntemini tercih ettiğini vurguladı.

Küçükkaya, şöyle devam etti:

“Günümüzde estetik ameliyatı olan erkeklerin sayısı, kadınların oranını yakaladı. Erkek estetiği de kadınlarla başa baş gitmeye başladı. Sosyal medyada fotoğraf paylaşımları, erkek ve kadınlarda görsellikle ilgili kaygıları artırdı. Erkek estetiği son derece ön plana çıktı. Daha güzel görünmek isteyen erkek hasta sayımız oldukça fazladır.” 

Küçükkaya, Türkiye’nin sağlık turizminde de büyük bir gelişme gösterdiğine işaret ederek, hastalara havaalanı transferleri, otel konaklamaları, ameliyat öncesi ve sonrası bakımları gibi sağlık paketleri sunduklarına dikkati çekti.

Deniz Küçükkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“İşimizi en az Amerika ve Brezilya’daki plastik cerrahlar kadar iyi yapıyoruz. Bir de Avrupa ülkelerine göre uygun rakamlarda yaptığımız için bizi tercih eden yabancı hasta sayısı artıyor. Estetik konusunda herkesin beklentisi şu; ‘doğal olsun ama güzel görünsün’. Çok abartılı bir şey yaptığınızda çok fazla sırıtıyor ve olumsuz örnek olarak görülüyor. Burun, lazer liposuction ve saç ektirmede doğallık kaygısı var. Saç ekimi dahil olmak üzere tüm estetik operasyonları, hastane koşularında yapılması gereken işlemlerdir.”

“TÜRKİYE’Yİ TERCİH EDENLERİN SAYISI ARTIYOR”

Küçükkaya, estetik cerrahi operasyonları için Türkiye’yi tercih eden hasta sayısının gittikçe arttığını belirterek, “Yabancı hastalar hem ameliyatlarını oluyor hem de İstanbul’un kültürel mirasını gezebiliyor. Dünyanın birçok ülkesinden hastalarımız var. İstanbul son 5 yılda dünyanın estetik merkezi olmaya başladı. Türkiye’de özellikle estetik cerrahi ve tıp çok ilerlemiş durumda. Diğer ülkelerden buna bağlı olarak bir talep var” şeklinde konuştu.

Lazer liposuction uygulaması için Almanya’dan İstanbul’a gelen 55 yaşındaki avukat Thomas M. Bleis, bu kenti tercih etme nedenini şöyle açıkladı: 

“Türkiye’deki estetik ameliyatlarının sonuçlarını gördüm. Sonuçlar iyi olduğu için Türkiye’yi tercih ettim. Almanya’da da hastanelerde iyi Türk doktorlar var. Bu nedenle buraya gelirken korkum yoktu. Ayrıca İstanbul’da gezme şansım da oldu. İstanbul Avrupa’nın en güzel yerlerinden biri. Almanya’ya geri döndüğümde arkadaşlarıma estetik ameliyatlar için burayı tercih etmelerini tavsiye edeceğim.”

Saç ektirmek için Türkiye’yi tercih ettiğini dile getiren 57 yaşındaki iş adamı George Beker de “Saç ekimi için uzun süre bilgi edindim. Bazılarında iz kalıyordu. Ancak bir arkadaşım İstanbul’da saç ekimi yaptırmış. Onun sonucu çok hoşuma gitti. Bu nedenle İstanbul’u tercih ettim. Avrupa’ya göre İstanbul’daki ameliyat daha ekonomik. Ancak benim için en önemlisi profesyonel, iyi bir işlem olmasıydı. Şu anda ağrı duymuyorum. Sağlığım da iyi. Almanya’ya gittiğimde arkadaşlara tavsiyede bulunacağım” şeklinde konuştu. 

Eki 082014
 

Batı Afrika ülkelerinden Sierra Leone’de görev yaptığı sırada Ebola virüsü kapan Norveçli doktorun, tedavi için Oslo’ya getirildiği bildirildi.

Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nün Norveç’teki Genel Sekreteri Anne-Celilie Kaltenborn, adı açıklanmayan kadın doktorun Oslo Üniversitesi Hastanesi’nde karantinada tutulduğunu açıkladı.

Yapılan testlerde Ebola visürüne rastlandıktan sonra 48 saat içinde Oslo getirilen doktorun durumu konusunda henüz ayrıntılı bilgi verilmedi.

Ebola virüsünün yol açtığı viral hemorajik ateş, kusma, ishal, iç ve dış kanamalara neden oluyor. Temas yoluyla bulaşan hastalık için herhangi bir tedavi yöntemi bulunmuyor.

Dünya Sağlık Örgütü, Liberya, Gine, Sierre Leone ve Nijerya’daki Ebola salgınında şimdiye kadar 7 bin 439 vaka tespit edildiğini, bunlardan 3 bin 439′nun yaşamını yitirdiğini açıkladı.
 

Eki 082014
 

Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) Sonbahar Dönemi ve 2014 Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (DUS) sınavları ÖSYM tarafından yapıldı.

TUS Sonbahar Dönemi Temel Tıp Bilimleri Testi saat 09.30′da başladı ve 150 dakika sürdü. Klinik tıp bilimleri testi ise 14.30′da başladı ve adaylara 150 dakika süre verildi. TUS sonuçları, ÖSYM tarafından internet aracılığıyla ilan edildikten sonra K veya T puanı 45 ve üzeri puan alan adaylar internet üzerinden tercih bildiriminde bulunacaklar.

Diş Hekimliği Fakültesi mezunu adayların katıldığı 2014-DUS Sonbahar Dönemi sınavı da saat 09.30′da başladı ve 2,5 saat sürdü. Adaylar, programlara DUS puanları, tercih sıraları ve programların kontenjanları göz önünde tutularak bilgisayarla yerleştirilecek.
 



Copyright kurtlu.com © 2008 - Bu sitedeki makaleler creativecommons Lisanası ile korunmaktadır Tüm Hakları Saklıdır

Bilgisayar ve İnternet